Kaçtıkları yere kadar…
Ben yanıt vereyim;
‘Dibine kadar!....’
Güvensen de güvenmesen de dibini görüyorsun zaten…
Ama biz, bu ülkede vicdanlı ve adaletli hakimler de olduğuna inanarak bakalım olaya.
Her ne kadar, ‘Yargı kararlarının yüzde 65’i hatalı’ diye haberler yapılsa da…
…….
Sevgili Dökdök ağabey, Paralel Çete’nin Üniversitede tezgahladığı kaset skandalını kaleme aldı dün. Üniversitedeki rezaletleri ortaya çıkartan bir diğer gazeteci de Erdoğan Kahya ağabeyimizdi.
Aslında yazının ana konusu Erdoğan ağabeyin bu haberlerden dolayı yargılanmasında Paralel Çete’nin devreye girmesi.
Ahmet ağabey kibarlık yapmış cemaat filan demiş.
Çete abim çete!...
Hem de acımasız bir çete. Paralel çete…
Biraz da çekinmiş yazının sonunda, çünkü davanın hakimini cemaate bağlamış.
Yanındayım abi. Meslek örgütleri, gazeteciler, patronlar korksa da yanındayım.
Çünkü Paralel Çete’nin ve onların değnekçilerinin nasıl kumpaslar kurduklarını iyi biliyorum.
Bir yerel gazeteyi zora sokmak için;
Gideni, içimde kalanı, paralel çetesi, değnekçisi ve dahi siyasisinin el ele vererek neler yaptıklarını ben iyi biliyorum…
Tabiki hukuk adına yanındayım. Tabiî ki yargının tarafsızlığı, adalet terazisinin doğru tartması için yanındayım.
Çünkü ne cemaat,
seni üç kuruşluk tazminattan kurtaran zat_ı muhteremlerin elinde
ne de Adalet!...
…….
Sevgili ağabeyciğim, senin bir zamanlar ‘Gazetecilik başarısı’ diye övdüğün röportajı veren adam o paralel çetenin finansörü.
Bu gün nerde?
Çoktan zılmış ülkeden!...
Tabiki Paralel Çete’nin beyin takımından Antalyalı Nevzat Ayvacı’dan bahsediyorum.
Yıllarca yeraltında yaşayan, basından, kendi cemaati hariç halktan kaçan, kendi deyimiyle bu ‘Silik adam’ neden 30 mart yerel seçimlerinden önce ortaya çıktı.
Bunlar örnek gazetecilik filan değil.
Malum değnekçilere servis edildi, adı gazetecilik oldu.
CHP’yi cemaat denilen çetenin kucağına bırakanlar ve cemaatle kol kola girenler, cemaate biad ettiği için aday gösterileni korumak kollamak için satın aldırdıkları gazetelere servis ettiler.
Çünkü Pensilvanya’daki biad görüşmesi deşifre olmuştu.
O gün Fetö’nün başka gazetesinde hazırlanan sayfalar bir başka gazete giydirildi.
Topyekün savaş ilan ettiler.
Olmadı. Ellerine yüzlerine bulaştı.
İktidarı ele geçiremediler ama ellerinde mermileri hala çete tarafından verilen gazeteler kaldı.
…….
Artık mahkemelerin ardında senin dediğin gibi koskocaman bir cemaat yok.
O bir çeteydi imha edildi.
Kalanlarda kaçacak delik arıyorlar…
Son kalanları da derdest edecekler yeri ve zamanı gelince.
Sayfa sayfa Paralel Çete’ye hizmet edip ‘Kim takar Yalova kaymakamını’ diye yaptıkları ihanetin ve hainliğin cezasından kaçamayacaklar.
Onlara kendilerine taktıkları ayıptan kurtulacaklar önce .
Sonra,
Bu insanlığın yüz karalarına hayvanlar alemindeki her canlı bile, önce yüzlerine tükürecek sonra yüce yargının önüne çıkacaklar.
Dibine kadar yargılanacaklar….