Antalya’da yaz bu yıl biraz geç kapıyı çaldı. Bahar aylarında beklenen sıcak havaların gecikmesi, turizmden tarıma, esnaftan eğlence sektörüne kadar birçok kesimde “Acaba sezon geç mi açılacak?” sorusunu gündeme getirdi. Ancak görünen o ki Antalya, geciken mevsime rağmen hazırlığını erkenden tamamlamış durumda.
Turizm kenti olmak sadece otellerin kapılarını açmasıyla olmuyor. Bir şehrin yazı karşılayabilmesi için sokaklarının, ulaşımının, esnafının, hizmet sektörünün ve hatta insan psikolojisinin bile hazır olması gerekiyor. Antalya bu konuda yılların verdiği refleksle hareket ediyor. Şehir, adeta yazı bekleyen dev bir organizma gibi çalışıyor.
Otellerde hummalı hazırlıklar aylar öncesinden tamamlandı. Sahiller düzenlendi, restoranlar menülerini yeniledi, beach club’lar sezon programlarını hazırladı. Kaleiçi’nden Lara’ya, Konyaaltı’ndan Kemer hattına her bölgede ciddi bir hareketlilik hissediliyor. Özellikle yabancı turist rezervasyonlarının yeniden yükselişe geçmesi, sektör temsilcilerine moral vermiş durumda.
Sadece turizm değil, Antalya’daki ticaret dünyası da yaz sezonuna güçlü girmeye hazırlanıyor. Esnaf, geçtiğimiz yıllardaki ekonomik dalgalanmalardan sonra bu sezonu bir toparlanma fırsatı olarak görüyor. Kafeler, restoranlar, küçük işletmeler ve alışveriş noktaları personel planlamalarını yapmış, stoklarını hazırlamış durumda. Şehir ekonomisinin yazla birlikte yeniden hızlanacağı beklentisi oldukça yüksek.
Bir başka dikkat çeken konu ise altyapı hazırlıkları. Trafik, ulaşım ve şehir düzeni konusunda belediyelerin ve ilgili kurumların bu yıl daha temkinli hareket ettiği görülüyor. Antalya’nın en büyük sınavı her zaman yoğunluk oldu. Yazın milyonlarca insanı ağırlayan şehirde küçük bir aksama bile büyük sorunlara dönüşebiliyor. Bu nedenle yapılan her hazırlık, sadece turizm için değil şehir yaşamının sürdürülebilirliği açısından da önemli.
Antalya’nın en büyük avantajı ise krizlere ve değişen şartlara alışkın olması. Pandemi gördü, ekonomik daralma yaşadı, iklim değişikliklerinin etkisini hissetti. Buna rağmen her yaz yeniden ayağa kalkmayı başardı. Çünkü bu şehir, yazı sadece yaşayan değil aynı zamanda üreten bir şehir.
Belki güneş birkaç hafta geç geldi… Ama Antalya’nın enerjisi çoktan sezonu açmış durumda. Şimdi geriye kalan tek şey; bu hazırlığın bereketli bir yaza dönüşmesi. Eğer sezon beklendiği gibi geçerse sadece turizm sektörü değil, Antalya’daki hemen herkes biraz olsun nefes alacak gibi görünüyor.