ANTALYA Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve Başkanlık görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in yargılandığı dava süreci devam ederken cezaevindeki çalışma prensipleri, siyasi duruşu ve insani muhasebelerine dair çarpıcı iddialar orta atıldı.
Kendisine yakın kaynakların ve ziyaretçilerin aktardığı izlenimler, Böcek’in tamamen hukuki savunmasına ve yakın vadedeki adli adımlara odaklandığını gösteriyor. Yaşanan bu hassas süreçte, dava dosyasındaki gerçeklerin en doğru şekilde ortaya konmasını istediği belirtilen Muhittin Böcek, gereksiz iddialardan ve suni gündemlerden uzak durarak yalnızca adli hakkaniyetin tecelli edeceği güne hazırlanıyor.
ZİYARETÇİ LİSTESİNİ KENDİSİ BELİRLİYOR
Gazeteci Ali Buldu’nun sosyal medya hesabından paylaştığı ve Muhittin Böcek’e yakın çevrelerin izlenimlerine dayandırılan bilgilere göre, tecrit ve savunma hassasiyeti en üst düzeyde tutuluyor. Sürecin selameti açısından dışarıdan gelecek bilgi kirliliğinin önüne geçmek isteyen Böcek, görüşmeler konusunda oldukça seçici bir yöntem uyguluyor.
Ali Buldu bu durum hakkında şu sözleri kullandı: "Hukukçu olsa bile kendi isim vermediği sürece kimseyle görüşmüyor. Zira gereksiz bilgiler veya dedikodular yüzünden tahliyesine odaklanamıyor. Sevmediği veya tavır koyduğu insanları ayıramayacağı ‘sen gelme’ diyemeyeceği için listeyi bizzat kendi oluşturuyor. Listede olmayanlar hukukçu veya milletvekili olsa bile cezaevine alınmıyor.
'BELEDİYE'DEKİ GÜVEN VE İSTİKRAR DÖNEMİ'
İddialara göre Böcek’in cezaevi sürecinde Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki idari işleyişe dair yaklaşımı da dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Buldu'nun iddialarına göre yönetimde vekaleten sorumluluk üstlenen Büşra Özdemir’in sergilediği yönetim başarısı, Böcek’in en büyük teselli kaynaklarından biri haline gelmiş durumda.
Atamalardan ziyade kurum içi istikrara önem verdiği ifadele edilen Böcek’in belediye işlerindeki düşünceleri şu ifadelere yansıdı: "Eskisi kadar belediye işlerine karışmıyor hatta hiç karışmıyor artık. Büşra Özdemir’in vekil gibi değil asil olarak çalışması için özgüven oluşturma çabasının sonuç verdiğine inanıyor. Ne terfi, ne atama ne de görevden almayla ilgilenmiyor. Büşra Özdemir’in muhalefet karşısında duruşu, kendisi için çabası, saygısı ve Ankara dengesini koruması karşısında boşuna güvenmediği görüyor. Bir anlamda ‘emeklerim boşa gitmemiş’ diyor."
DUYGUSAL MUHASEBE VE 'İNSAN OLMA' VURGUSU
Ali Buldu'nun ifadelerine göre sürecin getirdiği zorluklar ve çok sevdiği Antalya halkından ayrı kalmanın yarattığı duygusal iklim, Muhittin Böcek’in hayata bakış açısını da köklü bir biçimde değiştirdi. İlk günlerdeki keskin duruşunun yerini daha insani ve kucaklayıcı bir olgunluğa bıraktığını ifade eden Buldu, Böcek’in ifadelerindeki değişimin temel nedenini halkından uzak kalmanın getirdiği derin hüzne bağlıyor.
İlgili paylaşımda bu insani duruma dair şu ifadelere yer verildi: "İlk günlerindeki sert ve dik duruşunun bir yıl içindeki gelişmeler sonrası yerle bir olmasını ‘insan’ oluşuna bağlıyor. Belediyesi'nden, ailesiden ve en önemlisi halkından uzaklaştırılması hele ki yalnızlaştırılması yüzünden derin üzüntü duyduğunu her fırsatta söylüyor. Bu durumun hayata bakışını ve dolayısıyla ifadelerinin de bu yüzden değiştiğini anlatmaya çalışıyor."
