Legonun eksikleri tamamlandıkça ülkemiz üzerine oynanan hain oyunun büyük fotoğrafı ortaya çıkıyor.
Düşünebiliyor musunuz; Biz, bir taraftan komşularla sorunlar, bir taraftan PKK denilen alçaklar, patlayan, patlatılan bombalar, bir taraftan ülkemiz içerisine düştüğü ekonomik sorunlarla boğuşurken onlar ofislerde, villalarda , kışlalarda oturup darbe planlarını yapıyorlarmış!
Alçakça hizmetlerinin karşılığı ise daha fazla zenginlik!
Yani bu hainlerin vatan umurunda değilmiş,
Bu şerefsizlerin millet umurunda değilmiş.
Kaldı ki 15 temmuz akşamı üzerimize attıkları bombalar, sıktıkları kurşunlar, yürüttükleri tanklarla bunu gördük.
…
İnsanın tüyleri diken diken oluyor.
İnsanın aklı almıyor.
Çağdaş, ilerici, demokrasiye inanmış olması gereken Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının aklını yitirmiş bir vaizin peşine düştüğüne. Onun imamlarının emir komutasında toplanıp darbe planları yaptıklarına.
Bir il imamının, şehrin üniversitesinden, devlet kurumlarına kadar emirler yağdırdığına. İstediği gibi kentleri, ülkemizi şekillendirdiğine. Kumpaslar kurup kendilerine biat etmeyenleri yok etmeye çalıştıklarına…
Kentlerde siyaseti şekillendirdiklerine. Kendilerini her fırsatta Atatürkçü, devrimci, demokrasi aşığı olarak tanıtıp imamın kadrolarını partilerine yerleştiren ve onların söz sahibi olmalarını sağlayanlara.
….
Tabi ki FETÖ’nün bu alçaklığını ve tüm olup bitenleri görmezden gelip sulandırmaya çalışanların tavırlarına insan bir anlam veremiyor.
Adamın inandığı partisinin içine cemaatin adamını sokmuşlar.
Bu duruma genel başkanından, belediye başkanları, il ve ilçe başkanları kadar herkes olur vermiş göz yummuş.
Partinin üyeleri sorgulamamış.
Şimdi memlekete ihanet edenlerin içerisinde listeye isimleri yazılmış. Gözaltına almışlar, tutuklayıp içeri atmışlar, ellerindeki yayın organlarının kapısına ‘milli güvenliğe tehdit oluşturuyor’ diye mühür vurulmuş partisinden tık yok…
Tık deseler ucu başka yerden çıkacak çünkü!...
….
Bir de takiyyeci dönekler!
FETÖ’nün parası ile gazetecilik yapan beslemeler.
Paralel Çete’nin kasasından beslenerek kadro yapanlar, sayfa sayılarını artırıp diğer gazetecilerin hakların çalanlar. Paralel çetenin imamının hukuku ile hukukta kumpas kurup mesai hırsızlıklarını tescil ettirenler.
Bir kısmı içeride bir kısmı dışarıda olanların, ‘Memleket sevdamızdan kuşkunuz olmasın’ lakırdıları.
İnanın bunlar çok yavşakça geliyor insana.
Ulan bu devletin kuşkusu var ki, gazetenizin kapısına mühür vurdular, internet sitelerinize erişimi kapattılar....
Bunlar ve diğer hainler bundan sonrasını ya içerde hesap vermekle ya da dışarıda her zaman vatan hainliği yapacaksınız şüphesiyle MİLLETİN ve DEVLETİN gözetiminde geçireceksiniz...!