<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Ekspres</title>
    <link>https://www.antalyaekspres.com.tr</link>
    <description>Türkiye'nin En iyi Yerel Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 17:39:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Rus sanatçılar Antalya'nın tarihi dokusunu tuvale taşıyor]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/rus-sanatcilar-antalyanin-tarihi-dokusunu-tuvale-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/rus-sanatcilar-antalyanin-tarihi-dokusunu-tuvale-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaşayan Rus asıllı Anastasia Beytüzün ile Olga İnay, Cumhuriyet Meydanı'nın yanında kurdukları şövalelerde kentin tarihi dokusunu suluboya tekniğiyle tuvale taşıyor. Tarihi yapıları yerinde resmeden ikili, yıllardır yaşadıkları kentin kültürel mirasını eserlerine yansıtırken açık havada gerçekleştirdikleri çalışmalar çevreden geçen bazı vatandaşların da ilgisini çekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 20 yıldır <strong>Antalya</strong>'da yaşayan resim öğretmeni Anastasia Beytüzün ile 11 yıldır kentte yaşamını sürdüren Olga İnay, arkadaşlarıyla birlikte fırsat buldukça <strong>Antalya</strong>'nın tarihi ve doğal güzelliklerini açık havada resmediyor. Son çalışmalarında Cumhuriyet Meydanı yanında bulunan tarihi yapıyı konu alan ikili, tarihi mimariyi, çevresindeki ağaçları ve doğal ışığı suluboya tekniğiyle yorumlayarak <strong>Antalya</strong>'nın geçmişini sanatla buluşturuyor.</p>

<p><img alt="A W744470 04" class="detail-photo img-fluid" height="2160" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w744470-04.jpg" width="3840" /><br />
Anastasia Beytüzün, kentin sanatçılar için önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirterek, "Yaklaşık 20 yıldır <strong>Antalya</strong>'da yaşıyorum. Evliyim ve bir çocuğum var. Arkadaşlarımla birlikte sık sık burada resim yapıyoruz. <strong>Antalya</strong> inanılmaz bir şehir. Tarihi yapıları, çiçekleri ve doğasıyla sanatçılar için çok ilham verici. Genellikle Kaleiçi'ndeki tarihi yapıları ve manzaraları çiziyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W744470 05" class="detail-photo img-fluid" height="2160" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w744470-05.jpg" width="3840" /><br />
Olga İnay ise resim yapmanın kendisi için vazgeçilmez bir hobi olduğunu ifade ederek, "Yaklaşık bir yıl önce arkadaşlarımla birlikte açık havada resim çizmeye karar verdik. Birkaç kişilik grubumuz var ve fırsat buldukça bir araya gelip resim yapıyoruz. <strong>Antalya</strong>'nın manzarası ve havası buna çok uygun. Yazın da kışın da burada rahatlıkla resim çizilebilir. Herkese hobi olarak resim yapmayı tavsiye ediyorum. Kısa süre önce daha pratik çalışabilmek için yeni ekipmanlar da aldık" diye konuştu.<br />
Cumhuriyet Meydanı'nın yanında gerçekleştirilen açık hava resim çalışması sırasında çevreden geçen bazı vatandaşlar kısa süre durarak ikilinin çalışmalarını izledi, ortaya çıkan eserleri inceleyerek onlarla sohbet etti.</p>

<p><img alt="A W744470 03" class="detail-photo img-fluid" height="2160" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w744470-03.jpg" width="3840" /><br />
Beytüzün ve İnay, <strong>Antalya</strong>'nın tarihi ve doğal güzelliklerini farklı mevsimlerde ve farklı açılardan resmetmeye devam edeceklerini belirterek, yaşadıkları kentin kültürel mirasını sanat aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladıklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/rus-sanatcilar-antalyanin-tarihi-dokusunu-tuvale-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w744470-01.jpg" type="image/jpeg" length="87635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Metro labirentinden geçmişe açılan kapı: Rossi’nin başyapıtı]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/metro-labirentinden-gecmise-acilan-kapi-rossinin-basyapiti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/metro-labirentinden-gecmise-acilan-kapi-rossinin-basyapiti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ucu bucağı görünmeyen metro merdivenlerinden avangard akımlara, yüksek tavanlı saray odalarından gizemli gölgelerin loş dünyasına uzanan St. Petersburg seyrinde sürprizlerle dolu bir günce]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Esra Yağcı’dan St. Petersburg ve Vyborg seyahat günlüğü (4)</strong></p>

<p>ST. PETERSBURG’UN o meşhur, ucu bucağı görünmeyen derin yürüyen merdivenlerinden aşağı süzülerek güne başladım. İnsana sonsuz bir iniş hissi veren bu merdivenlerde beklerken bazen zaman kaybetmemek adına yürümeyi düşünsem de yerin onlarca metre altından, trafiğe takılmadan birkaç dakikada şehrin öbür ucuna varmanın hızı paha biçilemezdi. Kaldığım yere en yakın olan Mayakovskaya istasyonundan metroya binip yeşil hattı kullanarak sadece bir durak sonra Gostiny Dvor istasyonunda indim. St. Petersburg metrosunda tek geçişlik jeton veya banka kartı ile biniş ücreti 95 Ruble.</p>

<p><img alt="Petersburg-Metro S P B Line1 Narvskaya1" class="detail-photo img-fluid" height="636" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/metro-s-p-b-line1-narvskaya1.jpg" width="960" /></p>

<p>İstasyondan çıkıp çok kısa bir yürüyüşün ardından kendimi Rus Devlet Müzesi’nin görkemli kapısında buldum. Ancak burası tek bir saray binasından ibaret değil; kış seyahatimde o gizemli hendeklerini ve trajik hikayesini hayranlıkla gezdiğim Mikhailovsky Şatosu, Mermer Saray ve Stroganov Sarayı gibi şehrin farklı konumlarındaki tarihi yapıları da bünyesinde barındıran devasa bir müze kompleksi.</p>

<p>Müzenin bilet gişesine vardığımda bu kez doğrudan hem ana binayı hem de Benois Kanadı’ndaki üst katı kapsayan kombine bilet için 1000 Ruble ödedim. İçeri girerken kapıların arkasında devasa, görkemli salonlar bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Sanılanın aksine, birkaç basamak merdivenle yer seviyesinin hafifçe altına inilen, oldukça mütevazı ve küçük bir karşılama alanından geçerek müzeye ilk adımı atıyorsunuz.</p>

<p><img height="1536" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/mikhailovsky-sarayi-esra.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>VESTİYER RİTÜELLERİ VE BENOİS KANADI’NIN ‘İZM’LERİ</strong></h3>

<p>Girişteki güvenlik kontrolünü geçer geçmez, Rusya’daki müze kültürünün en değişmez kuralıyla karşılaştım: Vestiyer. Kışın herkes devasa montlar giydiği, yazın ise St. Petersburg’un serin günlerinde ceket veya hırka aldığı için her müzede görevlilerin çalıştığı büyük vestiyerler bulunuyor. Sırt çantaları ve büyük el çantalarıyla salonlara girmenize kesinlikle izin verilmiyor; bunları teslim etmek zorundasınız. Benois Kanadı’nda çantanızı doğrudan görevliye emanet ederken ana bina olan Mikhailovsky Sarayı’nda ise kişisel eşyalarınızı koyup anahtarını yanınıza alabileceğiniz kilitli dolaplar mevcut.</p>

<p>Gişedeki görevli, Benois Kanadı’nın kapanış saatinin ana binaya kıyasla daha erken olduğunu belirterek söze başladı. Zamanı doğru yönetebilmem için önce yarım kalan kanattaki üst kata çıkmamı, ardından ana binaya geçmemi tavsiye etti. Bu mantıklı öneriyi dinleyerek hemen daha önce giremediğim Benois Kanadı’na yöneldim. Üst kata çıkan merdivenlerin hemen başında, çoğu büyük müzede olduğu gibi sizi zengin içerikli bir hediyelik eşya ve hatıra dükkanı karşılıyor.</p>

<p>Üst kattaki sergi salonlarına geçtiğimde beni karşılayan dünya, 20. yüzyılın erken dönem Rus sanatına ait harika bir modern resim koleksiyonuydu. Salonlar arasında yürürken sonu sürekli ‘-izm’ ile biten avangard akımların çarpıcı örnekleri göz alıyordu: Kazimir Malevich’in öncülük ettiği Suprematizm, doğanın geometrik formlara bölündüğü Kübizm ve dinamizmin doruklarındaki Futurizm... Renklerin ve alışılmışın dışındaki formların bu modern uyumu, klasik tablolardan sonra zihnimde bambaşka bir ufuk açtı ve sergiyi gerçekten çok beğenerek geziyi tamamladım.</p>

<p><img alt="Rus Müzesi The Benois Wing" class="detail-photo img-fluid" height="2040" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/rus-muzesi-the-benois-wing.jpeg" width="1530" /></p>

<h3><strong>GENİŞ PARK ALANINDAN YÜKSEK TAVANLI SARAY ODALARINA</strong></h3>

<p>Benois Kanadı’ndaki modern sanata veda ettikten sonra binadan çıktım, asıl büyük müze alanına ve Sanat Meydanı'na (Ploshchad Iskusstv) doğru geçiş yaptım. Girişten hemen önce inanılmaz susadığımı fark edince, sarayın önündeki o geniş park alanının kenarında duran seyyar bir büfeden bir şişe su aldım. O anki susuzlukla parkın yeşilliği içinde kısa bir mola vermek iyi geldi.</p>

<p><img alt="Russian State Museum Esra" class="detail-photo img-fluid" height="1587" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/russian-state-museum-esra.jpg" width="1507" /></p>

<p>Mikhailovsky Sarayı’nın kapısından içeri adım attığım an, dışarıdaki gürültüyü tamamen unuttum. Ünlü mimar Carlo Rossi tarafından Neo-klasik tarzda inşa edilen bu saray, eskiden İmparator I. Pavel’in oğlu Büyük Dük Mikhail Pavloviç’in ikametgahıydı. 1895 yılında mübadele edilerek Rus sanatına adanmış ilk devlet müzesine dönüştürülmüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Çariçe Anna İvanovna" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/carice-anna-ivanovna.jpeg" width="1536" /></p>

<p>Müzenin yüksek tavanlı, altın varaklı ve devasa pencereli salonlarında yürümek adeta bir zaman yolculuğuydu. Beni en çok büyüleyen yerlerden biri, salonun ortasında tek başına tüm heybetiyle duran, İtalyan heykeltıraş Carlo Bartolomeo Rastrelli'nin elinden çıkmış, asırların asaletini taşıyan koyu renkli bronzdan yapılmış Çariçe Anna İvanovna’nın Heykeli (Züppe Çariçe) oldu. Hemen ardından, tavan yüksekliğiyle insanı büyüleyen ve duvarlarını devasa boyutlardaki tuvallerin kapladığı ana galeri salonlarına geçtim. Karl Bryullov’un o meşhur 'Pompeii'nin Son Günü' tablosunun ve İvan Ayvazovski’nin dalgaların gücünü hissettiren 'Dokuzuncu Dal' eserinin karşısında dakikaların nasıl geçtiğini anlamadan, hayranlıkla durdum. Rus tarihinin asil ve dramatik ruhu, bu salonların yüksek duvarlarından üzerime süzülüyor gibiydi.</p>

<p><img alt="Pompeii'nin Son Günü" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/pompeiinin-son-gunu.jpeg" width="2048" /></p>

<p><strong>GİZEMLİ BİR SIĞINAK: SHADOW MUSEUM (GÖLGE MÜZESİ)</strong></p>

<p>Saray salonlarından çıktığımda akşamüzeri olmuş, Petersburg’un güneşi şehre upuzun gölgeler düşürmeye başlamıştı. Bir önceki seyahatimde Rus arkadaşımın mutlaka görmemi tavsiye ettiği ancak o dönem adres labirentinde kaybolup bulamadığım Shadow Museum (Gölge Müzesi) için yeniden yola koyuldum. Müze, Mikhailovsky Sarayı’na oldukça yakın bir konumda, Bolshaya Konyushennaya Caddesi’ndeydi.</p>

<p><img alt="Rus Müzesi The Benois Wing Stok Foto-1" class="detail-photo img-fluid" height="529" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/rus-muzesi-the-benois-wing-stok-foto-1.webp" width="800" /></p>

<p>Caddede yürürken her şey çok kolay oldu, netçe görünen bir tabela ve kapı numaralarının üzerindeki yönlendirmeler sayesinde müzeyi saniyeler içinde buldum. Tek yapmam gereken doğru zile basmak ve açılan kapıdan o meşhur Petersburg avlusuna süzülmek oldu.</p>

