İnsan olamazsınız…
Benim gitti.
Hakkari’ye!...
…
Van’da bir toplama kampında üst üste yatırdılar birkaç gün. Sonra bir sivil minibüse bindirdiler Hakkari’ye gönderdiler.
Ne önde bir askeri araç
Ne yanlarında bir asker….
Korumasız, kollamasız. Yalnız bir başlarına 8-10 çocuk…
Üç saat gittiler dağlardan tepelerden.
Oralardan bir minübüscüymüş anlaşmalı onları birliğine teslim eden. Neden sonra öğrendik…
!!!!!
İnsanın aklı başından gidiyor hala düşündükçe.
…….
Doğunun karını, kışını, donunu bilirim.
Kahpelikleriyle, kalleşlikleriyle sonradan tanıştık.
Tabutlara dokunan çocuklar,
Gözyaşlarını içine akıtan analar, babalar.
Kardeşlere, gelinlere, sevdalılara yaşattıkları acıları gördük.….
Benim oğlum Hakkari’ye askere gittiğinde ömrümün en kara kışını geçirdim.
Gecenin bir yarısı çalan telefonlardan hiç bu kadar korkmadım o kış.
Her askeri araç geçtiğinde bizim sokağa mı dönecek diye baktım.
Televizyon sabaha kadar açık kaldı hep.
Haberlerdeydi gözüm kulağım.
O Hakkari’de ben Antalya’da kalktım nöbete.
Onu yatırdım ben bekledim ajansın başında.
Bir sabaha karşı ‘Senin oğlan neredeydi abi ‘ diye soran gazeteci arkadaşım yüreğime indiriyordu.
Şehitlerimiz vardı …
….
En çok o haberi getirecek komutana ne derim diye düşündüm.
Yıllardır bu savaşa son vermeyenlere nasıl küfredeceğimi…
Ve tanrıya isyanım nasıl olacaktı…!
….
Benim oğlum Hakkari’ye askere gittiğinde
Hep ölüm oldu aklımda!...
Kendi topraklarımızda ölüm korkusuyla yaşadım.
…
Bir gece nöbetinde ‘Erikler çiçek açtı’ mı diye sordu.
Bahara buralarda olacaktı.
Kan ve barut kokusu çökmüş o dağlarda geç açardı çiçekler.
Tarihler, takvimler, saatler durmuştu …
O yıl memleketime bahar geç geldi.
……
Erikler meyveye durduğunda
Benim oğlum ölüm o kokan o topraklardan sağ salim döndü.
Dönemeyenler oldu.
Baharı göremeyenler.
Ben oğlumu kucaklarken başka bir şehirlerde çocuklarını tabutlar içinde alıyordu anne babalar…
Ölümüne , çocuklara nasıl kurulur kahpe tuzaklar.
Cana nasıl kıyılır.
Nasıl öldürülür çocuklar…
Ve nasıl bir hayvani duygudur ellerinle kurduğun alçakça bir tuzağın ardından ajanslarda ‘Ölüm haberlerini’ dinlemek…
Bana hiç insan’a ait gelmiyor…!