SİYASET VE PARTİ İÇİNDEKİ YENİ DENGELER
Cezaevi sürecinde yaşanan gelişmeler, Böcek’in genel merkez ve parti içi aktörlerle olan ilişkilerini de yeniden şekillendirdi. İlk dönemlerdeki siyasi algısının zamanla büyük bir değişime uğradığı ve partisinin kurumsal kimliğine çok daha sıkı sıkıya bağlandığı belirtiliyor.
Avukat kadrosundaki stratejik değişimlerin de yer aldığı o iddialar şu şekilde aktarılıyor: "Tutuklandığı ilk zamanlarda Özgür Özel’e güveniyor, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan nefret ediyordu. Şimdi tam tersi; Özgür Özel’in kendisini yalnız bıraktığı için nefret ediyor. Kılıçdaroğlu’na sonuna kadar güveniyor. Bi ara istifayı bile düşünürken şimdi partisi CHP’ye sarılmış durumda. Özel’e yakın isimlerle görüşmüyor bile. Avukatları bile değiştirip Kılıçdaroğlu’na yakın isimleri tercih etti."
'EN İYİ SAVUNMA YALNIZCA GERÇEKLEDİR'
Buldu'ya göre geleceğe dair adli beklentilerinde artık çok daha gerçekçi ve hukuki temellere dayanan bir çizgi izleyen Böcek, toplumsal baskılardan ziyade dosyanın hukuki içeriğine güveniyor. Yakın zamanda ev hapsi yoluyla adli kontrol şartlarının esnetileceğine olan inancını koruyan Böcek'in hukuki stratejisine dair izlenimler ise şu şekilde aktarıldı: "Yakın zamanda ev hapsine çıkacağına inanıyor. Önceleri tüm partililer ve Antalyalıların sokaklara dökülüp mahkemeye baskı yapacağını böylelikle de anında tahliye olup çıkacağını düşünürken günden güne gerçeklerin böyle olmadığını anladı. Şimdi ‘Hukuk gerçekleri istiyor. Ben gerçekleri fazlasıyla anlattım’ diyerek ev hapsini hak ettiğini düşünüyor. Hukukta güvendiği kişilerin güvenilir olmadığını, en iyi savunmayı kendisinin sadece gerçeklerle yapabileceğini anladı."
'HAYATTA TEK GERÇEK AİLE VE SAĞLIK'
Yaşanan bu süreç, Böcek’in hem sosyal çevresine hem de ailesine olan bakış açısında büyük bir kırılma yarattı. Maddi değerlerin ve suni kırgınlıkların anlamsızlığını bizzat tecrübe eden Böcek’in, en büyük önceliği ailesine ve oğluna verdiği öne sürüldü. Paylaşımda yer alan içsel muhasebe şu cümlelerle özetlendi: "Boş yere tartışmanın, insanlarla küsmenin ve düşman edinmenin gereksizliğini görüp yok yere cephe yaratmanın anlamsızlığını gördü. Parayla her şeyin satın alınabileceği inancının yıkılmasını bizzat yaşayınca ‘hayatta tek gerçek aile ve sağlık’ olgusunu benimsemeye başladı. Çok kızdığı oğlunu bağrına basmaktan başka çaresinin olmadığı ve suçlu görünmesinin nedenini kendine bağlayıp tahliyesi için çırpınmaya başladı."
GELECEK HEDEFİ: SUÇSUZLUĞUNUN KANITLANMASI VE GÜÇLÜ DÖNÜŞ
Buldu'nın öne sürdüğü iddiaların son bölümünde ise Muhittin Böcek’in tahliye sonrasına dair planları ve Antalyalılara bırakmak istediği miras yer alıyor. Kısa vadede adını tamamen temize çıkararak siyasette farklı ve çok daha güçlü bir profil çizmek istediği vurgulanan Böcek’in vizyonu şu şekilde aktarıldı: "Tahliyesi sonrası kısa vadede suçsuzluğuna herkesin inanacağını ve siyasete devam edip farklı bir ‘Muhittin Böcek’ olarak yeniden başarı elde edip güvenilir bir isim olarak hafızalara kazınıp köşesine çekilmek istiyor…"