Harese nedir bilir misiniz?
Ortadoğunun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadında sarhoş olur. Zülfi Livaneli-Huzursuzluk
Son bir kaç günümü DÖSİAD üyesi iş adamları ile birlikte Tahran'da geçirdim.
1979'da gerçekleşen islam devrimi için İstanbul'da tanıştığımız Mina,' her şey bir gecede olup bitti 'demişti. Bu yüzden bir gecede her şeyi kabullenen, kapılarını tüm dünyaya kapatan ve kabuğuna çekilen bu ülkeyi merak ediyordum.
İran, her film senaristinin Türkiye dahil her orta doğu ülkesi için kurguladığı görüntülerden uzak. Tom Hanks'in oynadığı İnferno filminin İstanbul sahnesinde, o yaşlandıkça daha da güzelleşen muhteşem kadın Sidse Babett Knudsen'in müslüman Türkiye'de başını nasıl kapattılarsa, İran'da kadınlar başlarını öyle kapatıyorlar.
Önde mollalar ardı sıra yürüyen kara çarşaflı kadınlar ise İstanbul Fatihte gördüğümüz insanlardan daha az.
İşte bu fotoğraf, 40 yıldır dünyadan izole edilmiş İran'ın kapalı rejimi savunlar ile bunu açmaya çalışanların içten içe sürdürdüğü bir siyasi mücadelesi.
İran dış politikada ve ekonomide bağımsızlığını maksimum düzeyde korumaya çalışan bir ülke. Kendi başına buyruklar. Doğu ve Batıyı reddetmişler. İran Dışişleri Bakanlığını girişinde yazan 'Ne Doğu ne Batı İran' sözü ise bu dikine duruşun yazıya vurulmuş hali.
İşte devrimden sonra yaşanan ırak savaşı ve daha sonra gelen ambargolara rağmen ülkenin bir şekilde ayakta kalmanın arkasında bu var. Herhangi bir yere bağımlı olmak yerine kendi kaynaklarımızla kendi ayaklarımızın üzerinde duralım, kendi yağımızla kavrulalım.
.....
İş adamları ile birlikte olduğumuz için turistik bir geziden uzaktık.Gülistan sarayından ayrılırken yıllarca hükümdarlıklarını sürdürenlerin şaşalı yaşamlar ve gelinen sondan çıkarttığımız ise şuydu;
'İhanet Ortadoğu'nun kaderi, ama hep kahraman gibi görünürler!...'
....
80 milyonluk İran'ın 15 milyonu Tahran'da yaşıyor. Kendilerinin ürettikleri araçlar ve motorların cirit attığı caddelerde bir yerden bir yere gitmek ölüm. Solduğunuz kirli hava ise ömrünüzden alıp gidiyor.
Unutmadan Tahran sokaklarında islam devriminin lideri Humeyni ile Hamaney'in dev posterleri islam rejimin nefesini ensenizde hissettirse bile Tahran'da ezici çoğunluk reformistlerden yana.
Refortmistler Tahran'ın kuzeyinde kendilerine başka bir dünya yaratmışlar. Rich Kids Of Tehran instagram hesabından izlediğimiz Tahranın zengin çocuklarının yaşadığı yer. Bir akşam gittiğimiz Divan restorantı Lonrdra'nın en güzel mekanlarına kafa tutacak güzellikteydi. Büyülendim desem yeridir.
Hem atmosfer hem mutfak muhteşemdi. Yolunuz düşerse Safran kokteylini içmeyi unutmayın!...
.......
Çinliler İran ekonomisinin neredeyse yarısına hakim. Fransızlarla dost olmuşlar. Türkiye'ye karşı uyguladıkları seyahat kısıtlamasını Fransa'ya karşı uygulamıyorlar. Çelişki de burada başlıyor. Tarihe dayalı dostluğumuz, sınır komşuluğumuz ve din kardeşliğimize rağmen, Fransa'da da olaylar olmasına rağmen onlara karşı daha yumuşaklar.
.....
İş adamlarını yaptıkları görüşmelerden çıkan sonuç ise şu; İran zor bir pazar!
Zorlaştıranda İran'ın tabiki kendisi. Doğalgaz, petrol ve çeşitli kaynaklara sahip İran, kendisinin bir pazar olarak görülmesinden rahatsız. Her sektörde potansiyelleri ve kendi kendilerine yaptıkları üretimleri olduğu için ülkelerini bir takım sanayilerde dönüştürmek istiyorlar.Yatırım konusunda ülkelerine ne kadar çok yatırımcı çekerlerse o kadar istihdam yaratılacağını ve teknolojinin dönüştürüleceğini biliyorlar. Ne var ki İranlı işadamları ortaklıklara hazırlar ama, sistem hazır değil.
Dünya finans sektörüne entegre olamadıkları için para transferleri konusunda sıkıntılar yaşıyorlar. Hala ülkeye para giriş çıkışı kuyumcular üzerinden yapılıyor. 2017 yılında olmamıza rağmen bir ülke bir toplum kendisini içine kapatarak dünyaya entegre olmadan nereye kadar gider herkes bunu sorguluyor. Tüm dünya İran'da siyasi ve ekonomik konjonktürü bekliyor ve her zaman olduğu gibi ABD'deki seçim sonrası oluşacak havayı.
.....
Bu gün için zor gibi görünse de, İran ve Türkiye ekonomik ve ticari olarak birliktelik yaptığı takdirde bölgede çok büyük bir sinerji çıkacağı ortada. Çünkü birbirimizi tamamlayacak durumdayız.
Onlarda doğal kaynaklar var, biz de onu işleyecek makine ve beyin gücü. Bunları konuşmak için çok erken gibi görünse de Türkiye'nin ticari olarak İran'da olması gerekiyor.
Çünkü iş adamları İran'a girdiği siyaset ekonomiyi değil, ekonomi siyaset de belirleyici olacak.
....
DÖSİAD Tahran'a yaptığı bu ziyaret de hem ülkemizin dostluğunu gösterdi hem de İran siyasetinin yanlışlarını ortaya koydu. Sınır komşumuz İran'a daha sık gidip gelip bölgedeki durumun ciddiyetini 'Deve'nin yediği dikeni' anlatmamız gerek...