Kıymet bilmek...

Hafta sonunu Adriyatik'in yeni yatırım cenneti Montenegro'da geçirdim.

Kulağa ne güzel geliyor değil mi?

Montenegro, Budva, Kotor dolaşıp Tiran üzerinden Antalya'ya geldim.

Vallahi öyle oldu ama aslı öyle değil.DÖSİAD'ın 16. iş forumunu gerçekleştirmek için yirminin üzerinde işadamı ile adeta Balkanlara çıkarma yaptık.

Bu aralar DÖSİAD, Osmanlı'nın iz bıraktığı kardeş coğrafyalar ile kültürel ve ekonomik köprülerin sürdürülmesi için kolları sıvadı. İşte Karadağ yani Montenegroda bunlardan biri. Son zamanlarda kurulan sıcak siyasi ilişkiler sonucu birçok Türk yatırımcı gözünü bu bölgeye dikmiş. Neden biz de olmayalım diyen Antalyalı işadamları da soluğu Montenegro'da aldı.

İşadamlarını kuracakları yatırım hayalleri ile baş başa bırakıp biz isterseniz bir Montenegro ve Antalya karşılaştırması yapalım...

Akdeniz ve Balkan kültürlerinin buluştuğu Montenegro Adriyatik'in yeni turizm destinasyonu. Yılda şimdilik 2-3 milyon turist alıyor ve her yıl yüzde 5'lik bir istikrarlı büyüme hedefledikleri için de turizm sektörü yatırımcı arıyor.Gözler Budva ve Kotor'a çevrilmiş.

Biz Kotor'a ulaşamadık.

Neden mi?

Yol çalışmalarından dolayı uzun araç konvoyları gezi planımızı altüst edecekti.Döndük...

Budva için en güzel zamanları dediler. Sezon yeni açılsa da turist grupları akın akın limana inmiş oradan eski şehreyürüyor.Her taraf inşaat, oteller, evler...

Ruslar bize geliyor diye seviniyoruz. Rus'un paralıları, tekneleriyle, özel uçaklarıyla Budva'ya gelip aylarca kalıyorlarmış.

Buralardan gidince bana çok cazip gelmedi.

Gezi teknelerinin ve yatların demir attıkları limanları görseniz şaşırırsınız. Bizim balıkçı barınağı bile Budva'ya on basar.

Ama gelin görün ki günde birkaç kruvaziyer gemi uğruyormuş buraya.

Denize girilecek tek yer Havai adası. Diğer bölgeler temiz değil, hem de taşlık olduğu için terlikleriniz ile giriyorsunuz.

Dahası var. Budva'da en fazla iki gün kalabilirsiniz üstelik bekar gidilmesi tavsiye olunuyor.

Unutmadan, limanda bir balık verdiler, mikrodalgada ısıtıp getirmişler...

Şimdi bizim güzelim sahillerimizi milletin diline doladığı Budva ile karşılaştırıyorum da!

YOL MEDENİYETTİR...

Aklıevvelin biri 'Yol medeniyettir' levhasını eleştirmeye kalkıp 'taş devrinde mi yaşıyoruz' diye sormuş.

Birileri senin yaşamının kalitesini yükseltiyor, şartlarını kolaylaştırıyor. Yolunu, limanını, plajını yapınca farkına varmıyorsun.

Evet yol medeniyet!

Karşıdan gelen aracın geçmesini bekleyip yoluna devam ettiğin yerleri görünce yolun medeniyet olduğunu anlıyorsun. 160 kilometrelik Budva-Tiran arasını 6 saatte geçersen anlıyorsun memleketinin kıymetini.

Çakıllı sahillere, girilmeyen denizlere her gün kruvaziyer gemilerinin girdiğini duyunca anlıyorsun yatırım kıymetini.

Gidin görün oraları. Sonra biz niye satamıyoruz diye düşünün. Her yatırıma her projeye niye karşı çıkıyoruz diye sorgulayın.

Adamlar yatırımcı gelsin diye bir takla atmadıkları kalıyor!..