Otobüs yolcusunun çilesi!

Bir şehre ulaşmakla eve ulaşmanın aynı şey olmadığını yaşıyor Antalyalılar.

Antalya Otogarı’na (Şehirlerarası Otobüs Terminali) sabahın erken saatlerinde ya da gecenin ilerleyen saatlerinde inen binlerce yolcu için asıl yolculuk otobüsten indikten sonra başlıyor. Çünkü yıllardır vatandaşların yükünü hafifleten şehir içi servisleri Mart ayından bu yana artık yok. Otobüs firmaları artan maliyetleri gerekçe göstererek servis hizmetlerini kaldırdı.

Olan ise yine vatandaşa oldu.

Turizm sezonunun açıldığı şu günlerde Antalya'ya gelen bir yolcu, terminalden evine ulaşabilmek için adeta ikinci bir yolculuğa çıkmak zorunda. Taksi ücretleri birçok kişi için cep yakıyor. Belediye otobüsleri ise özellikle gece saatlerinde yetersiz kalıyor, aktarmalarla birlikte yolculuk saatler sürebiliyor. Düşünebiliyor musunuz, terminalden belediye otobüsüne bindiniz ne kadar sürede evinize varabilirsiniz?

Geçtiğimiz günlerde İzmir'den Antalya'ya gelen bir yakınımın yaşadığı durum bunun en somut örneği. Yaklaşık 6,5 saat süren şehirlerarası yolculuğun ardından Antalya Otogarı'na ulaşan yakınım bana gelebilmek için belediye otobüsleriyle iki buçuk saat daha mücadele etmek zorunda kalmış, toplamda dokuz saatlik bir yolculuk yapmış. Belediye otobüsü nerdeyse bütün Antalya’yı dolaşmış!

Vatandaşlar taksi kullanırsa sadece daha fazla zaman harcamıyor; daha fazla para da ödüyor. Otobüs firmaları şehir içi servisleri maliyet artışlarını otobüs ücretlerine yansıtmıyorlarmış diye duydum. Mart ayında Antalya-İzmir otobüs bileti yaklaşık 750 lira iken, haziran ayında aynı güzergâhta fiyatlar 1000 liraya kadar yükseldi. Mart ayında eşimle birlikte İzmir’e hasta ziyaretine gitmiş iki kişi 1500 lira ödediğimi biliyorum.

Bilet ücretleri artarken hizmetlerin azalması haklı olarak tepki çekiyor.

Bu mağduriyeti en ağır yaşayanlar ise Anadolu'nun uzak ilçelerinden, köylerinden gelen vatandaşlar. Saatlerce süren yolculuklardan sonra Antalya'ya ulaşan insanlar, terminalde adeta kaderlerine terk ediliyor. Yanında yaşlısı var, çocuğu var, valizi var. Şehri bilmeyenler var, gece vakti gelenler var. Bir zamanlar otobüs firmasının servisine binip rahatça evine ulaşabilen insanlar, şimdi durak durak dolaşarak, aktarma üstüne aktarma yaparak evlerine gitmeye çalışıyor.

Oysa ulaşım sadece bir ticaret konusu değildir. Aynı zamanda bir kamu hizmetidir. İnsanları şehre getirmek kadar, onları güvenli ve makul şartlarda evlerine ulaştırmak da önemlidir.

Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlayan, Türkiye'nin vitrini olan bir şehir. Ancak kendi vatandaşının terminalden evine ulaşmakta zorlandığı bir kent görüntüsü, bu şehre yakışmıyor.

Belki de artık ilgili kurumların, belediyelerin ve otobüs firmalarının bir araya gelip bu soruna çözüm üretmesinin zamanı gelmiştir. Çünkü yolculuk, insan kapısını açıp evine girene kadar bitmez. Bugün Antalya'da birçok vatandaş için yolculuk, otogarda bitmiyor; mağduriyet orada başlıyor.

Nedir o mağduriyet?

Eve gidememek!