Madeni paralar tarih mi oluyor?

Görünen bu galiba, 5 lira madeni para oldu amma velakin millet hala alışamadığından 50 kuruş ile karıştırır olmuş. Bunu da alışırız, ademoğlu her şeye alışıyor öyle değil mi?.. Şu enflasyonun yaptığına bakar mısınız, en sonunda madeni paralara da el koydu insafsız. Gerçi şimdilerde en büyük madeni para olan 5 liraya sakız bile vermiyor esnaf kardeş...

***

Hatırlayanlar bilir, bir zamanlar madeni para ile çocuklar kumbaralarında küçük tasarruflar yapar, o yaşlarda öğrenirdi tasarrufu. Kumbara dolunca da gidip bankada açtırılır, şakır şukur madeni paralar dökülürdü kumbaralardan. Her şey gibi kumbaralar da mazinin tozlu raflarında kaldı.. Şimdilerde madeni para ile su bile alınamıyor, sokak fiyatı bile olmuş 20-25 lira. Ha, bir kafeye oturup bir fincan kahvenin yanında bir şişe su gelirse onun fiyatı 70-80 liraları buluyor. Sosyalleşme de tıpkı madeni paralar gibi mazide kaldı. Daha neler kalmadı ki özlemle andığımız?.. Ne diyor Özdemir Asaf; Dünya kaçtı gözüme... Tam da dediğin gibi be usta.

***

Hal böyle olunca da, enflasyona yenik düşen vatandaş kredi kartı sarmalının içinde buluverdi kendini. Gıda alışverişi kartla, faturalar kartla, sağlık kartla, okul servisi kartla, hatta kredi kartının borcunu kapatmak bile kartla. Faiz, kur, enflasyon üçgeninde vatandaş çıkmaz sokakta mı ne?.. Keyfince yaşamak hayal olurken, millet borçla geçinir olmuş. Ekonominin patronu ne diyor? ‘En önemli dengesizlik enflasyon’... O zaman bunun sebebine mi inmek lazım sayın Bakan?..

***

Ülkenin alın teri emekliler, şimdiden yüzünü bayram ikramiyesine çevirmiş, ‘emeklinin bayram ikramiyesi ne olacak’ diye konuşup, sorgular olmuş da hesap kitap yapmaktan da bitap düşmüş. Denilen o ki emekli ikramiyesinde iki senaryo varmış, hangi senaryolar acaba? Bir yanda beklenti, diğer tarafta ekonomik gerçekler. Sokağın geçim mücadelesi zorlaştı, gerçek olan bu. Geriye kalan ise ütopya (aslında olmayan, tasarlanmış ideal toplum).

***

Sonuç itibariyle yaşanan ekonomi, millete nefsine hakim olmayı öğretti velhasıl-ı kelam, nokta... Yine de enseyi karartmasak mı acaba diyorum. Ve de güzel bir hafta diliyorum. Kalın sevgiyle...