Biz ne bilelim; ama Ankara reçeteyi sunuyor “Asgari ücrete ara zam yapmak piyasayı bozar” diyerek. Eh o zaman zam yapılmasın asgari ücretli net 28 bin 75,50 liralık maaşıyla geçinedursun. Da, geçin geçinebilirsen arkadaş, Zira sana yapılacak zam piyasayı bozuyormuş. Peki, seni ne bozuyor? Kredi kartların sıfırın altında kalmış, kiran yükselmiş, elektrik, doğalgaz faturaların sırada bekliyor. Neyse ki mevsim Bahar sonrası Yaz. Doğalgaz faturan adabıyla gelir. De kredi kartlarınla belin nasıl doğrulur bilinmeyen bir denklem, sahiden çalışana ara zam gelir mi? Yemin olsun asgari ücretlinin fay hattı bozuldu.
***
“Asgari ücrete zam yapmak piyasayı bozar” demiş ya Sayın Bakanımız, bir de size sorsa “Durum ahvaliniz nedir” diye? Ülke ekonomisini yöneten ekonomi yönetimi, tek haneli enflasyon için randevuyu 2026'ya vermişti ya ve dahi “Birinci önceliğimiz enflasyonu tek haneye düşürmek” demişti ya. “Kısmetse inşallah” falan demiştik. Hatırlarsanız enflasyonun tek haneye düşürülme yılı 2025 olarak işaret edilmişti ne oldu? Hesap kitap uymadı ihtimal. Zira enflasyon yerli yerinde duruyor.
***
Velhasıl-ı kelam çalışana ara zam kapısı da kapandı mı sizce. Ama Temmuz ayına daha çok var, bir bekleyin enseyi karartmadan. Gelelim bir türlü tek haneye düşmeyen enflasyon belasına. Misal, enflasyon yangını sonunda suya da dokundu ve de 'sudan ucuz' sözü mazide kaldı. Damacana suya zam geldi hem de ciddi bir zam yüzde 40 oranında. Elbette gelir akaryakıta zam gelir de nakliye payını almaz mı? Daha nelere zam gelecek bekleyip görelim. Gıda, sağlık, ilaç, ulaşım, ekmek derken suya sabuna zam.
***
Motorine indirim yoldaymış, önce bindirim, sonra indirim. Pehlivan tefrikasına döndü. Tedavüldeki en büyük banknot olan 200 lira ile ancak bir fincan kahve içebiliyorsunuz. Pazara gittiniz, bir demet taze soğan olmuş 75 lira, marul 50-55 liradan aşağı değil. Eh birde yarım kilo kuru soğan aldınız file tamam. Kendisi büyük ama alım gücü düşük olan 200 TL karın bile doyurmuyor. Ben de ne anlatıyorsam sanki siz bilmiyorsunuz. Laf ola beri gele işte.
***
Bir de emekli kesim var öyle ya, en düşük maaş 20 bin lira, yükseği de bilmem kaç lira. Yapılan araştırmaya göre kredi kartları sıfırın altında kalmış olan borçlu emeklilerin sayısı 3 milyona ulaşmış. Yaşamını nasıl sürdürecek bu emekliler, var mı yanıtı sizde. Bugünlük de bu kadar iyi hafta sonlarınız olsun.