<p>Müzenin loş aydınlatmalı koridorları sizi hemen mistik bir atmosfere çekiyor. Girişteki o özel ışıklandırma yüzünden, koridorda yürürken üzerimizdeki açık renk kıyafetler ve dişlerimiz adeta fosforluymuş gibi parlamaya başladı; daha sergi başlamadan harika bir illüzyonun içine düşmüştük. 750 Ruble’ye bir bilet alıp rehberin gelmesini beklediğim odada ücretsiz kahve ikramı vardı. Kahvemi yudumlarken odaya çocuklu ailelerin de girdiğini gördüm. Burası sadece yetişkinlere değil, çocukların da hayal dünyasına hitap eden, her yaşa uygun interaktif bir deneyim alanıydı.</p>

<p><img alt="Shadow Museum (3)" class="detail-photo img-fluid" height="2040" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/shadow-museum-3.jpeg" width="1530" /></p>

<p>Tur başladığında rehber odaları Rusça anlatırken ben telefonumun çeviri özelliğini açıp dediklerini yakalamaya çalıştım. Müzenin mantığı büyüleyiciydi: Işıklar açıkken duvara monte edilmiş tel yığınları, kürdanlar veya plastik parçaları hiçbir şeye benzemiyordu. Ancak rehber ana ışığı kapatıp objeye tam doğru açıdan özel bir spot ışığı verdiğinde, duvarda Puşkin, Peter the Great ve çeşitli sanat ikonlarının kusursuz gölge silüetleri beliriyordu. Bu büyüleyici siluetleri izlemek benim için son derece farklı ve keyifli bir deneyim oldu.</p>

<p><img alt="Shadow Museum (4)" class="detail-photo img-fluid" height="2040" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/shadow-museum-4.jpeg" width="1530" /></p>

<p><strong>NEVSKY’DE KÜÇÜK BİR MOLA VE GECE KAPANIŞI</strong></p>

<p>Gölge Müzesi’nden çıktığımda artık saat epey geç olmuş, acıktığımı hissetmiştim. Hareketli caddelerdeki kafe ve restoranların neredeyse tamamı tıklım tıklım doluydu. Şansımı denemek için girdiğim bir restoranda görevliler bana bir saat sonra gelecek müşteriler için rezerve edilmiş bir masayı, o süre zarfında kalkmam şartıyla kullanabileceğimi söylediler. Seve seve kabul edip oturdum.</p>

<p>Zaman kısıtlı olduğundan ve menüdeki Rusça terimler arasında vakit kaybetmek istemediğimden, en güvenli ve hızlı alternatife yöneldim: Tavuk etinden yapılmış köfte ve patates püresi ikilisi. Gelen tavuğun üzerindeki o hafif tatlı, kremamsı sos o kadar lezzetliydi ki bir saatlik kısıtlı zamanımda harika bir akşam yemeği yemiş oldum. Bu tarz merkezi caddelerdeki restoranlarda böyle bir ana yemek ve içecek kombinasyonu ortalama 800 - 1100 Ruble (yaklaşık 490 - 675 TL) arasında bir hesaba denk geliyor.</p>

<p><img alt="Petersburg-Yemek" class="detail-photo img-fluid" height="932" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-11-at-043527.jpeg" width="1476" /></p>

<p>Yemeğin ardından kendimi yeniden o sonsuz derinlikteki metro istasyonuna bırakıp kaldığım evin yolunu tuttum. Sanatla ve gölgelerle dolu, yorucu ama kelimenin tam anlamıyla kusursuz bir günü daha geride bırakmıştım.</p>

<p><i>St. Petersburg serüvenimde bir sonraki yazıda rotamızı bambaşka bir keyfe çeviriyoruz: Gün ortasında Neva Nehri’nde tekne turuyla şehrin kalbinden süzülüp Baltık Denizi’ne açılan o uçsuz bucaksız noktaya kadar uzandığımız su üstündeki serüvene...</i></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ESRA YAĞCI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/metro-labirentinden-gecmise-acilan-kapi-rossinin-basyapiti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/chatgpt-image-11-tem-2026-04-54-07.png" type="image/jpeg" length="96407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemer sokaklarında canlı müzik]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/kemer-sokaklarinda-canli-muzik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/kemer-sokaklarinda-canli-muzik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemer Belediyesi Gençlik Orkestrası üyeleri, "Kemer sokaklarında sanat var" projesi kapsamında Kemer sokaklarında canlı müzik resitali sundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu öncülüğünde başlatılan proje kapsamında orkestra üyeleri, Mustafa Ertuğrul Aker Parkı'nda canlı müzik performansı sergiledi. Kemer Belediyesi Gençlik Orkestrası Şefi ve aynı zamanda Belediye Başkan Yardımcısı Furkan Üstündağ koordinesinde sokaklarda mini konserler veren orkestra üyeleri, vatandaşlar ve turistlerden büyük alkış topladı.</p>

<p><img alt="A W743749 03" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w743749-03.jpg" width="1536" /><br />
Geleceğin müzisyenlerinin sergilediği performansı cep telefonu ile görüntüleyen vatandaşlar ve turistler, keyifli bir yaz akşamı yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W743749 05" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w743749-05.jpg" width="1536" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/kemer-sokaklarinda-canli-muzik</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w743749-01.jpg" type="image/jpeg" length="10302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuvalden sızan Rus ruhu: Rus Devlet Müzesi ve Şato’nun gizemleri]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/tuvalden-sizan-rus-ruhu-rus-devlet-muzesi-ve-satonun-gizemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/tuvalden-sizan-rus-ruhu-rus-devlet-muzesi-ve-satonun-gizemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Griboyedov Kanalı’nın cıvıl cıvıl enerjisinden bilet gişelerindeki dil duvarına, İvan Şişkin’in devasa ormanlarından suikastların gölgesindeki tarihi şatolara uzanan bir sanat serüveni]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Esra Yağcı’dan St. Petersburg ve Vyborg seyahat günlüğü (3)</strong></p>

<p>MİHAYLOVSKİ Bahçesi’nin asırlık ağaçları altında kahvemi yudumlarken St. Petersburg’un sadece edebiyatın değil, plastik sanatların da kalbi olduğunu fısıldayan o devasa saray duvarları beni çağırıyordu: Rus Devlet Müzesi. St. Petersburg’daki bu ikinci seyahatimde, kalacağım yeri değiştirip kalan günler için kiraladığımız eve yerleştikten hemen sonra ilk işim bu muazzam sanat vahhasına doğru yola çıkmak oldu. Ek bina olan Benois Wing’in hemen önündeki Griboyedov Kanalı caddesinde yürürken şehrin o büyüleyici ritmi tüm neşesiyle etrafımı sarmıştı. Hemen yanı başımızda yükselen Kanlı Kilise’nin (Kurtarıcı İsa’nın Dirilişi Kilisesi) o ihtişamlı, rengarenk masalsı kubbeleri kanaldan yansıyan ışıkla parlıyor, caddede dizilen seyyar satıcılar turistlere özgün St. Petersburg hatıralıkları satıyordu. Müzenin hemen giriş kapısının önünde ise yaşları henüz 12-13 görünen bir grup Rus çocuğun, etraftaki kalabalığın alkışları eşliğinde yaptıkları breakdans gösterisi ve topladıkları harçlıklar, bu tarihi atmosfere bambaşka, modern bir enerji katıyordu. Ancak bu neşeli karşılama, müze kapısından içeri adım attığım an yerini St. Petersburg’un o meşhur bürokratik ve dil bariyerli yüzüne bırakacaktı.</p>

<p><img alt="Break Dans Yapan Çocuklar Esra Çekim" class="detail-photo img-fluid" height="921" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/break-dans-yapan-cocuklar-esra-cekim.jpeg" width="1220" /></p>

<h3><strong>GİŞEDEKİ USANÇ VE GENÇ KUŞAĞIN SICAK ÇEVİRİSİ</strong></h3>

<p>Müzelerde gezi planı yaparken en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri bilet türleri. Rusya’daki büyük müzelerde genellikle belirli bir süreli sergi alanı ile geniş, kalıcı ana alanlar için farklı ücretlendirmeler uygulanır. Eğer her yeri eksiksiz görmek istiyorsanız gişede ısrarla tam kapsamlı bilet istediğinizi belirtmeniz gerekir; aksi halde salonlar arası geçişte görevliler biletinizin uygun olmadığını söyleyip sizi geri çevirir. Gişedeki görevli kadına tüm alanları gezmek istediğimi anlatmaya çalışsam da o bana ısrarla Rusça yanıt vermeye devam etti. İletişim kurabilmek için telefonumdan çeviri uygulamasını açtığımda ise kadının yüzünde beliren o usanç dolu ifadeyi unutamıyorum; uygulamanın çevirmesini beklemek yerine doğrudan başını çevirdi. Sıramı arkadakilere devredip bu kez telefonun ekranına en net Rusça ifadeyle "Tüm alanları kapsayan bilet" yazarak tekrar gösterdim. Kadın yine tek kelime etmeden, bıkkın bir tavırla oflayarak bilet fiyatını söyledi ve ödemeyi aldı.</p>

<p>Tam 1200 Ruble ödemiştim. Aslında bu yüksek tutarın nedeni, yabancı ziyaretçiler için uygulanan ‘Süreli Blok Sergi’ (Temporary Blockbuster Exhibition) tarifesiydi. Rusya genelindeki 18 farklı müzeden nadide eserlerin toplandığı bu devasa özel sergi için müze yönetimi ayrı bir fiyatlandırma yapmıştı. Ancak ilk salonu büyük bir hayranlıkla gezip ikinci bölüme geçmek istediğimde büyük bir sürprizle karşılaştım. Üst kata çıkan görkemli merdivenlerin önü tamamen kapatılmıştı. Kapanış saatine denk geldiğim için yukarı alanların ziyarete kapandığını o an fark ettim.</p>

<p>Müze içerisindeki restoran bölümüne yakın, ziyaretçilere bilgi veren genç çalışanların yanına gittim. Nereli olduğumu sorup Türk olduğumu öğrendiklerinde son derece sıcak davrandılar. Bana üst katların seyahat saatinin bittiğini, bu biletin sadece ilk katı kapsadığını ve ertesi gün aynı biletle devam edemeyeceğimi anlattılar. Rusya’da orta yaş ve üzeri kesim dil ve sıcakkanlılık konusunda mesafeli olsa da genç nesil hem iyi derecede yabancı dil biliyor hem de yardım etmek için can atıyor. Gençlere teşekkür ederek o gün için sadece giriş katında yer alan resim alanlarını gezmek üzere sergi salonuna yöneldim.</p>

<p><img alt="Rus Müzesi The Benois Wing Stok Foto" class="detail-photo img-fluid" height="529" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/rus-muzesi-the-benois-wing-stok-foto.webp" width="800" /></p>

<p><strong>RUS ORMANININ DERİNLİKLERİNDEN AVANGARD BAHÇELERE</strong></p>

<p>Giriş katında beni karşılayan sanat dünyası, yaşadığım tüm o bilet stresini bir anda unutturdu. İlk olarak Rus doğa ressamlığının en büyük dehası İvan Şişkin’in (1832-1898) <i>‘The Russian Forest’ (Rus Ormanı)</i> adlı muazzam süreli sergisine adım attım. Şişkin’in fırçasından çıkan çam ağaçları, yapraklardan sızan gün ışığı ve sisli nehir kenarları o kadar gerçekçiydi ki tablolara bakarken burnunuza taze yosun ve çam kokusu geliyor gibi hissediyordunuz.</p>

<p><img alt="İvan Şişkin Sergi Esra Çekim(2)" class="detail-photo img-fluid" height="1530" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/ivan-siskin-sergi-esra-cekim2.jpeg" width="2040" /></p>

<p>Hemen ardından Rus avangard hareketinin öncülerinden Pyotr Konçalovski’nin (1876-1956) <i>‘Garden in Bloom’ (Çiçek Açan Bahçe)</i> sergisine geçtim. Şişkin’in realist ve dingin doğasının aksine Konçalovski’nin renk patlamalarıyla dolu, coşkulu ve modern tarzı büyüleyici bir kontrast oluşturuyordu. Bu iki dahi sanatçının eserleri arasında gezinirken Rus ruhunun doğaya ve renklere olan tutkusuna bir kez daha hayran kaldım.</p>

<p><img alt="Pyotr Konçalovsk Sergi Esra Çekim (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1530" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/pyotr-koncalovsk-sergi-esra-cekim-2.jpeg" width="2040" /></p>

