Kimin umurunda!

Mutlak sizin de dikkatinizi çekiyordur. Özellikle de AVM'lerde yapılan alışveriş çılgınlığı. Sahiden, bir alışveriş dürtüsü var sanki insanlarda. İhtiyaçtan mı yoksa alışveriş yapma zorunluluğu mu hissediyorlar ben anlamakta zorlanıyorum. Özellikle de indirim yapan mağazalarda insanlar, neredeyse ürünleri birbirlerinin elinden kapıyor. Hiç abartmıyorum. Alışverişten yorulunca da soluğu yiyecek içecek katında alıyorlar sanıyorum. Ki kafeler atıştırmalık mekanlar da dolu. İnsanlar para vermek için kuyruk oluşturmuşlar. Kendine güveniyorsan sıraya kaynak ol!

* * *

Bakıyorum da kimsenin umurunda değil gibi ekonomi. Hatta uzmanların 'Ayağınızı yorganınıza göre uzatın', 'Tasarruf edin' gibi uyarıları bile alışveriş çılgınlarının umurunda değil. Stantları tek tek dolaşıp gözüne kestirdiklerini alıyorlar. Elleri kolları dolu kasaya geliyor, cüzdandan kredi kartları çıkıyor cııırrtt, hesap ödeniyor. Geçmiş olsun. Alan da satan da mutlu mesut. Tamam da, acaba diyorum bu insanlar kendilerini alışveriş yapmak zorunda mı hissediyor?

* * *

Doyumsuzluk mu, alışveriş dürtüsü mü yoksa bağımlılık mı? Ben pek anlayamıyorum ve de seyrederken, onların yerine ben korkuyorum sanki üzerime vazife gibi. 'Cebinde var ki harcıyor' diyorum. Ama bu kadarı da mantıksız geliyor. Sanıyorum bazı insanlarda bu, alışveriş hastalığı gibi bir şey.

* * *

Evet uzmanlara göre bu bir hastalık. Ve alışveriş bağımlılığı olan bireyler, alışveriş merkezi veya benzer yerlere gittiklerinde dürtüsel olarak para harcamak ve satılan ürüne sahip olmak istiyorlarmış. İstedikleri şeyleri aldıktan sonra da rahatlıyorlarmış ancak, kısa bir süre sonra da pişmanlık ve suçluluk duygusu yaşıyorlarmış. Ve de bu düzeyde alışveriş sorunu yaşayan kişilerin sayısı da oldukça fazlaymış. Evlerden ırak!

* * *

Şöyle ki; yılbaşı hızla yaklaşıyor, ne olduğunu anlamadan kendimizi geri sayım aşamasında buluyoruz ya. Bana göre şimdiden hayali bile keyifli. Caddelerdeki mağazalar ve AVM'ler yılbaşı ağaçları ile süslenmiş. İnsanın hayallerini zorluyor. Ve ben de o ışıklandırılmış süslü püslü görüntüleri izlemeyi çok seviyorum. Sırf onları görmek için AVM'lere gidiyorum, keyif olsun diye. İşte o arada da, o mağaza senin bu mağaza benim koşuşturanları izliyorum. Ama onların işleri çok fazla, alışverişler yapılacak, krediler bitirilecek. İşleri var.