ÖZEL HABER

Kiralar vatandaşın dayanma sınırını aştı

TÜİK’in 2025 Hanehalkı Bütçe Araştırması’na göre hanelerin tüketim harcamalarında en büyük payı konut ve kira giderleri alırken, Kiracılar Dayanışma Derneği Antalya’da artan kira fiyatlarının vatandaşın yaşam koşullarını zorlaştırdığını ve barınma krizinin derinleştiğini açıkladı

TÜİK’in 2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması'na göre tüketim harcamalarında yüzde 29,3 ile konut ve kira giderleri ilk sırada yer alırken; bu oran en düşük gelir grubunda yüzde 38,7'ye, tek kişilik hanelerde ise yüzde 41'e kadar ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hanehalkı Bütçe Araştırması’nın 2025 yılı sonuçlarını açıkladı. Verilere göre hanehalklarının tüketim harcamalarında en yüksek payı konut ve kira giderleri oluşturdu.

KONUT VE KİRA HARCAMALARI İLK SIRADA
Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı harcamalarında en büyük pay yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamalarına ayrıldı. Bunu yüzde 20,5 ile ulaştırma harcamaları, yüzde 17,3 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. Konut harcamalarının 2024 yılına göre artış göstermesi dikkat çekti. Toplam harcamalarda en düşük payı ise yüzde 0,8 ile sigorta ve finansal hizmetler, yüzde 1,8 ile eğitim hizmetleri ve yüzde 2,2 ile sağlık harcamaları aldı.

‘BARINMA KRİZİ DERİNLEŞİYOR’
Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, Antalya’daki kira artışlarının artık kontrol edilemez bir noktaya ulaştığını belirterek barınma krizinin her geçen gün derinleştiğini söyledi. Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların kentte yaşama imkanının giderek ortadan kalktığını ifade eden Kul, “Antalya’da kira fiyatları artık vatandaşın dayanma sınırını aşmıştır. Bugün bu şehirde çalışan bir işçinin, bir memurun, bir emeklinin ya da çocuklarıyla birlikte yaşam mücadelesi veren bir ailenin kiralık ev bulması neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Kentte kiralar birçok bölgede asgari ücreti geçmiş, bazı mahallelerde ise bunun iki katına kadar ulaşmıştır. Bu tablo, yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda sosyal bir kırılmanın da açık göstergesidir” dedi.

Kira yükünün vatandaşların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü vurgulayan Kul, “İnsanlar maaşlarının büyük bir kısmını sadece kiraya ayırmak zorunda kalıyor. Gıda, ulaşım ve diğer temel ihtiyaçlar ikinci plana itiliyor. Bu durum hem bireysel yaşamı zorluyor hem de toplumun genel refahını aşağı çekiyor. Barınma maliyetlerinin bu seviyelere çıkması sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.

‘ÇALIŞAN KESİM BARINAMIYOR’
Antalya’da çalışan kesimin kent merkezinde barınamadığına dikkat çeken Kul, “Turizm, hizmet ve tarım sektöründe çalışan binlerce insan, yaşadığı şehirde barınma sorunu nedeniyle merkezin dışına itilmiş durumda. İnsanlar ya çok düşük standartlardaki konutlarda yaşamak zorunda kalıyor ya da işlerine her gün uzun mesafelerden gidip gelmek zorunda bırakılıyor. Bu da hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi bir yük oluşturuyor” diye konuştu.

Sorunun temel nedenlerine de değinen Kul, kontrolsüz göç, yabancı talebindeki artış, kısa dönem kiralamaların yaygınlaşması ve yetersiz konut üretiminin krizi büyüttüğünü belirtti. Kul, “Konut arzı talebi karşılamıyor. Mevcut konutların önemli bir kısmı ya yatırım amacıyla boş tutuluyor ya da turizm amaçlı kısa süreli kiralamalara yönlendiriliyor. Bu da piyasayı tamamen dengesiz hale getiriyor” dedi.

Çözüm önerilerini de sıralayan Kul, sosyal kiralık konut projelerinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Dar gelirli vatandaşlar için devlet destekli sosyal konut üretimi artırılmalıdır. Turistik bölgelerde kısa dönem kiralamalar sıkı şekilde düzenlenmeli ve denetim altına alınmalıdır. Boş tutulan konutlar tespit edilmeli ve bu konuda caydırıcı vergisel veya hukuki yaptırımlar uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘BARINMA TEMEL İNSAN HAKKI’
Kira artışlarına yönelik sınırlamaların tek başına yeterli olmadığını belirten Kul, “Sadece fiyatlara müdahale ederek bu sorun çözülemez. Esas mesele konut üretimidir. Arz artırılmadığı sürece, alınan her geçici önlem kısa vadeli etki yaratır ve sorun yeniden daha büyük şekilde geri döner” dedi.

Kul, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Barınma bir yatırım aracı değil, temel bir insan hakkıdır. Eğer gerekli ve kalıcı adımlar atılmazsa Antalya’da çalışan insanlar bu şehirde yaşayamaz hale gelecek. Bu sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda şehrin ekonomik ve sosyal düzenini tehdit eden ciddi bir krizdir. Yetkililerin artık bu durumu gecikmeden ele alması ve kalıcı çözümler üretmesi gerekmektedir.”