ÖZEL HABER

Okullarda güvenlik sorunu büyüyor

Antalya’da okullarda güvenlik görevlisi bulunmaması, son dönemde artan güvenlik kaygılarıyla birlikte tartışma yaratırken, veliler ve eğitimciler devletin okullara kadrolu güvenlik personeli ataması gerektiğini vurguluyor

Antalya’da okullarda güvenlik görevlisi bulunmaması velilerin tepkisine neden oldu. Güvenlik personelinin devlet tarafından atanmaması ve okulların bu ihtiyacı kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda bırakılması eleştirilirken, uygulamanın öğrencilerin güvenliği açısından risk oluşturduğu ifade ediliyor.

Birçok okulda güvenlik seminerleri ve eğitimlerinin devlet tarafından verilmesine rağmen kadrolu güvenlik görevlisi atanmaması dikkat çekiyor. Veliler, okullarda güvenliğin sağlanmasının kamusal bir sorumluluk olduğunu belirterek kalıcı çözüm talep ediyor.

‘GÜVENLİK KAMUSAL SORUMLULUKTUR’
Konuya ilişkin açıklama yapan Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, okullarda güvenlik hizmetlerinin kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Öztürk, “Okullarda güvenlik hizmetlerinin kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkarılıp okul yönetimlerinin ve velilerin omuzlarına yüklenmesi, ‘güvenli okul’ kavramıyla temelden çelişen, eğitim sisteminin temel ilkelerine zarar veren bir uygulamadır. Bu yaklaşım, devletin en asli görevlerinden birinin göz ardı edilmesi anlamına gelmektedir ve kabul edilemez bir durumdur” dedi.

Eğitimin yalnızca ders anlatımından ibaret olmadığını belirten Öztürk, “Eğitim, sadece dört duvar arasında müfredatın aktarılması değil; öğrencinin, öğretmenin ve tüm eğitim emekçilerinin kendini hem fiziksel hem de psikolojik olarak güvende hissettiği bir ortamda sürdürülmesi gereken bütünsel bir süreçtir. Güvenliğin sağlanmadığı bir eğitim ortamında ne sağlıklı bir öğrenme gerçekleşebilir ne de eğitimden beklenen verim alınabilir” diye konuştu.

‘SORUMLULUK VELİLERE BIRAKILMAMALI’
Milli Eğitim Bakanlığı’nın en temel görevlerinden biri olan okul güvenliğini sağlama sorumluluğunu yeterince yerine getirmediğini savunan Öztürk, “Son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda güvenliği sağlama sorumluluğunu adım adım üzerinden atarak bu hayati hizmeti okul yönetimlerinin, okul aile birliklerinin ve doğrudan velilerin omuzlarına yüklemiştir. Bu durum, kamusal bir hizmetin piyasa koşullarına ve bireysel imkanlara bırakılması anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.

Okul çevrelerinde yaşanabilecek risklere dikkat çeken Öztürk, “Okul kapılarının uyuşturucu çetelerinden, şiddet olaylarından ve dışarıdan gelebilecek her türlü tehdide karşı korunması; geçici projelerle, kısa süreli istihdamlarla ya da velilerden toplanan aidatlarla çözülemeyecek kadar ciddi ve hayati bir konudur. Bu alanlarda yaşanacak en küçük ihmal, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir” dedi.

‘KALICI VE KADROLU ÇÖZÜM ŞART’
Güvenlik ihtiyacının geçici yöntemlerle çözülemeyeceğini belirten Öztürk, “Eğitim kurumları kamusal alanlardır ve bu alanların güvenliğini sağlamak doğrudan devletin yükümlülüğündedir. Bu sorumluluğun başka kurumlara ya da bireylere devredilmesi, hem hukuki hem de vicdani açıdan ciddi sorunlar doğurmaktadır” diye konuştu.

Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Okullardaki güvenlik personeli ihtiyacı; geçici, güvencesiz ve piyasacı yöntemlerle değil; kadrolu, gerekli eğitimlerden geçmiş, mesleki yeterliliği olan ve özlük hakları güvence altına alınmış kamu personeli eliyle karşılanmalıdır. Ancak bu şekilde hem öğrenciler hem de eğitim çalışanları için gerçek anlamda güvenli bir eğitim ortamı oluşturulabilir” dedi.