<p><strong>HENDEKLERİN KORUYAMADIĞI BİR İMPARATOR: MİKHAİLOVSKY ŞATOSU</strong></p>

<p>Aslında bu bilet ve dil probleminin bir benzerini bundan altı ay önceki kış seyahatimde de yaşamıştım. Rus Devlet Müzesi’nin ana yerleşkesine bağlı olan ve mimarisiyle göz kamaştıran ünlü Mikhailovsky Şatosu’nu (Mühendisler Şatosu) gezerken de aynı duvarlara çarpmıştım. Şatonun harika resim ve heykel sergileri arasında büyülenmiş bir şekilde ilerlerken bir kapıdan diğerine geçmek istediğimde 50-60 yaşlarında olduklarını tahmin ettiğim görevliler biletimi inceleyip geçemeyeceğimi söylemişlerdi. Çeviri uygulamalarına rağmen bir türlü anlaşamamıştık; sadece danışmadaki orta yaşlı bir kadın dört dili kusursuz konuşuyordu ama benim kendimi ifade edecek kadar olan basit İngilizcemle ek bilet alma talebime o da çare olamamıştı. Belki de yine ziyaret saati geçmişti ama o meşhur Rus aksanı ile benim basit cümlelerim birbiri içinde kaybolmuş, anlaşamamıştık.</p>

<p><img alt="The St Michael’s Şatosu Esra Çekim" class="detail-photo img-fluid" height="867" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/the-st-michaels-satosu-esra-cekim.jpg" width="1498" /></p>

<p>O kış seyahatinde bilet krizine rağmen beni en çok büyüleyen şey şatonun bizzat kendisi ve barındırdığı trajik hikayeydi. Şato, Çar I. Pavel tarafından 18. yüzyılın hemen sonunda, kendisini suikastlardan koruması için adeta siber bir kale gibi inşa ettirilmişti. Dört bir tarafı derin hendeklerle, su kanallarıyla ve açılır kapanır köprülerle çevrili olan bu kale-saray, ne yazık ki imparatorun acı sonunu engelleyemedi. I. Pavel, büyük bir güvenlik paranoyasıyla yaptırdığı ve içine taşındıktan sadece kırk gün sonra, bizzat kendi yatak odasında soyluların düzenlediği kanlı bir saray darbesiyle boğularak öldürüldü. Bugün o hendeklerin arasından geçip şatoya girerken koridorlarda hala o ihanetin ve bitmeyen bir paranoyanın soğuk nefesini hissedebiliyorsunuz.</p>

<p><img alt="The St Michael’s Şatosu Esra Çekim 2" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/the-st-michaels-satosu-esra-cekim-2.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>YARIDA KALAN RANDEVU</strong></p>

<p>Rus Devlet Müzesi’nin ek binasındaki o muhteşem iki sergiyi bitirip dışarı çıktığımda, St. Petersburg’un batmayan güneşi caddeleri hala aydınlatıyordu. Gişedeki dil bariyeri, kapanan merdivenler ve altüst olan planlar yüzünden müzenin o dillere destan ana binasını ve üst katlardaki kalıcı koleksiyonları göremeden günü tamamlamak zorunda kalmıştım. Ancak içimde bir hayal kırıklığı yoktu; aksine, bu devasa müzenin beni içine çeken büyüleyici atmosferi, yarın buraya çok daha hazırlıklı ve kararlı bir şekilde geri dönmem gerektiğinin sinyallerini veriyordu.</p>

<p><i>Rus Devlet Müzesi’nin asıl kalbi olan ana binadaki görkemli salonlar, göz kamaştırıcı başyapıtlar ve o devasa saray koridorlarında attığım adımlar bir sonraki yazıda...</i></p>

<p><img alt="Esra Müze Yanı Çekim" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/esra-muze-yani-cekim.jpeg" width="1536" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ESRA YAĞCI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER, TURİZM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/tuvalden-sizan-rus-ruhu-rus-devlet-muzesi-ve-satonun-gizemleri</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/pyotr-koncalovsk-sergi-esra-cekim-3.jpeg" type="image/jpeg" length="15881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez'den Azerbaycan'a kültür köprüsü]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezden-azerbaycana-kultur-koprusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezden-azerbaycana-kultur-koprusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi tarafından hazırlanan Türkiye Seçkisi Kitaplığı, dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın Gence şehrindeki Haydar Aliyev Merkezi'nde düzenlenen törenle hizmete açıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye ile Azerbaycan arasındaki "tek millet, iki devlet" anlayışına dayanan dostluk ve kardeşlik ilişkileri, kültürel bir projeyle daha da güçlendi. Antalya Kepez Belediyesi tarafından hazırlanan Türkiye Seçkisi Kitaplığı, Azerbaycan'ın Gence kentinde bulunan Haydar Aliyev Merkezi'nde düzenlenen törenle açıldı. Açılış programı, Azerbaycan Millî Lideri Haydar Aliyev'in anıtının ziyaret edilmesi ve anıt önüne çiçek bırakılmasıyla başladı. Anma programının ardından Haydar Aliyev Merkezi'nde gerçekleştirilen Türkiye Seçkisi Kitaplığı açılış törenine çok sayıda protokol üyesi ve davetli katıldı.<br />
Programda Gence Vali Yardımcısı Adil Tağıyev, Azerbaycan Kültür Bakanlığı Azerbaycan Dili, Edebiyatı ve Siyaseti Bölüm Müdürü Vasif Kurbanzade, Türkiye Cumhuriyeti Gence Başkonsolosu Recep Öztop, Haydar Aliyev Merkezi Müdiresi İlknur İskenderova, Kepez Belediyesi Başkan Yardımcısı Evrim Yalçın, Kepez Belediyesi Kütüphaneler Birimi Sorumlusu Oğuzhan Ceylan ve Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Azer İsmayil birer konuşma yaptı.<br />
<img alt="A W743226 03" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w743226-03.jpg" width="3000" /><br />
<strong>"Kardeşliğimiz kültürle daha da güçleniyor"</strong><br />
Törende konuşan Kepez Belediyesi Başkan Yardımcısı Evrim Yalçın, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün selamlarını ileterek Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tarihî ve güçlü temeller üzerine kurulduğunu vurguladı.Yalçın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Azerbaycan'ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir." sözünü hatırlatarak, Haydar Aliyev'in "Tek millet, iki devlet" anlayışının iki ülke arasındaki dostluk ve dayanışmanın en güçlü ifadesi olduğunu belirtti. Kepez Belediyesi tarafından Gence'ye kazandırılan Türkiye Seçkisi Kitaplığı'nın, iki ülke arasındaki kardeşliğin kültürel alandaki somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yalçın, projenin ortak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacağını söyledi.<br />
<img alt="A W743226 02" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w743226-02.jpg" width="3000" /><br />
<strong>623 eserden oluşan özel koleksiyon</strong><br />
Kepez Belediyesi tarafından oluşturulan Türkiye Seçkisi Kitaplığı, toplam 623 eserden oluşuyor. Türkiye Seçkisi Kitaplığı; klasik Türk edebiyatı, çağdaş Türk edebiyatı, roman, hikâye ve şiir türlerindeki seçkin eserlerin yanı sıra Cumhuriyet dönemi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk tarihi, kültürü, medeniyeti ve düşünce hayatına ışık tutan kaynaklardan oluşan kapsamlı bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Seçkide ayrıca Türkiye'de yayımlanan, Azerbaycan'ın tarihi, kültürü, edebiyatı ve iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini konu alan eserler de yer alıyor.<br />
Son yıllarda hayata geçirdiği modern kütüphanecilik anlayışı, tematik kütüphaneleri, zengin koleksiyonları ve okuma kültürünü yaygınlaştıran örnek uygulamalarıyla dikkat çeken Kepez Belediyesi, bu birikimini dost ve kardeş ülke Azerbaycan'a taşıyarak uluslararası kültürel iş birliğine de katkı sunuyor. Gence'de açılan Türkiye Seçkisi Kitaplığı'nın, iki ülke arasındaki kültürel etkileşimi güçlendirmesi ve ortak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.<br />
Açılış törenine; Gence Vali Yardımcısı Adil Tağıyev, Azerbaycan Kültür Bakanlığı Azerbaycan Dili, Edebiyatı ve Siyaseti Bölüm Müdürü Vasif Kurbanzade, Türkiye Cumhuriyeti Gence Başkonsolosu Recep Öztop, Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçiliği Azerbaycan Kültür Merkezi Müdürü ve Kültür Ateşesi Samir Abbasov, Haydar Aliyev Merkezi Müdürü İlknur İskenderova, Nizami Gencevi Müzesi Müdürü Teymur Aliyev, Gence-Taşkesen Kültür Bölge Müdürü Nail Memmedov, Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Azer İsmayil, Azerbaycan Kültür Bakanlığı temsilcileri, Antalya Kepez Belediyesi heyeti adına; Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ü temsilen Belediye Başkan Yardımcısı Evrim Yalçın, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Birsen Atmaca ile Kütüphaneler Birimi Sorumlusu Oğuzhan Ceylan katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezden-azerbaycana-kultur-koprusu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w743226-01.jpg" type="image/jpeg" length="14019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez'de 'Bardakçı Baba' büyük ilgi gördü]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezde-bardakci-baba-buyuk-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezde-bardakci-baba-buyuk-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Kent Tiyatrosu’nun Kasım ayında başlattığı yetişkin tiyatro atölyesi, yılsonu gösterimiyle seyirci karşısına çıktı. Tiyatro eğitimleriyle yeteneklerini geliştiren kursiyerlerin sahneye taşıdığı 'Bardakçı Baba' adlı oyun, sanatseverlerden büyük beğeni topladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi’nin Mimar Sinan Akademi çatısı altında müzikten tiyatroya ve sanatın farklı alanlarına uzanan eğitimleriyle kursiyerler, yeteneklerini geliştirme ve kendilerini ifade etme fırsatı buluyor. Kepez Kent Tiyatrosu’nun Kasım ayında başlayan Yetişkin Tiyatro Atölyesi de, eğitim çalışmalarını tamamlayarak yılsonu gösterimiyle izleyici karşısına çıktı. Yaklaşık bir yıl süren eğitim sürecinde sahne pratikleri üzerine çalışan kursiyerler, hazırladıkları oyunla tiyatroseverlerle buluştu. Neşet Ertaş STK Merkezi’nde sahnelenen “Bardakçı Baba” adlı tiyatro oyunu, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Gösterimi izleyen Kepez Belediyesi Başkan Yardımcısı Evrim Yalçın, kursiyerleri emeklerinden dolayı kutlayarak, kurs bitirme belgelerini takdim etti.</p>

<p><img alt="Kepez Kent Tiyatrosunun Yetiskin Atolyesi Seyirci Karsisinda 3" class="detail-photo img-fluid" height="1974" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/kepez-kent-tiyatrosunun-yetiskin-atolyesi-seyirci-karsisinda-3.JPG" width="3000" /></p>

<p><strong>MİMAR SİNAN AKADEMİ ÇOK ÖNEMLİ BİR PROJE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün sevgi ve selamlarını ileten Yalçın, Mimar Sinan Sanat Akademi’nin önemli projelerden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Başkanımız görevi devraldıktan sonra en önemli projelerinden birisi de Mimar Sinan Akademi oldu. Bugün de burada bunun sonucu olan, halkımızdan oluşan seyircilerimizin karşısına çıkan bir tiyatro grubunun bir yıllık eğitimden sonra sahnelediği oyunun ilk günündeyiz. İnşallah devamı gelecek. Bugün iki ayrı grubu bir arada izleme fırsatı bulduk. Bir tarafta kursiyerlerimizin gösterisi, diğer tarafta oyuncularımızın yönetmenlik deneyimini gördük. Onları oyuncuyken izlemek bizim için ayrı bir gururdu, şimdi yönetmenlik yaparken görmek de ayrı bir gurur verdi. Herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Seyircilerimize de salonlarımızı doldurdukları için teşekkür ediyoruz. Bu arkadaşlarımıza profesyonel oyunlarımızda da yer vermeyi umut ediyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="Kepez Kent Tiyatrosunun Yetiskin Atolyesi Seyirci Karsisinda 2" class="detail-photo img-fluid" height="1304" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/kepez-kent-tiyatrosunun-yetiskin-atolyesi-seyirci-karsisinda-2.JPG" width="2000" /></p>

