Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene teması ve buna bağlı enfeksiyon hastalıklarında artış yaşanırken, uzmanlar vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Antalya Vakıf Yaşam Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Figen Sarıgül Yıldırım, kenelerin yalnızca kırsal alanlarda değil şehir parkları ve mesire alanlarında da görülebildiğini belirtti.
Doç. Dr. Yıldırım, risk gruplarına dikkat çekerek, “Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, kırsal bölgelerde yaşayanlar, kamp yapanlar ve doğa yürüyüşüne çıkanlar daha yüksek risk altındadır. Bununla birlikte kene ile karşılaşma riski sadece kırsal alanlarla sınırlı değildir; şehir içindeki parklar, mesire alanları ve yeşil bölgelerde de keneler aktif olabilmektedir. Bu nedenle açık alanda vakit geçiren herkesin dikkatli olması gerekmektedir” dedi.
‘EN ÖNEMLİ RİSK KKKA’
Toplumda kene denildiğinde ilk akla gelen hastalığın Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olduğunu ifade eden Yıldırım, “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi genellikle ani başlayan yüksek ateş, belirgin halsizlik, şiddetli baş ağrısı ve kas ağrıları ile kendini gösterir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise cilt altında yaygın kanamalar, burun ve diş eti kanamaları ile birlikte iç organ kanamaları gibi ciddi ve hayatı tehdit eden tablolar gelişebilir. Bu nedenle erken tanı konulması ve hastanın zaman kaybetmeden uygun destek tedavisine alınması hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
‘LYME HASTALIĞI DA GÖRÜLEBİLİYOR’
Kenelerin başka hastalıkları da bulaştırabildiğini belirten Yıldırım, Lyme hastalığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Lyme hastalığının etkeni bakteridir ve özellikle Avrupa ile Kuzey Amerika’da sık görülmektedir. Ülkemizde de zaman zaman vakalar bildirilmektedir. Kene tutunmasından sonra deride zamanla genişleyen, halka şeklinde kızarıklık oluşabilir; buna ek olarak ateş, kas ve eklem ağrıları da görülebilir. Hastalık erken dönemde fark edilip tedavi edilmezse sinir sistemi, kalp ve eklemler gibi birçok organ sistemini etkileyerek daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ancak erken dönemde uygun antibiyotik tedavisi ile hastalık tamamen iyileştirilebilmektedir.”
‘YANLIŞ MÜDAHALELER RİSKİ ARTIRIR’
Kene çıkarma konusunda yapılan hatalara değinen Yıldırım, “Kolonya, alkol, yağ, sabun, sigara veya herhangi bir kimyasal madde dökme gibi yöntemler kesinlikle doğru değildir ve asla uygulanmamalıdır. Bu tür yanlış müdahaleler kenenin stres altında daha fazla tükürük salgılamasına neden olabilir ve böylece hastalık etkenlerinin insana bulaşma riskini artırabilir. Kene görüldüğünde mümkünse ince uçlu bir cımbızla, deriye en yakın noktadan tutulmalı, ezmeden, koparmadan ve döndürmeden yavaş ve sabit bir hareketle çıkarılmalıdır. Eğer kene tamamen çıkarılamıyorsa ya da kişi kendinden emin değilse mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.
‘BELİRTİLER 10-14 GÜN İÇİNDE ORTAYA ÇIKABİLİR’
Kene teması sonrası sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, “Her kene tutunması mutlaka hastalık gelişeceği anlamına gelmez. Ancak kene teması sonrası 10 ila 14 gün içerisinde yüksek ateş, halsizlik, şiddetli kas ağrıları, baş ağrısı, döküntü, bulantı, kusma ya da kanama bulguları gibi belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve mutlaka kene teması olduğu bilgisi hekime eksiksiz şekilde verilmelidir. Bu durum tanı ve tedavi sürecini doğrudan etkileyen kritik bir bilgidir” dedi.
‘KORUNMA EN ETKİLİ YÖNTEM’
Korunmanın önemine vurgu yapan Yıldırım, “Kene kaynaklı hastalıklardan korunmada en etkili yöntem, kenenin vücuda tutunmasını önlemektir. Bu nedenle kırsal alanlarda veya doğada bulunurken açık renkli, uzun kollu giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve mümkünse vücuda kene tutunmasını azaltacak kovucu ürünler kullanılmalıdır. Doğadan dönüşte ise tüm vücut dikkatlice kontrol edilmeli, özellikle çocuklar ve evcil hayvanlar mutlaka ayrıntılı şekilde incelenmelidir” ifadelerini kullandı.
Yıldırım, kene vakalarındaki artışın ciddiye alınması gerektiğini belirterek, “Paniğe kapılmaya gerek yoktur; ancak bilinçli davranmak, korunma önlemlerini eksiksiz uygulamak ve olası belirtiler ortaya çıktığında gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmak, kene kaynaklı enfeksiyonlarla mücadelede en önemli adımdır” dedi.