Tanrı sevdiği kullarını sınarmış... İnsanoğluna akıl verilmiş, doğruyu bulsun diye.
Gel de şimdi sorgulama; Eğer seviyorsa neden sınasın ki?.. Geçenlerde bir film izledim; Cennetin Mucizeleri, İngilizce adıyla; MiraclefromHeaven. Aile/Dram türü, izleyin, tavsiye ederim.
Hassas olanlara cehennem olan bu dünyanın bir ferdi olarak ben filmden çok duygulandım. Bir annenin kızını kurtarmak için verdiği olağanüstü çaba, bu işe bir anlam vermekte zorlanan iki kız kardeş ve özverili, çalışkan bir baba. Filmin ana konusuMucize.
Küçük bir kız çocuğu tedavisi olmayan bir bağırsak hastalığına yakalanır. Teksas'ta gitmedik doktor bırakmayan anne sonunda Boston'da bu işin uzmanı bir doktor olduğunu duyar. Ancak doktordan randevu alamamak gibi bir sıkıntı vardır. Çünkü doktorun randevuları neredeyse bir yıllık süreyle doludur.
Bu işin telefonla olmayacağına karar veren anne, Boston'a gider. Doktordan randevu almayı başarır. Bu kez kızının tedavisi için sürekli Boston'a gidip gelecek ve kızı gözetim altına alınınca hastanede kalmaya başlayacaktır. Evde diğer iki kızı ile kalan baba ise hem kızlarıyla ilgilenmeye çalışır hem de ailenin maddi giderlerini karşılamak için gece gündüz çalışır. Derken bir gün küçük kız kötü bir kaza geçirir. Kaza sonrası kendisini inanılması güç bir mucize beklemektedir. Kız mucizevi bir şekilde iyileşmeye başlamıştır. Bu inanılması güç mucize kızı tedavi etmeye çalışan doktorları da şaşkınlık içinde bırakırken, kız ailesinin inancını güçlendirecek veçevrelerindeki insanlara da ilahi bir örnek olacaktır.
Bazen inanç yetmiyor, mucizeler de gerekli. Hiçbirimizin hayatı mükemmel değil. Her gün ne tür zorluklarla karşılaşıyoruz düşünün bir kere. Başımıza ne geleceği önceden bilinmiyor. Ve hayattan bıktığımız anlar da oluyor. İşte burada 'Tanrı seni sınıyor, çünkü sen onun sevgili kulusun' sabrı isteniyor. Olanaksız gibi görünse de bazen mucizelere inanmak gerekiyor.
Albert Einsteşin söylemiş:
'Hayat iki şekilde yaşanır; ya mucize yokmuş gibi, ya da her şey bir mucizeymiş gibi'
***
İlhan Berk'in çok sevdiğim şiiridir;
Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.