Hedef şart!

Keyif vermeyen bir 90 dakika izledik Cumartesi günü.

Antalyaspor, 2'nci yarının ilk maçında kendi sahasında ağırladığı Kayserispor karşısında hiçbir varlık gösteremese de 1 puanla sahadan ayrılmayı başardı.

Bizler de buna şükrettik.

Devre arasının takıma iyi geleceğini, eksiklerini gidereceğini ve 2'nci yarıda kaldığı yerden devam edeceğini düşünüyordum, yanıldım!

Aslında ilk yarıda oynadığı 17 karşılaşmada hangi taktikle sahaya çıktıysa yine aynı anlayışla sahadaydı kırmızı beyazlılar.

Topu rakibe verip arkasına geçti ve beklemeye başladı.

Ancak bu sefer o taktik tutmadı. (Her ne kadar bu anlayışı sezon başından beri eleştirsem de mevcut kadro yapısının Bülent Korkmaz'ı buna ittiği gerçeğini görmezden gelemiyorum.)

Hikmet Karaman'ın takımın başına geçmesinin ardından çıkışa geçen Kayserispor, Antalyaspor'u ortalarıyla ve şutlarıyla kendi yarı sahasına hapsetti ama aradığı golü bulamadı. İyi ki de bulamadı!

Bülent Korkmaz da kötü bir oyun oynadıklarını kabul etti. Ancak bana göre böyle bir oyunun ortaya çıkmasında taktik anlayışın dışında birkaç faktör daha vardı.

Defansın belkemiği olan ve Antalyaspor'un oyununu kurarken ilk basamak olarak kullandığı Diego'nun bu karşılaşmada forma giyemeyişi kırmızı beyazlıları fazlasıyla zorladı. Celustka'nın yokluğu da en az Diego kadar arandı.

Cezalı ve sakatlıkların dışında Antalyaspor'un devre arasında güç kazanması gerekirken güç kaybettiğinin de altını çizmemiz gerekiyor. İlk 11'in değişilmez ismi ve bana göre Antalyaspor'un hücum varyasyonlarındaki en kilit isimlerden biri olan Maicon ile yollar ayrıldı. Ayrıca dar rotasyonda bana göre iş yapacak bir başka isim Vainquer de gönderildi.

Ben, Antalyaspor'un devre arasında güç kazanacağını düşünürken daha da güç kaybetti.

Atılan bu adımlar yönetimin mali dengeyi düşündüğünü gösteriyor. Elbette haksız değiller. Ancak bu benim gözümde bir şeyi daha gösteriyor: 'Biz bu sezon öyle ya da böyle ligde kalırız!'

Üzülerek söylüyorum ki Antalyaspor'un ilk yarıda topladığı puanlar, ikinci yarı için yeterli olmayabilir. Kırmızı beyazlılar için ligden düşer ya da düşmez gibi bir tahminde bulunmak değil amacım. Zaten bunları konuşmak için bir maçlık bir performans değerlendirmesi yapmak kesinlikle yanlış olacaktır.

Benim dikkat çekmek istediğim nokta puan cetvelinde üst grup ile alt grup arasındaki çarkın çok dar oluşu. Bugün 15'inci sırada bulunan Erzurumspor ile Antalyaspor'un arasında sadece 4 maçlık bir puan farkı var. Bu da daha temkinli olmak gerektiğini gösteriyor bizlere.

Ve diğer takımlar gümbür gümbür top oynarken Antalyaspor'un daha sağlam adımlar atmaya ve kendisine bir hedef belirlemeye ihtiyacı var.

Montaigne demiş ki; Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez!