Milli sporcularımız ve yeni rekorlar

Bu aralar sporcularımızın her dalda başarı haberleri gelmeye başladı. İster istemez bu başarıya ve coşkuya ortak oluyorsunuz. Bu sporcular bin bir zorluğa katlanıp ülkemizi temsil ediyor. Bu başarı öyle kolay bir başarı değil; yıllarca emek ve sabır gerektiriyor.

Bu insanlar, çocukluklarından itibaren tek bir amaç için durmadan çalışıp didiniyor. Bana göre fazlasıyla özel insanlar ve takdiri sonuna kadar hak ediyorlar.

İlk başarı Filenin Sultanları’ndan geldi. Filenin Sultanları hiç kuşkusuz voleybolu ülkemizde bir üst düzeye çıkaran bir takım. Milletler Ligi’nde Çin’i yenerek şampiyon oldular. Ülkemize tarihte bir ilki yaşattılar. Finalde ‘Erik Dalı’ eşliğinde dansları ise çok konuşuldu. Bu kızlar her maçlarında dünyaya kafa tutuyorlar.

Ebrar Karakurt gencecik, kendini voleybola adamış bir sporcu. Onu izlerken gözlerinde o tutkuyu görüyorsunuz, onun içinde yanan ateşi kimse söndüremez, resmen voleybolcu olmak için doğmuş. Maç sonrası Ebrar’a çirkin söylemlerde bulunuldu. Gerçi Ebrar’ın kimsenin korumasına ihtiyacı yok ama rahat bırakın insanları bir sporcunun başarılarından bahsedin ve takdir edin lütfen lince girişmeyin.

Sonra bir başka başarı da bireysel bir spor olan okçuluktan geldi. Mete Gazoz milli okçumuz, kendisi 24 yaşında dünya şampiyonu oldu. Şapkalı, elinde okuyla çekilmiş pozunu hiçbir zaman unutamayacağım. Nasılda yakışıyor okçuluk çocuğa, nasıl da havalı, ama insanlar kötü.  Mete’nin de hastalığı gündem oldu. Çocuk dünya şampiyonu olmuş sizin konuştuklarınıza bakın, ayıp yahu gerçekten ayıp.

Son olarak da Bodrumlu kızımız Aysu Türkoğlu; Kuzey İrlanda ile İskoçya arasındaki Kuzey Kanalı'nı yüzerek geçen ilk Türk kadın ve en genç Türk sporcu oldu.

Hani bu haberleri gördükçe “yürü be sizi kim tutar” diye haykırmak istiyorum. Heyecanlarını sonuna kadar destekliyorum. Yolunuz açık olsun gençler, sizler her zaman en iyi yaptığınız işi yapmaya devam edin.