<p><strong>BARDAKÇI BABA</strong></p>

<p>Oyun; uydurma bir yalanın kulaktan kulağa yayılarak bir mahalleyi, medyayı, din insanlarını ve din tacirlerini peşinden sürüklemesini; ardından da kapitalist sistemin bu batıl inancı ezmek yerine kendi içine dahil edip bir ticari ortaklığa dönüştürmesini mizahi ve eleştirel bir dille ele alır. Temelde toplumsal cehalet, sorgulamadan inanma alışkanlığı ve sermaye-siyaset ilişkileri açık biçim bir orta oyunu tarzıyla masaya yatırılır.</p>

<p><img alt="Kepez Kent Tiyatrosunun Yetiskin Atolyesi Seyirci Karsisinda 9" class="detail-photo img-fluid" height="1335" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/kepez-kent-tiyatrosunun-yetiskin-atolyesi-seyirci-karsisinda-9.JPG" width="2000" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kepez Belediyesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezde-bardakci-baba-buyuk-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/kepez-kent-tiyatrosunun-yetiskin-atolyesi-seyirci-karsisinda-5.JPG" type="image/jpeg" length="48366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rus edebiyatının izleri: St. Petersburg yazar müzeleri]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/rus-edebiyatinin-izleri-st-petersburg-yazar-muzeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/rus-edebiyatinin-izleri-st-petersburg-yazar-muzeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dostoyevski’den Anna Ahmatova’ya uzanan büyüleyici bir rota; St. Petersburg sokaklarında Rus edebiyatının dev kalemlerinin izini sürdüğümüz edebi bir keşif yolculuğu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Esra Yağcı’dan St. Petersburg ve Vyborg seyahat günlüğü (2)</strong></p>

<p>BUNDAN altı ay önce, Aralık ayının o dondurucu ve karanlık günlerinde St. Petersburg’a ilk geldiğimde zaman algım bambaşkaydı. O dönem Bolshaya Konyushennaya Caddesi’ne yakın merkezi bir noktada kalıyor, toplu taşımaya hiç ihtiyaç duymadan her yere yürüyerek ulaşıyordum. Ancak o seyahatte beni en çok şaşırtan, kuzeyin o alışık olmadığım kısa gündüzleriydi. Aralık ayında St. Petersburg’da güneş sabah ancak 10.00’da tembelce yüzünü gösteriyor, öğleden sonra daha saat 16.00’yı yeni geçmişken şehir zifiri karanlığa gömülüyordu. Antalya’dan yola düşmüş biri olarak bu benim için şaşırtıcı bir durumdu. Sabahları saat 10.00’da bile dışarısı gece yarısı gibi olduğundan yataktan kalkmak bir hayli zorlaşıyor, ben de tatilin tadını çıkarmak için uykumu iyice alıp şehri keşfe ancak öğleye doğru çıkabiliyordum. O kış yolculuğunda, kaldığım yere oldukça uzak bir mesafede olmasına rağmen inatla yürüyerek gittiğim durak, büyük usta Fyodor Dostoyevski’nin (1821-1881) ömrünün son yıllarını geçirdiği ve <i>Karamazov Kardeşler</i>’i yazdığı ev, yani bugünkü Dostoyevski Müzesi olmuştu.</p>

<p><img alt="Dostoyevski Müze Karamazov Kardeşle Resra Çekim (2)" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/dostoyevski-muze-karamazov-kardesle-resra-cekim-2.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Bu kez ise tam tersi bir büyüyle sarmalanmış durumdayım. Gecenin karanlığının sizi asla bulmadığı Beyaz Geceler'de, zaman algısı tamamen altüst oluyor. Gece yarısı uykunuzdan uyanıp gökyüzündeki aydınlığı görünce sabah oldu sanıyor, saate baktığınızda ise henüz gece 04.00 olduğunu fark edip şaşkınlıkla yatağa dönüyorsunuz. Sabah gerçek uyanma vakti geldiğinde ise vücudunuz o bitmeyen gün ışığının yorgunluğuyla bu kez yataktan hiç çıkmak istemiyor. İşte bu aydınlık karmaşanın içinde, Rus edebiyatının dünyaca ünlü kalemlerinin izini sürmek üzere yeniden yollara düştüm.</p>

<p><img alt="Dostoyevski Müze Esra Çekim (1)" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/dostoyevski-muze-esra-cekim-1.jpeg" width="1280" /></p>

<h3><strong>DİJİTAL KOLAYLIK, OTOBÜS MACERALARI VE TANIDIK BİR YARDIMSEVERLİK</strong></h3>

<p>Bu ikinci seyahatimizde Smolny Katedrali’ne yakın bir konumda konaklıyordum. Rusya’nın o meşhur şairlerinden Anna Ahmatova’nın müzesine gitmek için bu kez otobüse binmem gerekti. Ancak Rusya’da toplu taşımada uluslararası kredi kartlarını kullanmak imkansız; ya yerel bir ulaşım kartınız ya da Rus bankalarına ait bir kartınız olmak zorunda. Neyse ki bu konuda çok şanslıydım; Rus bir arkadaşım kendi banka kartını telefonumdaki cüzdan uygulamasına eklememe izin verdi. Ben de ona gönderdiğim tutarı ruble olarak hesabına aktardım. Bu sayede seyahat boyunca otobüslerden müzelere kadar her yerde ödemelerimi telefonla, dijital olarak saniyeler içinde hallettim ve neredeyse hiç nakit harcamadım.</p>

<p>Otobüse bindiğimde ineceğim durağı tam kestiremeyip yanımda oturan orta yaşlı bir adama İngilizce soru sordum; hatta anlaması için telefonumdan Rusça çevirisini de gösterdim. Ancak adam yüzüme sadece boş gözlerle bakmakla yetindi. Tam o sırada yanımızda oturan genç bir Rus kadın güleryüzle araya girerek İngilizce yardım edebileceğini söyledi. Yandex Haritalar üzerinden inmem gereken yeri detaylıca anlattı, hatta durak yaklaştığında arkadan seslenerek beni uyardı. Slavların dışarıdan mesafeli durdukları bir gerçek; sıcaklıklarını genellikle sadece yakın dostlarına açıyorlar. Ancak yabancı birinin yardıma ihtiyacı olduğunu gördüklerinde asla arkalarını dönmüyorlar. Tıpkı bizim kültürümüzdeki gibi adresi tam bilmeseler bile yardım etmek için çabalıyorlar, biliyorlarsa da rehberlik etmekten hiç çekinmiyorlar. Tek farkı, eğer gerçekten bilmiyorlarsa sadece "Bilmiyorum" deyip çekiliyorlar.</p>

<p><img alt="Ahmedova Müzesi Esra Çekim (11)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/ahmedova-muzesi-esra-cekim-11.jpeg" width="1599" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ŞİİRLER VE PİYANO SESİYLE ÇEVRİLİ BİR EV: ANNA AHMATOVA MÜZESİ</strong></h3>

<p>Otobüsten indikten sonra nehir kenarındaki Şeremetev Sarayı’nın güney kanadında yer alan Anna Ahmatova Müzesi’ni kolayca buldum. Müzenin girişi, Liteynıy Bulvarı üzerindeki geniş ve yeşil bir parkın içinden geçilerek yapılıyor. Parkın içine adım atar atmaz, yakınlardaki müzik okulundan yükseldiğini tahmin ettiğim duru bir piyano sesi rüzgara karıştı. Parktaki bir gencin parmaklarından dökülen büyüleyici piyano melodileri eşliğinde ise gölgeli ağaçların altından geçerek müzeye doğru yürüdüm. Müze girişindeki kemerli pasajın duvarları ise adeta yaşayan bir hafıza gibiydi; dünyanın dört bir yanından gelen modern şairlerin ve ziyaretçilerin scrawled (karalanmış) ettiği şiir satırları, grafitiler ve mesajlarla kaplıydı.</p>

<p><img alt="Ahmedova Müze Bahçesi Kemer Duvarda Görsel" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/ahmedova-muze-bahcesi-kemer-duvarda-gorsel.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Anna Ahmatova (1889-1966), Sovyet rejiminin en ağır baskılarını, eşinin kurşuna dizilmesini ve oğlunun gulag kamplarına sürülmesini bu evde yaşamış, ünlü <i>Requiem (Ağıt)</i> şiirini bu odalarda gizlice kaleme almıştı. Bir dönem saray olan bu binanın Sovyet döneminde nasıl bir komünel apartmana dönüştüğünü, Ahmatova’nın o baskı yıllarında her an izlenme korkusuyla yaşadığı odaları görmek beni derinden etkiledi. Müze, parlak bir sergiden ziyade eksik parçalarla yaşanmış acıların ağırlığıyla inşa edilmiş yaşayan bir anıttı.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td><img alt="Ahmedova Müzesi Esra Çekim (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/ahmedova-muzesi-esra-cekim-1.jpeg" width="1600" /></td>
   <td><img alt="Ahmedova Müzesi Esra Çekim (10)" class="detail-photo img-fluid" height="1201" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/ahmedova-muzesi-esra-cekim-10.jpeg" width="1600" /></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3><strong>MOİKA NEHRİ KIYISINDA PUŞKİN’İN TRAJİK VEDASI</strong></h3>

<p>Ahmatova’nın hüznünü geride bırakıp caddeye çıktığımda, ilk seyahatimden aşina olduğum yollar bana rehberlik etti. Hiç haritaya bakma ihtiyacı hissetmeden, modern Rus edebiyatının kurucusu kabul edilen Aleksandr Puşkin’in son evine, Moika Nehri 12 numara adresindeki müzesine doğru yürümeye başladım. Yol boyunca nehir kanallarında botlarla teknelerle tur atan, gezintinin tadını çıkararak eğlenen neşeli insan kalabalıklarını izledim. Yolum, o muhteşem rengarenk kubbeleriyle yükselen <i>Kurtarıcı İsa’nın Dirilişi Kilisesi</i>’nin (Kanlı Kilise) hemen yanından ağaçlıklı ve geniş caddelerden geçerek beni Moika kıyısına ulaştırdı.</p>

<p><img alt="Ahmedova'dan Puşkin'e Yürüyüş" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/ahmedovadan-puskine-yuruyus.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Puşkin Müzesi’ne vardığımda bilet gişesinde küçük bir anlaşmazlık yaşadık. Ben sadece içeriye girip kendi başıma gezebileceğim normal bir bilet istiyordum ancak görevli kadın sürekli rehberli bir turdan bahsediyordu. Bunu istemediğimi anlatmaya çalışsam da sonradan öğrendim ki müzenin hassas tarihi dokusunu korumak adına içeriye bireysel, serbest girişler zaten yasakmış; ziyaretler zorunlu olarak bir sesli rehber (audioguide) veya tur eşliğinde yapılıyormuş. Yabancılar için farklı bir fiyat tarifesi uygulanıyordu ve sesli rehber dahil bilet için 800 ruble ödedim, bu Ahmatova Müzesi’ne ödediğimin neredeyse iki katıydı.</p>

<p><img alt="Puşkin Müze Esra Çekim (7)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/puskin-muze-esra-cekim-7.jpeg" width="1599" /></p>

<p>İçeri adım attığımda ise o paraya fazlasıyla değdiğini anladım. Puşkin’in (1799-1837) henüz 37 yaşındayken eşinin onurunu korumak adına Fransız subay d'Anthes ile giriştiği o trajik düelloda ölümcül şekilde yaralanıp getirildiği ve son nefesini verdiği odada bulunmak tüyler ürpertici bir duyguydu. Rus şiirinin güneşinin söndüğü o kütüphane odası, çalışma masası ve şairin öldüğü an durdurulan saat, insanı adeta 19. yüzyılın o melankolik atmosferine ışınlıyordu.</p>

<h3><img alt="Puşkin Müze Esra Çekim (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/puskin-muze-esra-cekim-3.jpeg" width="1600" /></h3>

<h3><strong>MİHAYLOVSKİ BAHÇESİ’NDE BİR ROMAN KAHRAMANI GİBİ</strong></h3>

<p>Tüm bu yoğun edebi gezilerin, Dostoyevski, Ahmatova ve Puşkin’in ruhunu solumanın ardından, Kanlı Kilise’nin hemen yanında ve Rus Devlet Müzesi’nin arkasında uzanan o devasa park alanına, yani Mihaylovski Bahçesi’ne (Mikhailovsky Garden) geçtim. Park o kadar büyüktü ki hem şehir dışından gelen turistler hem de yerel halk, asırlık ağaçların koyu gölgelerinde huzurla yürüyüş yapıyor, bazıları ise çimlerin üzerine uzanmış anın tadını çıkarıyordu.</p>

