Demek ki herkesin, kodumu oturtturan biri var!
Yılmaz Özdil'in yazısı da dün öyle oldu.
Öyle bir koydu ki partileri için öyle düşünen ama ağzını açıp söylemeyen, söyleyemeyenin, yazamayan, çizemeyenin içinin yağları eridi.
Paralel çete ile oynaşmalardan,
Mısırdan getirilip, 'Aha! buna oy vereceksiniz' dayatmalarından
PKK sevicilere teslim edilen partileri için öyle çok vatanseverin içi yanıyordu ki , herkes derinden bir oh çekti!.
Bunları ben söylemiyorum.
Son İstanbul kamburunun partiyi bir daha ayağa kalkamayacak duruma getirdiğini söyleyen partililer söyledi.
Partilerinin işgal altında olduğunu yıllardır söylediklerini ama bunun artık tescillendiğini söyleyen partililer söyledi.
Özdil'in yazısının altına imzamızı atarız;
'CHP kendi seçmenlerinden çalınmış bir partidir' bunu görmemek partiye ihanettir diyen kendi içlerindeki siyasiler söyledi.
CHP'ye umut vermişler her şeyin farkında.
İstanbul'unda, Ankara'nın, tabiki Antalya'nın da.
Bakın resimlere, yürüyün isimlere....
Paralel çeteye su taşıyanlar, Fetö'den yargılananlara kalemşörlük yapanlar, bu gün meslekten ihraç edilmiş adaletsiz adaletçileri aklamaya çalışan hukukçular yönetimlerde.
Bu gün en çok partilerinden umut bekleyenler yaralıdır. Ve bu yara öylesine derinleşmiştir ki bu yanlışlıklarla zor iyileşir...