Turizmle ilgili yazılması gerekenleri korkmadan, yazdım, yazıyorum.
Benim kimseye bir gebeliğim ya da bir beklentim olmadığı içinde korkmadan yazarım.
Bende turizmde durumun hiç de iç açıcı olmadığını çok iyi biliyorum.
Turizmde özellikle Antalya 2004 yılı rakamlarına döndü.
Kayıplar çok büyük ve yatak kapasitesi 2004 yılından bu yana neredeyse 2 kat arttı.
Turistin artması gerekirken sürekli bir düşüş içine girildi.
Bunun başlıca nedeni sınırımızda yaşanan savaşlar ve ülkemizde artış gösteren terör olayları.
Bu ülkemizin imajını yerlerde sürüklenmesine neden oluyor.
Ülkemizin bugünkü duruma gelmesinin en büyük nedeninin hükümetin uyguladığı politikalar olduğunu bilmeyen yok.
Bu ve buna benzer yazıları defalarca yazdım. Bunları yazarken bana kimse sen korkusuzsun demedi.
Ama biraz birlik ve beraberlikten söz ettiğimde, biraz moral aşılamaya kalktığımda boş yere umut vermekle, korkaklıkla, doğruları yazmamakla suçlanmaya başlandım.
Birlik ve beraberlik içinde olunmasını istediğim için eleştirildim.
Bu ülke kutuplaştırılmakla bir yere gelmez.
Bu ülke ancak tüm halkların birlik içinde olması ile hak ettiği yere varır.
Bu yapılamıyorsa bunun vebali de hükümettedir. Hükümetin görevi tüm halkları birlik ve beraberlik içinde tutmaktır. Kutuplaştırmak değil.
Bizim internetten yazdığımız her yazı yurt dışında da okunuyor. Hatta Rusya’da Rusça’ ya, Almanya’da Almancaya çevrilebiliyor. Bunu da o ülkenin vatandaşları okuyabiliyor.
Yani internetten yazılan her yazıyı her kes okuyabiliyor.
Biz turizm yazdığımız içinde yurt dışında da özellikle turizmciler yazıları takip edebiliyor.
Türkiye’nin turizmdeki durumunu her ne kadar bizim kadar iyi biliyorlarsa da yazdıklarımız onlar için bir nebze de olsa delil niteliği taşıyor.
Yani yazarken bunlara da dikkat etmek gerekiyor. Turizm bitti, batıyor demek aynı zamanda onların ekmeğine yağ sürmek demektir.
Ben yıllardır gazeteciliği tarafsız bir gözle yapmaya çalıştım. İlgi çekmek için sağa sola saldırmadım.
Güzeli de çirkini de olduğu gibi aktardım.
Hükümet güzel işler yaptığında onu da yazdım. Turizme zarar veren uygulamalar yaptığında da eleştirdim.
Hükümet, geçen yıl turizmde yaşanan krizi görerek uçaklara yakıt desteği ve turizmcilere kredi desteği verdi.
Buna kötü demek mi lazım. Güzel bir uygulamaydı.
Ancak uçaklara yakıt desteği geçen yıl verilmeye başlandı. Dolar karar alındığı tarihteki kura sabitlendi. Yani Dolar o dönemde 2.90 TL idi. Bugün ise 3.50 Tl’yi aştı.
Hükümetin verdiği uçak desteğini bugüne kadar alanı duymadım. Alması gereken bazı şirketlere sorduğumda onlarda almadıklarını söylediler.
Hükümet bugün bu ödemeyi yapsa 2.90 TL üzerinden yapacak. Ama kur 3.50’nin üzerinde.
Verdiği para ile bugün ancak 5 bin Dolar alınabilir. Yani hükümet 6 bin Dolar yerine hak edenlere 5 bin Dolar vermiş olacak.
Şimdi bu eleştirilmeyecek bir şey mi?
Doğruları yazmak farklı, korkarak yazı yazmak farklı.
Ben doğru bildiklerimizi, kimseden korkmadan yazdım ve yazmaya devam edeceğim.
Ama kimsenin dolduruşuna gelmeden…