Hayatın içinde kadın olmak sahiden zor zanaat... 21'inci yüzyıl Türkiye'sinde hala kadına şiddet tartışılıyor, kadın töre cinayetlerine kurban gidiyor, aile içi şiddet yaşıyor, toplumsal cinsiyet anlayışı sorgulanıyor. Kızlar okutulsun diye kampanyalar düzenleniyor ve de kadının iş dünyasındaki yeri tartışılıyor. Toplumda aktif olmak için çabalayan kadın, iş dünyasında dezavantajlı grup sayılıyor. Eğitimli, eğitimsiz mağdur olan taraf hep kadın. Hakları sadece kağıt üzerinde kalan da kadın. Ama umut üreten, yok arasında var olmaya çalışan ve fakat çaresiz kalan da yine kadın.
* * *
Neden 'sığınma evleri' kadınlar için açılıyor? Neden yasalar kadını erkekten korumak zorunda kalıyor? Neden Emine Bulutlar için isyan ediliyor? Çağdaş Türkiye'de cevabı olmayan sorular neden ardı ardına sıralanıyor. Yanıtı olan var mı? İş dünyasında neden kadınların önüne ekonomik, sosyal, idari ya da kültürel sorunlar çıkıyor. İş gücü piyasasında gerek çalışma şartları, gerekse işgücüne katılımları açısından kadınların durumu hep iyileştirmeye muhtaç. Kadınların iş gücüne katılımını engelleyen faktörler ayni zamanda çalışırken de karşılaştıkları sorunlar. Düşük ücretler, istihdamda kayıt dışı çalışmaları sosyal güvenceden yoksun olmaları da iyileştirilmesi gereken diğer sorunlar olarak sıralanıyor.
* * *
Eğitim ve donanım eksikliği, toplumsal cinsiyet anlayışı, geleneksel zihniyet anlayışı, göçle kente gelen kadınların yaşadığı kültürel çatışmalar, özgüven ve cesaretin çeşitli sebeplerle yok edilmesi ve kadının aile içi sorumluluklarının neredeyse tamamını üstlenmesi, sosyal faktörler arasında en önemlileri olarak yer alıyor. Kadının iş gücüne katılımını engelleyen faktörlerin, devlet politikaları ile iyileştirilmesi gerekmiyor mu? Kadının iş gücüne katılımını sağlamak üzere pozitif ayrımcılık yapılması gerekmiyor mu?
* * *
Tüm olumsuzluklara rağmen, kadın her zaman güçlü, fedakar, üretken ve kimseye muhtaç olmayandır. Ve de düzeni sağlayandır...