<p>Parkın neredeyse her köşesinde, Rusya’ya özgü soğuk içecekler, dondurmalar ve lezzetli hamur işleri satan şirin, mini büfe tarzı arabalar ve kulübeler dizilmişti. Akşama doğru saatlerce yürümenin getirdiği yorgunlukla kendime yemek yerine sıcak bir kahve ve küçük bir atıştırmalık aldım. Yeşilliklerin arasında bir banka oturup etrafta özgürce gezinen güvercinleri izlerken gökyüzünün o hiç kaybolmayan masalsı ışığı altında kendimi bir Rus romanının satırları arasında yaşayan bir kahraman gibi hissettim.</p>

<p><img height="1599" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/park-dinlenme-esra-cekim.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Mihaylovski Bahçesi'nin sakinliğinde kahvemi yudumlarken hemen arkamda yükselen sarayın duvarları arkasındaki devasa sanat evreni beni çağırıyordu. Bu büyüleyici edebi rotanın ardından Rus sanatının ruhunu ve başyapıtlarını keşfetmek üzere adımlarım bir sonraki yazıda bizi Rus Devlet Müzesi’nin görkemli salonlarına götürecek.</p>

<p><img alt="Mihaylovski Bahçesi Kahve Yazı Sonu Esra Çekim" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/mihaylovski-bahcesi-kahve-yazi-sonu-esra-cekim.jpeg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ESRA YAĞCI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/rus-edebiyatinin-izleri-st-petersburg-yazar-muzeleri</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 05:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/chatgpt-image-9-tem-2026-02-29-10-1.png" type="image/jpeg" length="61314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’nın şelaleleri doğaseverlerin gözdesi]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyanin-selaleleri-dogaseverlerin-gozdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyanin-selaleleri-dogaseverlerin-gozdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin turizm başkentlerinden Antalya, masmavi denizi, tarihi yapıları ve zengin kültürel mirasının yanı sıra doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerini büyülüyor. Kentin farklı bölgelerinde yer alan şelaleler, yılın her döneminde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında bulunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’ya gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerin başında gelen şelaleler büyük ilgi görmeye devam ediyor. Serin havası, yemyeşil bitki örtüsü ve etkileyici manzaralarıyla öne çıkan şelaleler, hem doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenlerin hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DOĞANIN KALBİNDE EŞSİZ BİR ATMOSFER</strong><br />
Antalya’nın en çok ziyaret edilen doğal alanlarından biri olan Düden Şelalesi, iki farklı noktada ziyaretçilerini ağırlıyor. Yukarı Düden Şelalesi, ağaçlarla çevrili yürüyüş yolları, mağarası ve dinlenme alanlarıyla sakin bir ortam sunarken, Aşağı Düden Şelalesi ise falezlerden Akdeniz’e dökülen sularıyla kentin simgeleri arasında yer alıyor. Özellikle gün doğumu ve gün batımında oluşan manzara, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor ve sosyal medyada en çok paylaşılan doğal görüntüler arasında bulunuyor.<br />
Kurşunlu Şelalesi ise sık çam ormanlarının içinde yer alması nedeniyle doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlerin ilk tercihleri arasında gösteriliyor. Kuş sesleri eşliğinde yürüyüş yapma imkânı sunan bölge, doğal yaşamı yakından gözlemlemek isteyen ziyaretçiler için de önemli bir durak olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>MANAVGAT ŞELALESİ HER MEVSİM İLGİ GÖRÜYOR</strong><br />
Manavgat ilçesinde bulunan Manavgat Şelalesi, yüksekliğiyle değil geniş su yatağı ve güçlü akışıyla dikkat çekiyor. Şelalenin çevresindeki seyir alanları, kafeler ve dinlenme noktaları ziyaretçilere rahat bir gezi deneyimi sunuyor. Yaz aylarında serinlemek isteyen ailelerin yoğun ilgi gösterdiği bölge, ilkbahar aylarında artan su debisiyle daha etkileyici bir görünüm kazanıyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 08 At 12.35.19" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-123519.jpeg" width="900" /></p>

<p><strong>DOĞA TURİZMİNE KATKI SAĞLIYOR</strong><br />
Uzmanlar, Antalya’daki şelalelerin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, doğa turizminin gelişmesine sağladığı katkıyla da önemli olduğunu belirtiyor. Doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık, kuş gözlemciliği ve çevre eğitimi gibi etkinlikler, şelalelerin bulunduğu alanlarda giderek daha fazla ilgi görüyor. Bu durum, ziyaretçilerin yalnızca deniz turizmine değil, doğa odaklı gezi rotalarına da yöneldiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>YEREL EKONOMİYE DESTEK</strong><br />
Şelaleleri görmek için Antalya’ya gelen ziyaretçiler, çevredeki restoranlar, kafeler, pansiyonlar ve hediyelik eşya işletmelerine de katkı sağlıyor. Özellikle yaz sezonunda artan turist yoğunluğu, bölge esnafının gelirlerini olumlu yönde etkiliyor. Turizm işletmecileri, doğal alanlara yönelik ilginin her yıl arttığını ve ziyaretçilerin daha uzun süre bölgede vakit geçirmeye başladığını ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 08 At 12.35.20" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-123520.jpeg" width="900" /></p>

<p><strong>ÇEVRENİN KORUNMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR</strong><br />
Yetkililer, doğal alanların gelecek nesillere aktarılabilmesi için ziyaretçilerin çevre temizliğine özen göstermesi gerektiğini hatırlatıyor. Atıkların çöp kutularına bırakılması, bitki örtüsüne zarar verilmemesi ve belirlenen yürüyüş yollarının dışına çıkılmaması konusunda uyarılar yapılıyor. Çevre gönüllüleri de belirli dönemlerde düzenlenen temizlik etkinlikleriyle şelale çevrelerinin korunmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>ZİYARETÇİLER MEMNUN AYRILIYOR</strong><br />
Şelaleleri gezen ziyaretçiler, doğal güzelliklerin kendilerine şehir yaşamının yoğun temposundan uzaklaşma fırsatı sunduğunu belirtiyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde serin atmosferiyle dikkat çeken bu alanlar, aileler, doğa sporlarıyla ilgilenenler ve fotoğraf meraklıları için vazgeçilmez gezi rotaları arasında yer alıyor. Bölgeyi ziyaret eden turistler, Antalya’nın yalnızca deniz ve güneşten ibaret olmadığını, doğa turizmi açısından da zengin seçenekler sunduğunu ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 08 At 12.35.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-123519-1.jpeg" width="900" /></p>

<p><strong>GELECEK KUŞAKLARA BIRAKILACAK BİR DOĞAL MİRAS</strong><br />
Uzmanlar, doğal kaynakların korunmasının sürdürülebilir turizmin temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor. Şelalelerin çevresinde yürütülen koruma çalışmaları ve çevre bilincini artırmaya yönelik projelerin, bu doğal alanların gelecek kuşaklara sağlıklı biçimde aktarılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Antalya’nın şelaleleri, eşsiz manzaraları, zengin bitki örtüsü ve huzurlu atmosferiyle hem Türkiye’den hem de dünyanın farklı ülkelerinden gelen ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor. Doğanın sunduğu bu benzersiz güzellikler, kentin turizm çeşitliliğini artırırken Antalya’yı yalnızca deniz turizmiyle değil, doğa turizmiyle de öne çıkaran önemli değerler arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MÜRÜVET ÇETİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyanin-selaleleri-dogaseverlerin-gozdesi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-123520-1.jpeg" type="image/jpeg" length="57025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazanın ritmi, toprağın hafızası: Aşurenin küresel yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/kazanin-ritmi-topragin-hafizasi-asurenin-kuresel-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/kazanin-ritmi-topragin-hafizasi-asurenin-kuresel-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kazanlar kaynayıp da kokusu mahalleye yayıldığında, çoğumuz onun sadece bizim coğrafyamıza ait bir imza olduğunu düşünürüz. Oysa antropolojik kayıtlar ve tarihsel kaynaklar başka bir öykü anlatıyor: Aşure, sınırları ve inançları aşan, Mezopotamya’dan doğup dünyaya yayılan insanlığın en eski ortak ritüellerinden biri]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>EVİN kapısı çalınır, elinde dumanı tüten bir kaseyle komşu belirir. Üzeri nar taneleriyle bezeli, tarçın kokulu o kase, Türk toplumunda sadece bir tatlı değil toplumsal hafızanın, paylaşmanın ve bir arada yaşama sanatının en tatlı vesikası. Bizler aşureyi Muharrem ayının onuncu gününe, Nuh’un Gemisi’nin karaya oturduğu o kurtuluş gününe ya da Kerbela’nın dinmeyen sızısına mühürleriz.</p>

<p>Peki, bu kadim gelenek tüm Müslümanların ortak pratiği midir? İlginçtir ki hayır. Bugün Endonezya, Malezya gibi Asya Müslümanlarında ya da Arap dünyasının büyük bölümünde Muharrem ayının 10. günü oruçla veya dualarla huşu içinde idrak edilse de mutfakta böyle bir 'aşure pişirme ve dağıtma' kültürü bulunmaz. Hatta birçoğu bu geleneği ilk kez Türkiye'ye geldiklerinde hayretle görür. Bizim anladığımız anlamda toplumsal bir festivale dönüşen aşure, İslam aleminde neredeyse tamamen Türk kültür havzasına özgü.</p>

<p>Ancak bu durum aşurenin yerel bir kültür olduğunu göstermez. Tam aksine, akademik makalelerin satır aralarına ve antropolojik kayıtlara bakıldığında, karşımıza tek bir inanca veya topluma sığmayacak kadar devasa bir dünya mozaiği çıkar.</p>

<p><img alt="Asure Aa 1893317" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/asure-aa-1893317.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>AŞURE SADECE MÜSLÜMAN TÜRKLERDE Mİ VAR? AKADEMİK KAYITLAR NE DİYOR?</strong></h3>

<p>Tarihsel ve antropolojik araştırmalar, aşurenin kökeninin İslamiyet öncesine, hatta tarımın ve buğday kültürünün ilk filizlendiği Mezopotamya dönemine kadar uzandığını gösteriyor. Yemek kültürü araştırmacısı Aylin Öney Tan ve çeşitli halk bilimi makalelerinde belirtildiği üzere aşure benzeri ritüel yemekleri Çin’den İngiltere’ye, Ortadoğu’dan Balkanlar’a kadar çok geniş bir coğrafyada, farklı isimler ve inanç kökenleriyle yaşıyor.</p>

<p>Aşure geleneğinin dünyadaki izlerini şöyle sembolleştirebiliriz:</p>

<p><strong>[MEZOPOTAMYA</strong>: <strong>Tarım ve Buğday Kültürünün Doğuşu] </strong></p>

<p>├─► <strong>[MÜSLÜMAN-TÜRK DÜNYASI]:</strong> Muharrem Ayı, Paylaşım, Komşuluk, Kerbela (Aşure)</p>

<p>├─► <strong>[ERMENİ KÜLTÜRÜ]: </strong>Yılbaşı ve Noel Ritüeli (Anoushabour)</p>

<p>├─► <strong>[RUM / ORTODOKS KÜLTÜRÜ]: </strong>Anma ve Bereket Ritüeli (Koliva / Kollyva)</p>

<p>└─► <strong>[SEFARAD YAHUDİLERİ]:</strong> Tu BiŞvat / Ağaçların Yılbaşı Bayramı (Trigo Koço)</p>

<p>Görüldüğü gibi, aynı buğday tanesi farklı kazanlarda, farklı dualarla ama hep aynı bereket arzusuyla kaynıyor.</p>

<p><img alt="Koliva" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/istock-970345144-1200x675.webp" width="1200" /></p>

<h3><strong>FARKLI İNANÇLAR, AYNI KAZAN: ERMENİ, RUM VE YAHUDİ KÜLTÜRÜNDE AŞURE </strong></h3>

