GÜNDEM

Özel Röportaj | Dilek Şahin - Aile hekimleri istifa ediyor

Aile Hekimleri Derneği Antalya Şubesi Başkanı Dilek Şahin, “Tüm sağlık sisteminde olduğu gibi aile hekimlerinden de istifalar son yıllarda ciddi şekilde arttı. Her gün karşımıza çıkan dayatmalar, artan iş yükü, yetersiz hak edişler, sağlıkta şiddet ve bu konuda atılmayan adımlar bizleri istifaya sürüklüyor” dedi

Aile Hekimleri Derneği Antalya Şubesi Başkanı Dilek Şahin, tıp eğitiminden doktor olmanın zorluklarına, aile sağlığı merkezlerinin çalışma prensibine ve aile hekimlerinin yaşadıkları binbir türlü zorluğa kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Dilek Şahin, Türkiye’de sağlık okuryazarlığının düşük olmasından da dert yandı.

İşte Aile Hekimleri Derneği Antalya Şubesi Başkanı Dilek Şahin’in Ekspres’ten Selim Çelik'e verdiği röportaj:

1-Kendinizden ve eğitim hayatınızdan bahseder misiniz?

8 Ekim 1972 Adana doğumluyum işçi bir baba ve ev hanımı bir annenin 4 çocuklu ailesinin en büyük çocuğu olarak dünyaya geldim. Tüm eğitim hayatımı üniversite de dahil olmak üzere Adana'da geçirdim. 1990 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp fakültesine ailemin çok büyük umutlarıyla girdim, başarılı bir kız çocuğuna verilen kıymetin her aşamasına sahip oldum. Tıp fakültesini kazandığımda hem sosyal hem aile çevremden çok büyük destek gördüm.

2-Tıp eğitiminin çok zor olduğu söylenir. Sizi eğitim hayatınızda en şok zorlayan şey neydi?

Tıp fakültesi kazanmak zor ve meşakkatli bir eğitim sürecinin sadece başlangıcı. Tabii ki ekonomik olarak da oldukça zorlayıcı! Ekonomik kısmı dar gelirli bir ailenin üstün başarılı kız çocuğu olduğumdan, birçok kurumdan sağlanan burslar, destek ve hediyelerle hafifletildi. Bu, tıp fakültesine girdiğimde kazanımlarımdan ilki oldu. Zor bir eğitim süreci, doğrudur. Yalnız insan hayatına dokunuşları öğrendiğimiz bu ilk dönemler benim için mucize gibiydi. Mesleğimi, fakülteyi kazandığım ilk andan itibaren çok sevdim, kendimi başka bir işte hiçbir zaman hayal edemedim. Benim okuduğum 1990 ve 1996 yıllarında Tıp Fakültesi kendi içinde hiyerarşik bir eğitim modeli olarak daha belirgindi. Zordu, yorucuydu. Ancak sistematiği doğru kurulmuş düzenli işleyen bir yapıydı.

3-Türkiye’de doktorluk yapmak nasıl bir duygu? Zorluklarının yanında güzellikleri de var mı?

Ülkemde hekimlik keyifli, bir o kadar da zor son dönemlerde de maalesef tehlikeli olmaya başladı. İlk mezuniyet, ilk görev yeri bundan 30 yıl öncesi bir dağ köyünde tek hekim olarak göreve başladım. Orada yaşadığım mesleki tatmin tüm meslek hayatıma şekil verdi, ücrada ve kısıtlı şartlarda en iyi hizmeti vermeye çalışmak ve karşıdan gördüğüm takdir bu mesleği kat ve kat sevmemi sağladı.

4-Aile sağlığı merkezlerinin çalışma prensibini çoğu kişi bilmiyor. Bu konuda bizi bilgilendirebilir misiniz?

