EĞİTİM

Milyonlarca öğrenci okulu bıraktı

Son yıllarda ekonomik sebepler, işsizlik kaygısı ve umutsuzluk çocukları eğitim hayatından kopardı. Öğrenci Veli Derneği Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, okul terkleri ile alakalı kritik bilgiler verirken çözüm önerilerini de anlattı

Türkiye’de açılan üniversite sayısı gün geçtikçe artarken, eğitimi bırakan ya da durduran öğrenci sayısı da son yıllarda hiç olmadığı kadar artış gösterdi. Zira son 5 yılda 453.852 üniversite öğrencisi çeşitli sebeplerle eğitimini durdurma kararı aldı. Bu sebeplerin başında eğitim hayatındaki pahalılık ve okuldan sonra iş bulamama kaygısı geliyor. Sadece 2025 yılında 57.437 üniversite öğrencisi eğitimini yarım bırakırken, bu sayı 2020 yılından bu yana yarım milyon sınırına yaklaşarak 453.852 oldu. Aynı durum ilk ve orta dereceli okullarda da geçerli. Zira ilkokul, ortaokul ve liselerde de devamsızlıklar ve okullardan kopuş çok yüksek seyrediyor.

Son yıllarda artan enflasyona bağlı düşen alım gücü ile kira, ulaşım ve yaşam giderleri öğrenciler ve aileler için karşılanamaz hale geldi. Bir öğrencinin başka bir şehirde üniversiteye başlayıp, üniversitenin bulunduğu şehirde konaklayarak yaşamını idame ettirip eğitim hayatına devam etmesi hem öğrenci hem de aileler için bu ekonomik şartlar altında oldukça zor. Nitekim bu durum okul terklerinin sayısına yansıyor.
Söz konusu okul terkleri sadece yükseköğretim düzeyinde değil. Öğrenci Veli Derneği Antalya Şube Başkanı Koç, okul terklerinin ilkokul ve ortaokul düzeyinde de çok yüksek rakamlara ulaştığını ifade etti. Koç, “Hiçbir eğitim kademesinde okullaşma hedefi tutturulamıyor. İlköğretimde bile 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı yüzde 13. Bu oran genel ortaöğretimde yüzde 27’ye çıkıyor” dedi. Verileri açıklayan Başkan Koç, “MEB 2024-2025 verilerine göre 1 milyon 471 bin 694 çocuk, yani en az 1,5 milyon çocuk okulda değil. Zorunlu eğitim yaşındaki 390 bin 383 çocuk açık öğretime kayıtlı. Türkiye’de 18-24 yaş aralığındaki toplam 8 milyon 872 bin gençten 2 milyon 777 bini ne eğitimde ne de istihdamda” ifadelerini kullandı.

KIZ ÖĞRENCİLERDE ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR
Başkan Tülin Koç, “MEB’in 2024-2025 verilerine göre kız çocuklarında okul terkinin ve okul terki riskinin arttığı görülüyor. Kız çocuklarının okuldan kopuşunun hızlandığı il sayısı 7 ilden 11’e çıkmış durumda. Yoksulluk arttıkça, yoksulsan ve kız çocuğuysan ilk kaybeden oluyorsun. MEB 2024-2025 örgün eğitim verilerine göre okuldan kopuşa bağlı devamsızlık da ilkokuldan itibaren her kademede artış gösterdi. Sürekli devamsızlık verileri de çocukların okulda olmadığını gösteriyor. Bu nedenle açıklanan okul terki sayıları buzdağının yalnızca görünen yüzü. Özellikle ortaokul düzeyinde oran yüzde 14,8’den yüzde 23,7’ye çıkarak dikkat çekici bir artış gösterdi. Devamsızlık ilkokulda yüzde 13,2’ye, ortaokulda yüzde 23,7’ye yükselmiş durumda. Bu durum imam hatip okullarında ve meslek liselerinde de pek farklı değil. Buna göre imam hatiplerde öğrencilerin yüzde 32’si, meslek liselerinde ise öğrencilerin yüzde 40,6’sı devamsız” dedi.

YEMEK BİR NEBZE ÇÖZÜM OLUR
Okullarda ücretsiz yemek uygulamasına geçilmesinin, ekonomik kaygılar nedeniyle okula devam edemeyen öğrenciler için bir nebze rahatlık sağlayabileceğini ifade eden Tülin Koç, “Dünyada 112 ülkede dört yüz milyonu aşkın çocuk okul yemeğine ulaşabiliyor. Angola’dan Etiyopya’ya, Sri Lanka’dan Burkina Faso’ya, Almanya’dan İsveç’e, Norveç’ten Polonya’ya ve Burundi’ye kadar birçok ülkede uygulanan okul yemeği programı, ülkemizde ‘tasarruf’ ve ‘bütçeye yük’ gerekçesiyle uygulanmıyor. Çocukların okul yemeğini tasarruf gerekçesi yapanlar, aynı günlerde önce özel meslek liselerine, sonra deprem bölgesindeki özel okul patronlarına halkın bütçesinden teşvik adıyla milyonlar aktardı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütçesi 2014-2018 yılları arasında merkezi yönetim bütçesinin yüzde 12-13’üne denk geliyordu. Bu oran dahi korunmuş olsaydı MEB’in 2025 bütçesi 316 milyar TL daha fazla olabilirdi. Bu bütçeyle Türkiye’de örgün eğitimde olan tüm öğrencilere iki yıl boyunca ücretsiz ve sağlıklı öğle yemeği sağlanabilirdi” dedi.

BÜTÇE ARTIRILSIN
Eğitime ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu, bütçedeki artışın eğitim sektöründe yer alanlarla birlikte öğrencileri de rahatlatacak çözüm önerilerinin mihenk taşı olacağını belirten Başkan Tülin Koç, sözlerini, “Son açıklanan eğitim bütçesiyle tercih yine çocuklardan değil, sermayeden ve şirketleşmiş tarikatlardan yana oldu. Halkın vergileri bir kez daha milyonlarca çocuğun okul yemeği hakkı için değil; protokol ve iş birlikleri adı altında bir avuç sermaye için kullanılacak” ifadeleri ile sonlandırdı.