Anma etkinliğinde grup adına konuşan Salih Akyol, gazeteciliğin özellikle Türkiye gibi ülkelerde ağır bedeller ödenerek sürdürüldüğünü belirterek, “Habercilik zor iştir. Ancak bu iş, halkın haber alma özgürlüğü için yapılırken Apê Musa’lardan Uğur Mumcu’lara, Metin Göktepe’lerden Hrant Dink’lere uzanan bir bedel zinciriyle savunuluyorsa, elbette daha da zorlaşmaktadır” dedi.
“GERÇEĞİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ”
Akyol, Metin Göktepe’nin 8 Ocak 1996’da Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek için gittiği Alibeyköy’de gözaltına alındığını hatırlatarak, “Sarı basın kartı olmadığı gerekçesiyle ilçeye alınmayan Göktepe, haberi izlemekte ısrar edince gözaltına alındı ve Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polisler tarafından dövülerek öldürüldü” diye konuştu. Göktepe cinayetinin üzerinin örtülmek istendiğini ancak gazeteci örgütleri ve meslektaşlarının mücadelesiyle davanın açıldığını ifade eden Akyol, davanın yıllarca farklı illerde sürdürüldüğünü, sanık polislerin ise ‘Rahşan affı’ ile kısa sürede tahliye edildiğini hatırlattı.
“BASKI YÖNTEMİ DEĞİŞTİ, ZİHNİYET AYNI”
Basın özgürlüğüne yönelik baskıların bugün de sürdüğünü vurgulayan Akyol, “Metin’i katleden zihniyet, o gün gerçeği bir spor salonunun duvarları arasına hapsetmek istemişti. Bugün ise aynı zihniyet, AKP iktidarı eliyle tüm ülkeyi karanlık bir salona çevirmeye çalışıyor” dedi. 13 Ağustos 2025’te Evrensel Gazetesi İzmir Bürosu’nun kurşunlanmasını hatırlatan Akyol, “O gece sıkılan 7 kurşun sadece bir binaya değil, işçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin sesine sıkılmıştır” ifadelerini kullandı.
GAZETECİ CİNAYETLERİ VE TUTUKLAMALARA TEPKİ
Gazeteci Hakan Tosun’un Esenyurt’ta dövülerek öldürülmesini de hatırlatan Akyol, Türkiye’de gazetecilerin can güvenliğinin kalmadığını söyledi. Akyol, “Bugün 2026 Türkiye’sinde onlarca gazeteci, sadece gerçeği yazdıkları için cezaevindedir. İktidar, eleştiriyi ihanet, haberciliği ise suç olarak göstermektedir” dedi.
RTÜK’ün TELE1 ve Halk TV gibi kanallara verdiği ekran karartma cezaları ile medya kuruluşlarına atanan kayyımların basını tek sesli hale getirme girişimleri olduğunu vurgulayan Akyol, bunun halkın haber alma hakkına açık bir saldırı olduğunu belirtti.
“METİNLER ÖLMEZ, EVRENSEL SUSMAZ”
Açıklamanın sonunda, “İktidarın sansürüne, kurşunlarına ve hapislerine karşı; işçi sınıfının, ezilen halkların ve hakikatin sesi olmaya devam edeceğiz” denildi. Akyol, “Metin Göktepe’yi katledenler nasıl başaramadıysa, bugün gazetecileri susturmaya çalışanlar da başaramayacak. Metin’in kamerasından yansıyan o ışık ne hücrelere sığar ne de kurşunlarla söner. Metinler ölmez, Evrensel susmaz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.