<p>Sınırları biraz genişlettiğimizde karşımıza çıkan tablo, bu yiyeceğin dinler üstü bir barış sembolü olduğunu kanıtlar nitelikte:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ermeni Kültüründe 'Anoushabour' (Anuşabur):</strong> Ermeni geleneğinde aşure, özellikle Noel (Doğuş) ve Yılbaşı sofralarının başköşesinde yer alır. Nuh’un Gemisi'nin Ararat’a (Ağrı Dağı) inişini kutlamak ve bereketi çağırmak için tıpkı bizim gibi buğday, kuru meyveler ve kuruyemişlerle 'tatlı çorba' formunda pişirilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Rum ve Ortodoks Dünyasında 'Koliva':</strong> Buğday, nar taneleri, susam ve pudra şekeriyle hazırlanan bu ritüel yiyecek, kiliselerde anma günlerinde, özellikle vefat edenlerin ardından ya da azizlerin günlerinde dağıtılır. Buğdayın toprağa düşüp yeniden canlanması, yeniden doğuşu ve yaşam döngüsünü simgeler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sefarad Yahudilerinde 'Trigo Koço' veya 'B'Lila':</strong> Anadolu kökenli Sefarad Yahudileri, doğanın uyanışını kutladıkları <i>Tu BiŞvat</i> (Ağaçların Yılbaşı) bayramında buğdayı şeker, ceviz ve tarçınla kaynatarak yerler. Ayrıca çocukların ilk dişi çıktığında da bu yemek pişirilir ki bizdeki 'diş buğdayı' geleneğiyle birebir aynı kökten beslenir.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="B U Ğ D A Y" class="detail-photo img-fluid" height="354" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/b-u-g-d-a-y.jpg" width="664" /></p>

<h3><strong>NE ZAMAN VE NASIL YAPILIR? TÜRK KÜLTÜRÜNÜN FARKI</strong></h3>

<p>Dünyada ya da farklı dinlerde benzer formları olsa da aşureyi İslamiyet içinde harmanlayıp 'sosyal bir kuruma' ve 'kamusal bir paylaşım ritüeline' dönüştürme başarısı Türk-İslam kültürüne ait.</p>

<p>Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü (Aşure Günü) başlayan bu süreç, bir ay boyunca evlerde, dergahlarda ve meydanlarda dev kazanların kurulmasıyla devam eder. Sünni gelenekte Nuh'un kurtuluşu ve şükürle anılırken Alevi-Bektaşi kültüründe Muharrem orucunun ardından 12 imamı temsilen en az 12 malzemeyle hiç hayvansal ürün kullanılmadan (can incitmemek adına) pişirilir ve devasa cemevlerinde binlerce kişiyle paylaştırılır.</p>

<p><img alt="aşure 2" class="detail-photo img-fluid" height="475" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2023/07/asure-2.jpg" width="664" /></p>

<p>Türk toplumundaki en büyük fark, yemeğin ev içine hapsedilmemesi. Komşuluk ilişkilerinin temeli olan <i>"Komşuda pişer, bize de düşer"</i> felsefesiyle en az 7 veya 10 haneye dağıtılması esastır. O tabak asla boş geri çevrilmez; toplumsal bağları cilalayan bir aracıdır.</p>

<p><img alt="Tam Olculu Geleneksel Asure Tarifi 327B1D5E 2169 4B4D 98B8 B47Dee9D027C" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/tam-olculu-geleneksel-asure-tarifi-327b1d5e-2169-4b4d-98b8-b47dee9d027c.png" width="800" /></p>

<h3><strong>GELECEĞE MİRAS BİR İMZA: KLASİK AŞURE TARİFİ</strong></h3>

<p>Bu kadim döngüyü kendi mutfağınızda yaşatmak isterseniz kural belli: Malzemeler birbirinin tadını bastırmayacak, kazanın içinde bir orkestra gibi uyumla dans edecek.</p>

<h3><strong>Malzemeler</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>2 su bardağı aşurelik buğday</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 su bardağı nohut</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 su bardağı kuru fasulye</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 çay bardağı kuru üzüm</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 çay bardağı doğranmış kuru kayısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 çay bardağı doğranmış kuru incir</p>
 </li>
 <li>
 <p>2,5 - 3 su bardağı toz şeker (damak tadınıza göre)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dilerseniz içine kuruyemiş de ekleyebilirsiniz. Özellikle çocuklar kuruyemiş içeren aşurelere daha çok ilgi duyuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Süslemek için: Nar taneleri, tarçın, çiğ badem, ceviz içi, fındık.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>1. Ön Hazırlık: </strong>Bir gece önceden.</p>

<p>Buğday, nohut ve kuru fasulyeyi yıkayıp ayrı kaplarda bol suyla gece boyunca ıslatın.</p>

<p><strong>2. Bakliyatları haşlama: </strong>Sabah saatleri.</p>

<p>Nohut ve fasulyeyi yumuşayana kadar ayrı tencerelerde haşlayın. Buğdayı ise büyük bir kazana alın, bol su ekleyip buğday taneleri çatlayıp nişastasını salana kadar iyice kaynatın.</p>

<p><strong>3. Kazanları birleştirme: </strong>Kıvam alma aşaması.</p>

<p>Yumuşayan buğdayın içine haşlanmış nohut ve fasulyeyi ekleyin. Kıvamı koyulaşırsa sıcak su takviyesi yapın. Ardından yıkanmış kuru üzüm ve kayısıları kazana dahil edin. Dilerseniz içine kuruyemiş de ekleyebilirsiniz.</p>

<p><strong>4. Tatlandırma ve son dokunuş: </strong>Ateşten almadan önce.</p>

<p>İncirleri yemeği karartmaması için en son aşamada ekleyin. Peşinden toz şekeri ilave edin, şeker tamamen eriyip malzemelerle özleşene kadar 10-15 dakika daha kısık ateşte karıştırarak kaynatın.</p>

<p>Sıcakken kaselere paylaştırın. Biraz kabuk tuttuktan sonra üzerini nar, tarçın ve kuruyemişlerle bir nakış gibi işleyin. Unutmayın, ilk kase her zaman en yakındaki komşunun hakkıdır.</p>

<p><i>Kadim topraklardan süzülen bu bereketin, sofralarımızdan eksik olmaması dileğiyle...</i></p>

<p><img alt="aşure kapak" class="detail-photo img-fluid" height="948" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2023/07/asure-kapak.jpg" width="1682" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MÜRÜVET ÇETİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/kazanin-ritmi-topragin-hafizasi-asurenin-kuresel-yolculugu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2025/06/asure-3.webp" type="image/jpeg" length="25059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneşin batmadığı ülke: Rusya]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/gunesin-batmadigi-ulke-rusya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/gunesin-batmadigi-ulke-rusya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın kavurucu yaz sıcaklarından kuzeyin hiç batmayan güneşine uzanan büyüleyici bir yolculuk: St. Petersburg’un masalsı Beyaz Geceleri ve insanı büyüleyen sokakları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Esra Yağcı’dan St. Petersburg ve Vyborg seyahat günlüğü (1)</strong></p>

<p>YAZ mevsiminin gelmesiyle birlikte kavurucu sıcakların ve Rus turistlerin Akdeniz’deki bir numaralı uğrak noktası olan Antalya’dan rotamı tam tersi bir istikamete, kuzeye çevirdim. Antalya’nın termometreleri zorlayan o tanıdık yaz akşamlarını geride bırakıp serin ve hiç kararmayan aydınlık gecelere doğru yola çıkmak, benim için bu sıcak mevsimde yakalanabilecek en güzel şanstı. Bundan yaklaşık altı ay önce, Aralık ayının o kendine has, beyaz örtülü kış atmosferinde Rusya’ya ilk adımımı atmıştım. Bir haftayı aşmayan o ilk seyahat, bu devasa kültürün kalbini tam anlamıyla keşfetmek için ne yazık ki yetersiz kalmıştı. Şehrin kış masalını andıran siluetinden ayrılırken içimde hep aynı özlem vardı: St. Petersburg’u bir de gökyüzünün geceyi unuttuğu o efsanevi günlerde görebilmek. İşte bu yüzden, kuzeyin çağrısına daha fazla kayıtsız kalamadım ve valizimi bu kez ‘Beyaz Geceler’e doğru yola çıkmak üzere yeniden hazırladım. Bu ikinci yolculuğumda rota, ilk seferin o büyüleyici eksenini genişleterek St. Petersburg’un ötesine, Rusya-Finlandiya sınırında yer alan ve Orta Çağ esintili tarihi dokusuyla büyüleyen Vyborg şehrine kadar uzandı. Neva Nehri kenarında gece yarısı güneşini izleme hayalini gerçekleştirmek, bu benzersiz coğrafyaya yeniden ayak basmak aslında günümüzde göz korkutucu vize süreçlerinden de tamamen uzaklaşmış durumda.</p>

<p><img alt="Esra Neva Nehri-1" class="detail-photo img-fluid" height="1112" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/esra-neva-nehri-1.png" width="1200" /></p>

<p><strong>KONSOLOSLUK SIRALARINI UNUTUN: 4 GÜNDE E-VİZE</strong></p>

<p>İlk seyahatimin getirdiği deneyimle ve Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu sistem sayesinde, konsolosluk kapılarında beklemek ya da haftalarca evrak toplamak zorunda kalmadım. Türk vatandaşları için vize sürecini tamamen dijitalleştiren tek girişli Birleşik Elektronik Vize (e-vize) sistemi, geleneksel vizelerdeki o meşhur tur operatörü onay belgesi (voucher) ya da resmi davetiye zorunluluğunu tamamen ortadan kaldırıyor. Süreç öylesine pratik işliyor ki resmi portal üzerinden oluşturduğunuz kişisel hesapla başvuru formunu İngilizce veya Rusça karakterlerle pasaport bilgilerinizle birebir eşleşecek şekilde doldurmanız yetiyor. Tabii seyahat bitişinden itibaren en az 6 ay geçerli ve iki sayfası boş olan bir bordo pasaportunuzun bulunması ilk ve en temel şart. Başvuruyu planlanan giriş tarihinden en erken 86 gün, en geç ise 4 takvim günü öncesine kadar yapabiliyorsunuz. Sisteme yüklemeniz gereken yalnızca iki dijital dosya var: Pasaportunuzun kimlik bilgilerini içeren veri sayfasının net bir taraması ve son 6 ay içinde çekilmiş, teknik şartlara uygun biyometrik bir fotoğraf. Formu onayladıktan sonra banka kartıyla online olarak gerçekleştireceğiniz vize ücreti ödemesinin ardından, hafta sonları ve resmi tatiller de dahil olmak üzere en geç 4 takvim günü içinde vizeniz sonuçlanarak e-vize onay belgeniz e-posta adresinize ulaşıyor. Dikkat edilmesi gereken en kritik nokta ise süre hesaplaması, e-vizenin toplam geçerliliği 120 gün olsa da bu süre zarfında Rusya sınırları içinde tek girişle en fazla 30 gün kalabiliyorsunuz. Giriş ve çıkış yaptığınız günler, saat kaç olursa olsun ayrı birer gün sayıldığından uçak biletlerini buna göre organize etmek önem taşıyor. Ülkeye giriş esnasında sınır polisinin talep etme ihtimaline karşı geçerli bir seyahat sağlık sigortası poliçesini yanınızda bulundurmak ve onay belgenizin çıktısını almak da bu dijital sürecin fiziki hazırlık parçaları.</p>

<p>Tüm bu hazırlıkların yanında, küçük ama hayat kurtaran bir detayı da hatırlatmakta fayda var. Yurtdışı çıkış harcınızı havalimanına gitmeden önce ödemeyi sakın unutmayın! Aksi takdirde benim gibi tam pasaport kontrol noktasında bunu hatırlar ve uçağa yetişme telaşıyla son dakikada internet bankacılığı üzerinden ödeme yapmaya çalışırken soğuk terler dökersiniz.</p>

<p><img alt="Pasaport-1" class="detail-photo img-fluid" height="347" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/pasaport-1.webp" width="600" /></p>

<p><strong>YAĞMURUN SESİ VE SLAV MİSAFİRPERVERLİĞİ</strong></p>

<p>Gerekli tüm dijital adımları hızla tamamlayıp onay belgemi aldıktan sonra, içimdeki o ilk seyahatin yarım kalmış heyecanıyla kendimi yeniden St. Petersburg Pulkovo Havalimanı’nda buldum. Pasaport kontrolünden geçip şehre ilk adımımı attığım 24 Haziran günü, St. Petersburg beni Antalya’nın o bunaltıcı sıcağının tam aksine, yaklaşık 14 derecelik hafif serin bir hava ve tatlı bir yaz yağmuruyla karşıladı. Havalimanı çıkışında telefon operatörümün hemen internete bağlanmaması, araç bekleme alanında da havalimanının Wi-Fi ağına bir türlü ulaşamamam nedeniyle uygulama üzerinden taksi çağırmakta oldukça zorlandım. Tam o sırada imdadıma, bir yazılım firmasında çalışan ve iş gezisi için şehre gelen Rus bir genç yetişti. Yaşadığım sorunu paylaştığımda hiç tereddüt etmeden kendi telefonunun internetini açtı ve şifresini benimle paylaştı. Bununla da kalmayıp taksi gelene kadar bana eşlik etti ve beklediğimiz süre boyunca Rusya’da hayatımı kolaylaştıracak seyahat uygulamaları hakkında rehberlik yaptı. Dışarıdan mesafeli ve soğuk olarak bilinen Slavların, aslında bir kez iletişim kurduğunuzda ne kadar derin bir yardımseverlik ve samimiyet barındırdıklarını bu genç sayesinde bir kez daha deneyimlemiş oldum. Taksime bindiğimde, aracın camına vuran yağmur damlalarının sesi, yol boyunca uzanan o devasa, asil ve büyüleyici Çarlık dönemi mimarisiyle birleşti. Her köşesinden tarih fışkıran caddelerin, sarayların ve o karakteristik binaların arasından süzülürken kendimi bir gezi romanının sayfaları arasında ilerliyor gibi hissettim. Yağmurun yıkadığı sokaklar, gökyüzünün o meşhur sedefsi gri-mavi rengiyle birleşerek St. Petersburg’un melankolik ama bir o kadar da davetkar ruhunu önüme seriyordu.</p>

