TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu, Muratpaşa Belediyesi Meclisi’nde uygun bulunan Kışla Mahallesi 298 ada 71 parsele ilişkin imar planı değişikliğinin yeniden değerlendirilmesini istedi. Kurul Sekreteryası Mustafa Karancı, konut alanının otel alanına dönüştürülmesiyle birlikte alana ilave yapılaşma hakları tanındığını belirterek, falezler ve doğal sit alanı üzerindeki olası etkiler konusunda uyardı.
Muratpaşa Belediye Meclisi’nin 5 Ağustos 2026 tarihli toplantısında, Kışla Mahallesi’nde bulunan 298 ada 71 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği uygun bulundu. Mevcut planda “Konut Alanı” kullanımında ve A-4 yapılaşma koşullarında bulunan parselin “Otel Alanı” kullanımına dönüştürülmesi ve alana ilişkin plan notlarının eklenmesi kararlaştırıldı.
TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteryası Mustafa Karancı, konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında plan değişikliğinin yalnızca kullanım değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Karancı, “Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Kışla Mahallesi’nde bulunan 298 ada 71 parsel, yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ‘Konut Alanı’ kullanımında ve A-4 yapılaşma koşullarında yer almaktadır” dedi.
Plan değişikliğinin üst ölçekli plana uygun olmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Karancı, “Plan değişikliklerinin üst ölçekli plan kararlarına uygun olması, planlama hiyerarşisinin temel gerekliliklerinden biridir. Ancak üst ölçekli plana uygunluk, bir plan değişikliğinin tek başına şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olduğu anlamına gelmemektedir” ifadelerini kullandı.
‘SADECE KULLANIM DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL’
Plan notlarıyla alana ilave yapılaşma hakları getirildiğini savunan Karancı, “Önemle belirtmek gerekir ki söz konusu plan değişikliği ile yalnızca mevcut kullanım kararının ‘Konut Alanı’ndan ‘Otel Alanı’na dönüştürülmesi söz konusu değildir. Plan değişikliği ve plan notları ile alana ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma hakları tanınmaktadır” diye konuştu.
Bu nedenle plan değişikliğinin yalnızca bir fonksiyon değişikliği olarak ele alınmaması gerektiğini belirten Karancı, “Önerinin, yalnızca bir kullanım/fonksiyon değişikliği olarak değil, aynı zamanda mevcut yapılaşma koşullarını değiştiren ve alanda ilave yapılaşma imkânı yaratan bir planlama kararı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir” dedi.
FALEZLER İÇİN UYARI
Parselin falezler üzerindeki hassas doğal ve kentsel dokuyla ilişkisine dikkat çeken Karancı, “Falezler gibi doğal ve çevresel açıdan hassas alanlarda yapılaşmaya ilişkin kararların tekil parsel ölçeğinde değil, alanın bütünü ve çevresiyle olan ilişkisi gözetilerek ele alınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Parselin güneyinde bulunan doğal sit alanına da dikkat çeken Karancı, “Söz konusu parselin güneyinde yer alan doğal sit alanının bu plan değişikliğinden ve önerilen otel kullanımından olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir” dedi.
Falezlerde geçmişte yapılan bazı uygulamaları hatırlatan Karancı, “Falezler üzerinde faaliyet gösteren otel işletmelerinin geçmişte denize ulaşım sağlamak amacıyla tünel, asansör, merdiven ve platform gibi girişimlerde bulunduğu ve bu uygulamalar falezlerin doğal yapısında tahribata sebebiyet vermektedir” diye konuştu.
‘DAR SOKAKLAR TRAFİK YÜKÜNÜ KARŞILAYAMAZ’
Otel kullanımının çevreye getireceği ulaşım yüküne de değinen Karancı, “Otel kullanımı; servis, ziyaretçi ve çalışan hareketliliği, giriş-çıkışlar, otopark ihtiyacı ve gün içerisinde değişkenlik gösteren trafik yoğunluğu nedeniyle bulunduğu çevrenin ulaşım altyapısı ile birlikte değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
Parselin yakın çevresindeki sokakların ağırlıklı olarak konut dokusuna hizmet ettiğini belirten Karancı, “298 ada 71 parselin yakın çevresinde dar ve ağırlıklı olarak konut dokusuna hizmet eden sokaklar bulunmaktadır. Önerilen otel kullanımının meydana getireceği ilave araç ve servis trafik yükünün bu sokakların mevcut kapasitesiyle karşılanamayacağı düşünülmektedir” dedi.
Otel kullanımının çevredeki yaşam kalitesine de etkisi olabileceğini belirten Karancı, “Turizm tesislerinin kullanım biçiminden kaynaklanabilecek gürültü, servis hareketleri ve gece-gündüz devam eden kullanım yoğunluğunun, yakın çevredeki konut alanlarının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır” diye konuştu.
‘YENİDEN VE BÜTÜNCÜL DEĞERLENDİRİLMELİ’
Plan değişikliğinin parsel sınırlarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Karancı, “Bir plan değişikliğinin değerlendirilmesinde yalnızca parselin kendi sınırları içerisindeki yapılaşma koşullarının değil, önerilen kullanımın çevresine ve kentsel sisteme getireceği toplam yükün dikkate alınması gerekmektedir” dedi.
Karancı açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “298 ada 71 parselin konut kullanımından otel kullanımına dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin; falezlerin hassas doğal yapısı, plan notlarıyla alana getirilen ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma hakları, bodrum ve havuz gibi kullanımların oluşturabileceği etkiler, mevcut dar ulaşım ağı, otel kullanımından kaynaklanacak trafik ve servis yükü ile yakın çevredeki konut alanları üzerindeki gürültü ve yaşam kalitesi etkileri bakımından yeniden ve bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatindeyiz. Falezler ve yakın çevresinde yapılacak kullanım ve yapılaşma değişikliklerinin tekil parseller üzerinden değil; doğal eşikler, yapılaşma yoğunluğu, ulaşım kapasitesi, altyapı olanakları, turizm-konut dengesi, çevresel etkiler ve mevcut yaşam çevresinin korunması birlikte değerlendirilerek, bütüncül bir planlama yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini kamuoyunun bilgisine sunarız.”