15 yıldır Antalya'da aile hekimi olarak görev yapmaktayım Aile Hekimliği eski Sağlık Ocağı sisteminden çok farklı. Bunu birçok vatandaş, bürokrat ve siyasetçimiz dahi bilmiyor. Bizler sözleşmeli olarak çalışıyoruz, çalıştığımız ASM'lerde giderlerimizi kendimiz karşılıyoruz. Bunun için bize ayrı bir kalemden ödenek veriliyor. Bu ödenekten kiramızı, çalıştırdığımız personelin maaş ve sigortalarını, tüm eşyaları ve kullandığımız tüm malzemeleri kendimiz karşılıyoruz. Bizlere verilmiş olan bir nüfusa birinci basamak sağlık hizmeti vermeye çalışıyoruz. 15 yıllık süre çok görülmesine rağmen yeni bir sistem, hala çok ciddi sorunlarla boğuşuyoruz. Bunları iyileştirmek adına elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz

5-Son dönemde Antalya’da ASM yerleştirmeleri konusunda yaşanan tartışmanın temel nedeni nedir?

En son sorunumuz; Hekim başına nüfusların 2.700'lere düşürülmesi. Aslında bu, kaliteli hizmet bakımından hepimizin istediği bir durum ancak maalesef programlı ve doğru strateji uygulanmadan yine yük bizlere yani aile hekimlerine yüklenmekte, var olan ASM’lerin içine uygun olup olmadığına bakılmaksızın yeni aile hekimliği birimleri atanmakta. Bu hem meslektaşlarımızı hem de vatandaşımızı zor durumda bırakıyor. Yeni kamu binalarına ihtiyaç var, ancak bunlar yeterli oranda açılamıyor. Mevcut kurumlar da yeni birimlerin açılmasına uygun değil. Ancak karşılıklı iyi niyet ve iletişim ile her türlü zorluğun aşılacağından eminim.

6-Kiracı aile hekimlerinin rızası olmadan yeni birim açılması neden hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsunuz? Sağlık Bakanlığı’nın bu uygulamayı hangi gerekçeyle yaptığını değerlendiriyorsunuz?

Özellikle kamu binası olmayan, bir şahıstan kiralanan ASM'ler, özel (sanal) ASM olarak isimlendirilmekte. Bunların kira sözleşmesi aile hekimleri ve şahıs arasında imzalanmakta olup belli şartlara bağlıdır. Yani buranın kullanımında 6098 sayılı Türk borçlar kanununun 322 maddesi gereği aile hekimi söz sahibidir. Bu nedenle hukuka aykırıdır, bunu Sağlık Bakanlığı neden yapıyor, bilmiyor mu? Tabii ki biliyor. Tüm Türkiye'de özellikle Antalya özelinde kamu binası ASM açılabilecek alan oldukça kısıtlı ve mali olarak oldukça yüksek rakamlarda. Bu nedenle var olan yerlere uygun olmasa bile birim açmak için zorlamalar oluyor. Ben bunun diyalog ve doğru bir programlama ile aşılacağını düşünüyorum.

7-Yeni birim açılması mevcut aile hekimlerinin çalışma koşullarını nasıl etkiliyor?

Yeni birim açılması hizmetin kalitesinin artması açısından çok kıymetli. Ancak bunun mevcut şartları bozarak değil, iyileştirme yönünde yapılması halinde kıymeti açığa çıkıyor. Yani anlayacağınız kaş yapayım derken göz çıkarmamak gerek.

8-Artan nüfus ve göç, özellikle Antalya gibi büyükşehirlerde birinci basamak sağlığı nasıl etkiliyor? Antalya’da aile hekimi başına düşen nüfus ortalaması nedir? Bu sayı ideal seviyede mi?

Büyük illerde yaşanan nüfus hareketliliği tabii ki ASM'lerde hizmeti zorlaştırmakta. Bu durum da özellikle biz aile hekimlerinin asıl önceliği olan koruyucu sağlık hizmeti aşı, izlem ve kanser taramaları gibi hayati konularda kayıtlı nüfusumuza ulaşılmasına engel olmaktadır. Aile hekimlerinin ilk görevi Tanı ve Tedavi değil koruyucu sağlık hizmeti vermektir. Aile hekimleri bu konuda desteklenmeli ve vatandaş bilgilendirilmelidir. Maalesef sağlık okuryazarlığı çok düşük.