<p><img alt="Esra-Petersburg" class="detail-photo img-fluid" height="1530" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-06-at-112728.jpeg" width="2040" /></p>

<p><strong>HAYAL KIRIKLIĞI YARATAN YEMEK VE SMOLNY’NİN NEHİRDEKİ SİLUETİ</strong></p>

<p>Otele varıp yerleştikten sonra, hem yol yorgunluğunu atmak hem de Rusya’da yerel halkın sıklıkla tercih ettiği o meşhur lezzetleri tatmak için soluğu bir Özbek restoranında aldım. Menüden tabii ki meşhur Özbek pilavını seçtim. Aslında bundan birkaç yıl önce bu pilavın orijinal tarifini bulup evde kendim pişirmiş, Rusya Federasyonu vatandaşı olan arkadaşlarıma ikram etmiştim ve onlar da lezzetini çok beğenmişlerdi. Belki de bu yüzden beklentim biraz yüksekti ancak restorandaki pilav ne yazık ki düşündüğüm kadar lezzetli çıkmadı ve beni hafif bir hayal kırıklığına uğrattı. Yine de çalışanların nezaketi ve gösterdikleri ilgi bu eksikliği telafi etti. Yemeğin ardından elimde dumanı tüten sıcak bir kahveyle kendimi St. Petersburg sokaklarına bıraktım. Akşam saatleri olmasına rağmen havanın hala gündüz gibi aydınlık olduğu o büyüleyici Beyaz Geceler atmosferinde, Neva Nehri kıyısına doğru yürüdüm. Göz alabildiğine uzanan nehrin yüzeyinde batmayan güneşin kızıllığı ve altın sarısı yansımaları süzülürken hemen arkada mavi-beyaz renkleriyle bir kuğu gibi yükselen muazzam Smolny Katedrali’nin manzarası belirdi. Katedralin nehir yüzeyine vuran o masalsı yansımasını izleyip kahvemden bir yudum alırken bu büyüleyici şehrin sokaklarında, müzelerinde ve sınırın tarihi şehri Vyborg’da keşfedeceğim anılarımı sabırsızlıkla bekliyordum.</p>

<p><img alt="Smolny Katedrali" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/smolny-katedrali.jpg" width="3008" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>St. Petersburg’un büyüleyici kanallarından Puşkin Kasabası’nın masalsı Katerina Sarayı’na; Puşkin ve Ahmatova’nın ruhunu yaşatan ev müzelerinden Vyborg’un Orta Çağ esintili sokaklarına uzanacak detaylar bir sonraki yazıda…</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ESRA YAĞCI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER, TURİZM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/gunesin-batmadigi-ulke-rusya</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-06-at-112753.jpeg" type="image/jpeg" length="51027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalyalı çoban ödülünü Erdoğan'dan aldı]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyali-coban-odulunu-erdogandan-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyali-coban-odulunu-erdogandan-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da ömrünü dağlarda hayvan otlatırken çalmaya başladığı Yörük çalgısı üç telli curaya adayan Osman Kırca (71), Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödülüne layık görüldü. Geleneğin son temsilcilerinden olan Kırca, gönül verdiği curasıyla unutulmaya yüz tutan kültürel mirasa sahip çıkıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaş ilçesinde çocukluk yıllarında Torosların sarp kayalıklarında çobanlık yaparken müziğe merak salan Osman Kırca, yarım asrı aşan ömrünü unutulmaya yüz tutmuş bir Yörük geleneğine adadı. Çocukluk yıllarında babasının, telleri koparır endişesiyle sazına dokundurmadığı Kırca, 15 yaşında göç yollarında eline aldığı 3 telli curasıyla atalarının mirasını günümüze taşıdı. Babasından gizlice hayvanları otlatırken çalmaya başladığı curasıyla doğanın ritmini bestelere döken Kırca, yeteneğiyle de Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödülünün sahibi oldu. Ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Kırca, bu kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>‘200 ÖĞRENCİYE DERS VERDİM’</strong></p>

<p>Müzik öğretmenlerine de cura eğitimi verdiğini söyleyen Osman Kırca, “Bu üç telliyi 15 yaşında aldım elime. O zamanlar çobanlık meşhurdu ve göç oluyordu. Biz develerle bütün göç yollarında konaklayarak yaylaya göçtük. O zaman çobanlar boğaz çalardı. Onu bu üç telliye dökmüşler. Ben de ona şahidim zaten. Bu boğazları da ben bu şekilde çalıyorum. Atalardan kalma. Bunları zaten benden önce çalanlar vardı. Bu üç telliyi çalan yok. Müzik öğretmenlerini çok yetiştirdim, 200 öğrenciye ders verdim. Notaya gittikleri için illaki kıvırıyorlar. Atalarımızda nota mı varmış? Ben bunu notayla mı öğrendim? Nota güzel ama çocuklar illa benim çaldığımı çalamıyor" dedi.</p>

<p><img alt="Y A R I M A S I R L I K U C T E L L I C U R A H I K A Y E S I D E 1399939 415766" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/y-a-r-i-m-a-s-i-r-l-i-k-u-c-t-e-l-l-i-c-u-r-a-h-i-k-a-y-e-s-i-d-e-1399939-415766.png" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘GÜNEY KORE'YE KADAR ŞU ÜÇ TELLİ BENİ UÇURDU’</strong></p>

<p>Şartlar gereği çobanlık yapmak zorunda kaldığını söyleyen Osman Kırca, “O zaman babamın hayvanları biraz fazlaydı. Mesleği bırakma şansım yok. Ben 5’inci sınıftan çıktım, matematiğim çok kuvvetliydi. Öğretmen ‘Bu çocuğu okut’ dedi, ben çok ağladım zırladım ama okutmadı. Atalarda bunlar var o zaman. İyi kötü yapanlar var, ellerinde. Babamın haberi yoktu. Amcamın oğluna ‘Bana bir cura bul’ dedim. Babam sazını elletmezdi, tel yok diye. O zaman tel gemiyle geliyordu. Sonra hayvanların arkasında curaya başladım. Allah'ıma şükür bu dağlarda, göçlerde, bellerde bunu çalarken buralara kadar ulaştık. Güney Kore'ye kadar şu üç telli beni uçurdu" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Y A R I M A S I R L I K U C T E L L I C U R A H I K A Y E S I D E 1399942 415766" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/y-a-r-i-m-a-s-i-r-l-i-k-u-c-t-e-l-l-i-c-u-r-a-h-i-k-a-y-e-s-i-d-e-1399942-415766.png" width="1600" /></p>

<p><strong>ÖDÜLÜNÜ ERDOĞAN’IN ELİNDEN ALDI</strong></p>

<p>Cura sayesinde onlarca dost edindiğini söyleyen Kırca, “Nice dostlar kazandırdı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan da ödül aldık. Bugüne kadar gelen herkese çaldım, söyledim. Bir gün Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan geldiler. 12 gün boyunca memlekette ne kadar cura çalan varsa izlemişler, dinlemişler. Sonrasında bana bir telefon geldi. ‘Sen Cumhurbaşkanından Ankara'da ödül alacaksın' dediler. Seçimle verilen bir ödülmüş" dedi.</p>

<p><img alt="Y A R I M A S I R L I K U C T E L L I C U R A H I K A Y E S I D E 1399940 415766" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/y-a-r-i-m-a-s-i-r-l-i-k-u-c-t-e-l-l-i-c-u-r-a-h-i-k-a-y-e-s-i-d-e-1399940-415766.png" width="1600" /></p>

<p><strong>‘BUNLAR UNUTULMASIN DİYE ÇOK ŞEY YAPTIM’</strong></p>

<p>Yaşına rağmen konserlere gitmeye devam ettiğini belirten Kırca, “Yörük dernekleri var, göçleri var mesela. Oralarda konserler veriyordum. Binlerce yere götürülüp getiriliyoruz. Müzik yolda belde çalınan bir alettir, çok kıymetlidir bu. Bunların kıymetini keşke çocuklara geriye dönmüş olsa da çalsalar. Bunlar unutulmasın diye ben çok şeyler yaptım. İsterim ki devlet bize bir okul yapsın, ben çocukları okutayım. 6 çocuğum var. En ufak oğlum çalıyor. Benden üstün. Ben sazlarımın hepsini ona verdim. Ama o da konserlere gitmiyor. Evde benimle çalıyor. Bu cura bana binlerce dost kazandırdı. 5-10 keçim var. Eski eserleri unutmayayım diye buralarda çalıyorum. Yaşlandım artık çalarken de yoruluyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyali-coban-odulunu-erdogandan-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/y-a-r-i-m-a-s-i-r-l-i-k-u-c-t-e-l-l-i-c-u-r-a-h-i-k-a-y-e-s-i-d-e-1399945-415766.png" type="image/jpeg" length="28903"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş'a destek etkinliği]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/deniz-goktasa-destek-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/deniz-goktasa-destek-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’a destek olmak amacıyla Antalya’da Deniz Göktaş’ın 'Ölü Deniz' isimli performansının gösterimi yapıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Ölü Deniz' isimli stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderilen komedyen Deniz Göktaş için Antalya’da destek etkinliği düzenlendi. Göktaş’ın 'Ölü Deniz' isimli gösterisi, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) organizasyonu ile Muratpaşa ilçesinde bulunan Yalım Park’ta perdeye taşındı. Parkta kurulan beyaz perdede gösteriyi izleyen yüzlerce kişi, yaptığı mizah gösterisinden dolayı tutuklanan Deniz Göktaş’a destek verdi. Etkinlikte konuşan TİP Antalya İl Başkanı Enes Keskin, “Bu istibdat rejimine karşı sessiz kalmayacak, meydanları mizahla, bilimle, sanatla, ilericilikle, devrimcilikle dolduracağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MEYDANLARI DOLDURMAYA DEVAM EDECEĞİZ</strong><br />
Deniz Göktaş gösterimi öncesinde bir konuşma yapan TİP İl Başkanı Keskin, “Türkiye’de düşünmek suç, Türkiye’de mizah yapmak suç, Türkiye’de sanat yapmak, film yapmak suç. Türkiye’de ne serbest? Deniz Göktaş’ın tutuklandığı günün bir hafta öncesinde, 6 yaşındaki kız çocuğunu evlendiren sapık serbest bırakıldı. Eşini döverek öldüren caniler serbest bırakılıyor. Çocukları taciz edenler serbest bırakılıyor. İktidarı arkasına alıp, madencilerin emeğinin hakkını, parasını vermeyen, onları açlığa sürükleyen patronlar hiçbir şekilde yargılanmıyor. Fakat bir komedyen, mizah yaptığı için tutuklanıyor. Peki bizler, bu ülkenin onurlu insanları; bu ceberut iktidara, istibdat rejimine teslim olacak mıyız? Asla olmayacağız. Bu baskı politikalarına karşı sessiz kalacak mıyız? Kalmayacağız. Meydanları mizahla, bilimle, sanatla, ilericilikle, devrimcilikle dolduracağız, doldurmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p><strong>NATO TEPKİSİ</strong><br />
Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne de değinen Enes Keskin, “Gazetecileri, komedyenleri, siyasetçileri, gençleri, öğrencileri, akademisyenleri tutuklayan bu iktidar yaklaşık bir aydır büyük bir hazırlık içerisinde. Neyin hazırlığı? Hepinizin de bildiği gibi, dünyayı kana bulayan katillerin, Epstein dosyalarında ismi geçen çocuk tacizcilerinin, sapıkların, Ankara’ya gelişine daha 1 ay-1 buçuk ay kala büyük bir hazırlık içerisine girdiler. Bizi mahkûm ettikleri yoksulluk görünmesin diye bütün gecekonduların, sokakların, caddelerin kenarlarına büyük brandalar çektiler. NATO geliyor, Trump geliyor. Epstein dosyasında adı geçen caniler geliyor, barbarlar geliyor diye. Ne için geliyorlar? 7-8 Temmuz’da bizim ülkemizin başkentinde, emperyalizme karşı verdiğimiz mücadeleyle kurduğumuz, yarattığımız bu memlekette, yeni emperyalist programları, yeni savaş suçlarını konuşmak için geliyorlar. Program yapmak için geliyorlar, hazırlık yapmak için geliyorlar. İran’da daha kaç tane kız çocuğunu bombalayarak öldürebiliriz demek için geliyorlar” diye konuştu.</p>

