Pratik Türkçe Dilbilgisi
Dünya lideri olarak da adlandırılan zat-ı şahane “Hitabet-i Safsata” adlı ünlü eserinde şu cümleye yer vermiştir: “Evladım yolsuzluk yapsın, evlatlıktan atarım.”
Ufak bir parantez açarak şunu belirtelim: Retorik ustası bu liderin cümlesindeki derinliği göremeyenlerin Türkçeye vakıf oldukları söylenemez. Buna rağmen vakıfsız kalmak zorunda değillerdir, aksine bir Vakıf sahibi olmalarına hiçbir bir mani yoktur.
Gelelim analizlerimize: Türkçede “ev” kelimesini hangi işlevlerle ilişkilendirebiliriz? Klasik anlamıyla ev bir ikamet yeridir. Bunun doğru olduğuna işaret eden güvenilir kaynaklar vardır. Modern anlamıyla ev, hayırseverlerin yaptıkları bağışların toplandığı banka işlevini görmektedir.
Nitekim “Evbank” uluslararası en tanınmış bankalarımız arasında yer alır ve bunun tesadüf olmadığının güçlü kanıtları vardır. Evbank, haklı imajını bankacılıkta yeni bir çığır açan genel müdürünün icadına borçludur. Evbank’ın genel müdürü, ucuz ama işlevlik bakımından çok efektif olan icadı nedeniyle Nobel Ödülü’nün bu yılki en güçlü adayları arasında gösterilmektedir. Bu genel müdür, ayakkabı kutularını gizli kasa olarak kullanarak, bağışların güvenilir şekilde hırsızlardan korunmasını sağlamıştır.
Evin kültürümüzdeki önemli bir yeri olduğunu anlamlarındaki bolluktan da görebiliriz. Geceleri kuş misali konuveren evlerimiz vardır (Kısaca: Gecekondu). Bir zamanlar derin cümlelerinden ilham aldığımız ünlü liderin de gecekonduda yaşadığı rivayeti ortalıkta dolaşmaktadır. Ayrıca yine bir rivayete göre o zamanlar değeri henüz anlaşılmamış olan bu liderin gece konan evinin kaçabilmek gibi bir özelliğe sahip olduğu ve bu yüzden “kaçak gecekondu” olarak ünlendiği de anlatılır.
Modern adıyla “villa” klasik adıyla “ev” kelimeleri atasözlerinde geçmektedir: “Villasız adam balkonsuz eve benzer.”
Eski adıyla “baba ocağı” denilen villa tipi evlerde babalarıyla ikamet eden erkek evlatlar, neslin devamını sağlayan garantörlerdir. “Ne sil, ne silme, ama neslin tükenme” adlı şiiri okuduğu için haksız yere hapse de giren liderin, paranın yanı sıra, erkek evlatları “bir babanın en değerli varlığı” olarak kabul ettiği de anlatılır.
Allah’ın vasıflarını üzerinde toparlayan liderseniz, ki olamazsınız, o zaman hayırlı evlatları kendiniz yaratabilirsiniz. Rivayete göre ünlü liderin “dört havarisi” de hayırlı evlat yaratma mucizesini göstermişlerdir.
Yol kelimesinin de yaşamımızda çok önemli bir yeri vardır. “Yol ağı” genişledikçe ülkenin kalkınma hızı yükselir. Buna karşın yolsuz köyler geri kalmışlığın göstergesidir. “Yolsuzluk”, ise yola yatırım yapılmamasının doğal bir sonucudur. Eğer yola yatırım yapılmazsa, yolsuzluk ihtimali yükselir. Yolsuzluk ihtimalinin yükselmesi, şoförlerin korkulu rüyasıdır.
“Evladım yolsuzluk yapsın, evlatlıktan atarım” cümlesindeki derinliği algılayabilmemiz için analize devam edelim. Cümlenin içindeki gizli ve derin anlamları kavrayabilmek için dil uzmanlarına başvurmak gerekmektedir. Ben uzman değilim, bu yüzden analizlerim amatörcedir. Oysa ustalık mertebesine erişen liderimiz sözlerindeki derinliğin “iki metre” civarında olduğunu hesaplamıştır.
“Evladım yolsuzluk yapsın, evlatlıktan atarım” cümlesindeki “atamak” fiilinin geniş zaman çekimine dikkat ediniz. “Atarım” demek, şimdi veya gelecekte herhangi bir zamanda atarım anlamına gelebilir. Zamansız atamalardaki hikmet, cümlenin özünde yer almaktadır.
Fiilin çekimi şu şekilde yapılır: Atarım, atarsın, atar, atarız, atarsınız, atarlar. Her ne kadar bu kuvvetler ayrılığı ilkesine işaret ediyor görünse de, aslında sadece şeklen kuvvetler ayrılığına işaret etmektedir. Çünkü atama, sadece atama vasfına sahip yüce liderde mevcuttur. Atayıcının sözlerinin tasvirlerini yapan uzmanlara göre “atarım” çekimi sonrasında kullanılan diğer çekimlerin hepsi, atayıcının nezaketinin ve büyüklüğünün göstergesidirler.
Ünlü tasvirciler atayıcının cümlelerindeki eksikliklere dikkat çekmektedir. Parantez içinde yazılan kelimeler, tasvircilerin yorumlarına dayanmaktadır. Örneğin: “Evladım (bırakın) yolsuzluk yapsın, (yoksa) evlatlıktan atarım.” Bu cümlenin derin anlamlar taşıdığına inanılmaktadır. Zaman zaman, canı çektiği zaman, ama yılda en az bir kere “kamuya sesleniş” konuşması yapan atayıcının cümlelerindeki derin özelliklerin hepsini burada ele alamayız. Örnek cümledeki asıl mesajın “bırakın yolsuzluk yapsın” olduğunu iddia eden uzmanların görüşlerine katılmayan diğerlerine göre asıl mesaj şudur: “yolsuzluk yapmazsa evlatlıktan atarım” . Üçüncü gruba göre ise eskilerin “tayin” dediği cümlenin ilettiği mesajdır: “Evladımı istediği yere atarım!”
Adının Şimşek olduğunu söyleyen Fenerköylü bir taraftar ise cümledeki asıl mesajın “Tepemi attırma, yoksa hapse atarım” olduğuna inanmaktadır. Ancak uzmanlar bunun doğru olmadığının altını çize çize, etrafta kalem bırakmamıştır.