9-ASM’lerde fiziki şartlar ve altyapı açısından en büyük sorunlar nelerdir?

Birçok ASM fiziki şartlar bakımından oldukça yetersiz, çalışan ve vatandaş güvenliğini tehdit edebilecek seviyede altyapı sorunu olan binalar mevcuttur. İvedilikle yeni kamu binaları inşa edilip ASM’ler standardize edilmelidir.

10-Aile hekimlerinin ekonomik koşulları ve gider kalemleri (kira, personel, sarf malzemesi vb.) sürdürülebilir mi?

Aile hekiminin giderlerini karşıladığı cari ödenek 15 yıl içinde %300'lerde artış gösterirken bu ödenekle karşılamaya çalıştığı kalemlerdeki harcamalar %700’lerde artmıştır. Yani giderler gelirlerden büyüktür, aile hekimi sistemi sürdürebilmek adına birçok harcamasını cebindeki maaşından yapmaya başlamıştır.

11-Performans sistemi aile hekimlerini nasıl etkiliyor? Hastaya yaklaşımı değiştiriyor mu?

Performansa dayalı sistem kesinlikle çalışma motivasyonunu arttırır, kaliteyi arttırır. Ancak bu belirgin bir oranda olmak zorundadır. Yani performans kalemi hak edişimizden yüksek olursa kabul edilebilir bir çalışma şekli olamaz, güvensiz ve mutsuz bir çalışma ortamı oluşturur. Şu anda elimize geçen hak edişin %65'i kimsenin tam olarak bilemediği garip bir "teşvik" hesaplamasıyla hesaplanmaktadır.

12-Son yıllarda aile hekimliğinden istifa eden hekim sayısında artış var mı? Varsa bunun temel sebepleri nelerdir?

Tüm sağlık sisteminde olduğu gibi aile hekimlerinden de istifalar son yıllarda artmıştır. Her gün karşımıza çıkan dayatmalar, artmış iş yükü, yetersiz hak ediş, sağlıkla şiddet, bu konuda atılmayan adımlar… Hepsinin sonucu tükenmişlik ve bunlara bağlı olarak istifalar...

13-Vatandaşlar gözünden bakacak olursak, vatandaşlar ASM’lerde en çok hangi konularda mağduriyet yaşıyor?

Sağlık okuryazarlığı çok düşük, vatandaşa sağlık sisteminin hangi durumda nasıl kullanılacağı konusunda ciddi eğitimler verilmesi gerekiyor. Gereksiz yoğunluk yaşayan sağlık sisteminde vatandaş kaliteli ve etkin sağlık hizmeti almakta sorun yaşıyor. Kışkırtılmış sağlık talebi gerçek ihtiyaç duyan vatandaşın aradan kaybolması şeklinde görülebiliyor. Sistem bu yönde iyileştirilmeli.

14-Antalya’da özel hastanelere yönelimin artması birinci basamak hizmetlerindeki sorunlarla bağlantılı mı?

Özel hastanelere yönelim sadece Antalya'da değil tüm Türkiye'de artmıştır. Bunun tabanında birçok neden sayılabilir özellikle deneyimi yüksek bilimsel ve akademik hocalarımızın devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerini bırakıp özel hastanelerde çalışmaya başlaması bu yönelimi arttırmıştır. Ayrıca resmî kurumlardan bir türlü alınamayan randevular da önemli bir etkendir. ASM’lerin kullanımının optimum olduğunu ve bu yönde talebi karşıladığını düşünmekteyim.

15-Antalya halkına ve meslektaşlarınıza vermek istediğiniz mesaj nedir?

3 dönemdir Antalya Aile Hekimleri Derneği ( ANTAHED ) yönetiminde, bir dönem de Türkiye'deki tüm aile hekimliği derneklerinin çatısı konumundaki Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonun ( AHEF ) Yönetim Kurulunda görev yaptım. Ben ve Türkiye'deki 29.000 aile hekimi sistemin daha iyi ve daha etkin çalışması için var gücümüzle çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın da desteğiyle daha sağlıklı, daha güvenli, daha etkin bir aile hekimliği sistemi var olacaktır.