İçi yanan adam!

Meslektaşım, büyüğüm, yazar Mehmet Erdül paylaşmış. Çocuk eğitimi, aile eğitimi, birey eğitimi üzerine kafa yoranlar okumalı ve yeni dersler çıkarmalı.

* * *

Adam 20'li yaşlarındaydı.

Karısı ve kızı ile kayınpederinin yazlığına gitmişlerdi. Kızı daha 4 yaşındaydı.

Anneannesi sofra hazırlarken ayaklarının arasında dolanıyordu. Anneannesi masaya yerleştirdiği meyve tabağından bir salkım üzüm koparıp uzattı torununa.
Çocuk salkımı aldı, kapı önündeki sandalyeye oturdu, iştahla yemeye başladı.

Adam çözdüğü bulmacanın başından kalktı. Uçmasın diye gazetesini sandalyedeki minderin altına koydu.

Kızının başına dikildi...

'Sana kaç kez meyve yemekten sonra yenir diye söyledim. Neden söz dinlemiyorsun?'

'Ama anneannem verdi' dedi çocuk.

'Derhal bırak o salkımı, götür tabağa koy.'

'Ama baba!'

Adam kızın elinden salkımı aldı minik ellerinin üzerine iki tokat attı.

'Önce söz dinlemeyi öğreneceksin.'

Çocuk sessiz ağlıyordu. Acıyan ellerini ovuşturuyor, gözyaşları ellerini ıslatıyordu.

Adam bulmacasının başına döndü.

Kayınvalidesi sofra kurmaktan vazgeçti. Arka balkona çıktı, ağlıyordu. Yemenisiyle gözyaşlarını siliyordu. Kayınpederi de gözyaşlarını gizlemeye gerek duymadan torununun ellerini öpüyor, onun gözyaşlarını dindirmeye çalışıyordu.

***

46 yıl sonra yine yazlıktaydılar. Adam, dede olmuştu. Kızının oğlu da 18 yaşını tamamlamıştı.

Oğlunun yaz dönemi staj notlarını hazırlamadığını öğrenen kızı, oğluna; 'Derhal notlarını hazırla. Seni takip etmek zorunda değilim' diye söylendi.

Babası 46 yıl önce olduğu gibi yine bulmaca çözüyordu.

Kurugöz hastalığı vardı. Gözyaşı akmıyor, ağlayamıyordu.

Torununa söz söylenmesi gücüne gitmişti. Bulmacayı kapattı. Gazetesini yine oturduğu sandalyedeki minderin altına koydu.

Arka bahçeye geçti.

Hıçkırıyordu.

Gözyaşları içine akıyordu.

İçi yanmıştı.

***

Bu öyküye çok farklı yorumlar yapılmış.

- Çocuklar anne babadan ne görülerse onu alırlar.

- 46 yıl geciken adalet, adalet değildir.

- Hayatın akışı sırayı aksatmaz.

- Sırayla mı, parayla mı?

- Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner!

- Ders tek taraflı olmazmış!

- Ne ekersen onu biçersin!

Arkadaşımın paylaştığı öyküye yapılan bu yorumlara sizlerin de ekleyecekleriniz olabilir. Yazın paylaşayım.