Aktar Vahdettin Zengin, evlerde sıkça tüketilen bakliyat ve baharatlarda yaşanan böceklenme, küflenme ve lezzet kaybını önlemek amacıyla; gıdaların cam veya seramik kaplarda, defne yaprağı ve kaya tuzu gibi doğal yöntemlerle serin ve kuru ortamlarda saklanması gerektiği uyarısında bulundu. Gıdaların bozulmasındaki en büyük etkenin nem ve yanlış kap seçimi olduğunu belirten Zengin, ev hanımlarına gıdaları ilk günkü tazeliğinde korumanın yollarını anlattı.
‘BAKLİYATIN BAŞ DÜŞMANI NEMDİR’
Kuru gıdaların saklanmasında en çok yapılan hatalara değinen Aktar Vahdettin Zengin, nemli ortamların gıdalar üzerindeki kimyasal etkilerini şu sözlerle aktardı: “Bakliyatların korunmasında dikkat edilmesi gereken en önemli faktör nemdir. Nemli ortamlarda saklanan bakliyatlar zamanla hem böceklenmeye başlar hem de fiziksel ve kimyasal yapılarında bozulmalar meydana gelir. Örneğin, rengi solar, tazelik özelliğini kaybeder ve tadında ciddi farklılıklar oluşur. Bu yüzden bakliyatların mutlaka kuru, serin, karanlık ve hava geçirmeyen kaplar içerisinde saklanması gerekmektedir. Böylece hem raf ömrü uzatılır hem de besin değeri korunmuş olur. Evlerde gıdaların fırın, ocak veya bulaşık makinesi gibi ısı yayan cihazlardan uzak, ideal olarak 15-20°C sıcaklıktaki serin kiler dolaplarında saklanması gerekir.”
‘KAVANOZA BİR-İKİ DEFNE YAPRAĞI ATIN’
Kimyasal koruyucu kullanmak istemeyenler için tamamen doğal ve etkili iki yöntem öneren Zengin, “Bakliyatlarınızı sakladığınız kapların içerisine bir ya da iki adet defne yaprağı eklemek, son derece basit ama etkili bir doğal koruma yöntemidir. Defne yaprağı, sahip olduğu aromatik yapı ve doğal özellikleri sayesinde böceklerin ürüne yaklaşmasını engeller. Aynı zamanda, bu yöntem bakliyatların ilk günkü tazeliğini korumasına da yardımcı olur. Özellikle kimyasal koruyucu kullanmak istemeyenler için defne yaprağı oldukça sağlıklı bir alternatiftir” diye konuştu.
Bakliyatlar eve ilk alındığında kaplara doldurulmadan önce derin dondurucuda 48 saat bekletilirse, gözle görülmeyen larvaların tamamen yok olacağını ve böceklenmenin kökten engelleneceğini belirten Zengin, “Bakliyatlar arasında pirinç ve bulgur gibi ürünler, nemi çabuk çekme özelliğine sahip oldukları için bozulmaya daha yatkındır. Bu nedenle bu ürünleri saklarken ekstra önlem alınmalıdır. Saklama kaplarına az miktarda kaya tuzu veya iri taneli tuz eklemek, ortamın nemini dengeleyerek bu ürünlerin nemlenmesini ve dolayısıyla küflenmesini ya da böceklenmesini önler. Böylece bakliyatın hem görünümü hem de besin değeri korunmuş olur” dedi.
‘CAM VEYA SERAMİK ŞART’
Baharatların saklama koşullarının da en az bakliyatlar kadar kritik olduğunu ifade eden Vahdettin Zengin, “Baharatların lezzetini ve tazeliğini uzun süre koruyabilmek için onları serin, kuru ve güneş ışığından uzak ortamlarda saklamak çok önemlidir. Plastik kaplar, baharatların aromasını zamanla emebilir ve içerdiği maddelerle baharatların doğal yapısını bozabilir. Bu yüzden saklama için en ideal seçenekler cam veya seramik kaplardır. Bu kaplar hem hava almaz hem de ürünle kimyasal bir etkileşime girmez, böylece baharatlar uzun süre tazeliğini ve aromasını korur” ifadelerini kullandı.
Maydanoz, dereotu ve nane gibi taze otların da uzun süre dayanması için pratik yöntemin olduğunu vurgulayan Zengin, “Bu otları yıkadıktan sonra üzerindeki suyu tamamen kurutmalısınız. Ardından fazla nemi çekmesi için bir kağıt havluya sararak hava almayan cam kavanozlarla buzdolabına kaldırırsanız, ömürlerini iki katına çıkarmış olursunuz. Pul biber ve köri gibi yağlı baharatları da dolapta saklayabilirsiniz ancak dışarıda uzun süre bırakıp terleme yaptırmamaya dikkat edin” dedi.