<p><img class="" height="1600" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-06-at-140033-1.jpeg" width="1200" /></p>

<p><strong>OPERASYONLARI ELEŞTİRDİ</strong><br />
Keskin, “Günlerdir Türkiye’nin her yerinde, son olarak da 18 ilde, şafak vaktinde 200’e yakın devrimci, evleri basılarak gözaltına alınıyor. Niçin? 2025 yılı 1 Mayıs’ında Deniz Gezmiş tişörtü giydiği için. Bizler, Deniz Gezmiş tişörtü giydiğimiz için mi gözaltına alınıyoruz? Hayır. Deniz Gezmiş, o barbarların, o katillerin ve iş birlikçilerinin korkulu rüyası olmaya devam ettiği için bugün bu devrimciler gözaltına alınıp tutuklanıyor. Bugün bu komedyenler tutuklanıyor. Gazeteciler tutuklanıyor. Ama bizler hiçbir şekilde korkmayacağız, bundan asla geri adım atmayacağız. Parklarımızı, meydanlarımızı, bu şekilde yan yana gelerek, omuz omuza gelerek doldurmaya devam edeceğiz. Bu karanlık iktidarı göndereceğimiz güne kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ZAFER GÜVENÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER, SİYASET, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/deniz-goktasa-destek-etkinligi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/13ad6fa6-63ec-47c3-a765-189cf2f7c00d.webp" type="image/jpeg" length="78204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korkuteli’de büyük coşku]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/korkutelide-buyuk-cosku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/korkutelide-buyuk-cosku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Korkuteli ilçesi, Türkiye’nin dört bir yanından gelen motosiklet tutkunlarının buluşma noktası oldu. Korkuteli Belediyesi’nin ana sponsorluğunda, Motoclub Türkiye tarafından düzenlenen "2. Türkiye Motofest", Korkuteli Mesire Alanı’nda büyük bir heyecanla başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Motosiklet sevdalılarını doğayla iç içe bir atmosferde bir araya getiren festival; ilk günden itibaren konserler, kamp ve karavan alanları, özel ekipman stantları ve eğlenceli yarışmalarla yoğun ilgi gördü. Korkuteli’nin eşsiz doğasında konaklama imkanı bulan katılımcılar, hem festivalin tadını çıkarıyor hem de bölgenin güzelliklerini keşfediyor.</p>

<p><img alt="736778564 1335855472042297 2838295807583821843 N" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/736778564-1335855472042297-2838295807583821843-n.png" width="1600" /><br />
<strong>BAŞKAN CARAN’A PLAKET TAKDİM EDİLDİ</strong><br />
Festivalin resmi açılış programında, organizasyona iki yıldır aralıksız destek veren Korkuteli Belediyesi’ne ve Belediye Başkanı Saniye Caran’a, Motoclub ailesi adına teşekkür plaketi takdim edildi.<br />
Törenin ardından festival alanındaki stantları tek tek ziyaret eden Başkan Saniye Caran, motosiklet ekipman ve aksesuar firmalarıyla sohbet etti. Türkiye'nin farklı şehirlerinden ilçeye akın eden motor tutkunlarıyla da yakından ilgilenen Caran, katılımcılarla bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>

<p><img alt="739066634 1506354883972000 2747387330762205314 N" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/739066634-1506354883972000-2747387330762205314-n.png" width="1600" /><br />
<strong>"KORKUTELİ ULUSAL ORGANİZASYONLARIN MERKEZİ OLUYOR"</strong><br />
Festivalin ilçenin tanıtımı ve yerel esnaf için taşıdığı öneme dikkat çeken Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:<br />
"Korkuteli artık yalnızca doğal güzellikleriyle değil, ev sahipliği yaptığı ulusal organizasyonlarla da adından söz ettiren bir ilçe haline geliyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen motosiklet tutkunlarını ilçemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu tür etkinlikler hem ilçemizin tanıtımına hem de esnafımıza önemli katkılar sağlıyor. Festivalimize emek veren Motoclub ailesine ve tüm misafirlerimize teşekkür ediyor, tüm hemşehrilerimizi bu coşkuya ortak olmaya davet ediyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="734768221 1493399082591730 8133809260103186009 N" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/734768221-1493399082591730-8133809260103186009-n.png" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/korkutelide-buyuk-cosku</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/738068534-3792963997510369-6670996346186647003-n.png" type="image/jpeg" length="39016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalia'dan Antalya oldu]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/adaliadan-antalya-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/adaliadan-antalya-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya sadece doğal güzellikleri ve tarihi ile değil aynı zamanda kültürel çeşitliliği ve gastronomisi ile de büyüleyici bir şehir. Özellikle turizm yönüyle bilinen bu şehrin eşsiz bir tarihi geçmişi de bulunuyor. Peki, bu muhteşem şehrin adının nereden geldiğini biliyor musunuz?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA'NIN isminin ilk olarak hangi kişi veya grup tarafından söylendiği konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Tarih öncesi ve antik dönemlerde farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan bu şehrin çeşitli isimlerle de anıldığı birçok kaynakta mevcut. Şehir; Likya, Pamfilya ve birçok medeniyete ev sahipliği yapsa da bu dönemlere ait yazılı kaynaklar sınırlı sayıda ve kesin bir bilgi yok ancak Attalos’un milattan önce (MÖ) 2. yüzyılda bölgeyi fethetmesi ile Attaleia adını almasına dair çeşitli kaynaklarda bilgiler bulunuyor. Bu da Antalya isminin Attaleia’ya dayandığı bilgilerini kuvvetlendiriyor.</p>

<p><strong>II. ATTALOS ŞEHRİ FETHEDİYOR</strong></p>

<p><img alt="95d4268900d84cb898b29007169233e7" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2023/09/95d4268900d84cb898b29007169233e7.jpg" / width="770" height="425"></p>

<p>Attalos, Antik Yunan döneminde yaşamış olan bir dizi hükümdarın adı. Bu hükümdarlar farklı krallıkların veya şehir devletlerinin liderleri olarak tarihte biliniyor. I. Attalos, Attalos'un en ünlü hükümdarı. I. Attalos, MÖ 3. yüzyılda yaşamış ve Bergama Krallığı'nın kurucusu olarak kabul edilen bir isim. Bergama Krallığı, Anadolu'da önemli bir Helenistik krallıktı. I. Attalos, bu krallığı büyütmüş ve güçlendirmiştir. II. Attalos, I. Attalos'un torunudur. II. Attalos, MÖ 2. yüzyılın başında Bergama Krallığı'nı yönetmiştir ve aynı zamanda Pergamon veya Pergamon olarak da bilinen Bergama şehrinin kurucusu olarak kabul edilir. III. Attalos ise MÖ 2. yüzyılın sonlarına doğru hükümdarlık yapmış bir isim. III. Attalos’un Roma İmparatorluğu ile ilişkileri önemliydi ve Bergama Krallığı'nı Roma'ya bırakmıştır.</p>

<p><strong>'ADALİA'DAN ANTALYA'YA'</strong></p>

<p><img alt="191972,kaleicijpg" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2023/09/191972kaleicijpg.png" / width="2000" height="466"></p>

<p>Bu üç ünlü hükümdardan II. Attalos ise Antalya'nın fethini gerçekleştirmiştir. II. Attalos, MÖ 2. yüzyılın başlarında Bergama Krallığı'nı yöneten hükümdardır. Attalos, Antalya'nın kıyı şehrini fethetmiştir ve Bergama Krallığı'na katmıştır. Şehrin o döneme dair hangi isimlerle anıldığına dair net bir bilgi yok ancak Attalos’un şehri fethetmesinden sonra hükümdarın onuruna şehre Attaleia dendiği zamanla ‘Adalia’ olarak da değiştiği tarihi kaynaklarda geçiyor. Antalya’nın tarihsel olarak adının nasıl bir süreç yaşadığı bilinse de son hali olan ‘Antalya’ya nasıl evrildiğine dair net bir kayıt bulunmuyor. Bilinen tek gerçek ise herkesi büyüleyen bu kentin adının Bergama Kralı Attalos’a dayandığı ve anlamının ‘Attalos Yurdu’ olduğu. Antalya, Bergama Krallığı’nın sona ermesiyle bağımsız kalıp bir dönem korsanların eline geçse de daha sonra Roma topraklarına katılmış, Bizans egemenliğine girmiş ve son olarak da Türklerin himayesine girmesiyle gelişmiş bir şehirdir. ‘Attalos Yurdu’ olarak bilinen şehir günümüzde Türklerindir ve Antalya olarak tüm dünyada bilinmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="336858,muratpasa-kapakjpg" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2023/09/336858muratpasa-kapakjpg.png" / width="767" height="488"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/adaliadan-antalya-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/04/68b0d5775ce04-antalya-977-milyar-tllik-yatirimdan-buyuk-pay-alacak-3.jpg" type="image/jpeg" length="40754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez'de TSM konseri]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezde-tsm-konseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezde-tsm-konseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi Mimar Sinan Akademisi Türk Sanat Müziği Korosu, yıl boyunca sürdürdüğü çalışmalarını yıl sonu konseriyle taçlandırdı. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi'nde düzenlenen konser, sanatseverlere unutulmaz bir müzik akşamı yaşattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi bünyesinde kültür ve sanat faaliyetlerini sürdüren Mimar Sinan Akademisi, yıl sonu etkinlikleri kapsamında düzenlediği Türk Sanat Müziği konseriyle sanatseverleri aynı çatı altında buluşturdu. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen konser sanat severlere duygu dolu bir gece yaşattı. Şef Eda Öztürk Çetin yönetiminde sahneye çıkan Türk Sanat Müziği Korosu, yıl boyunca büyük bir özveriyle hazırlandığı repertuvarı başarıyla seslendirdi. Akademi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerden oluşan koro, Türk sanat müziğinin birbirinden değerli eserlerini koro ve orkestra eşliğinde icra ederek dinleyicilerden tam not aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W737799 04" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w737799-04.jpg" width="3000" /></p>

<p>Konser boyunca seslendirilen eserler izleyicilere duygu dolu anlar yaşatırken, salonu dolduran sanatseverler zaman zaman eserlere alkışlarla eşlik etti. Uzun ve titiz bir hazırlık sürecinin ürünü olan konser, kursiyerlerin yıl boyunca edindikleri bilgi ve birikimi sahneye yansıttıkları anlamlı bir final niteliği taşıdı. Türk sanat müziğinin geçmişten günümüze uzanan seçkin eserlerinin seslendirildiği gece, büyük beğeni topladı. Müzik dolu atmosferiyle hafızalarda yer eden konser, Kepez Belediyesi Mimar Sinan Akademisi'nin kültür ve sanat alanındaki çalışmalarına yakışır bir organizasyon olarak izleyicilerden tam not aldı.<br />
<img alt="A W737799 05" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w737799-05.jpg" width="3000" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/kepezde-tsm-konseri</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/a-w737799-01.jpg" type="image/jpeg" length="45615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Atatürk Operası'na tepki: İmza kampanyası başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/ataturk-operasina-tepki-imza-kampanyasi-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/ataturk-operasina-tepki-imza-kampanyasi-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Kepez Özgürlük Şubesi, Almanya’nın Stuttgart kentinde sahnelenmesi planlanan “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” operasına tepki göstererek Kapalıyol’da eylem yaptı ve imza kampanyası başlattı. Dernek, eserin Atatürk ve Türkiye’ye yönelik olumsuz anlatılar içerdiğini savunarak sahnelenmemesini istedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Kepez Özgürlük Şubesi, Almanya'nın Stuttgart kentinde 10 Nisan 2027 tarihinde sahnelenmesi planlanan "Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi" adlı operanın Türkiye ve Atatürk düşmanlığını içeren bir gösteri olduğunu savunarak, gösterinin program akışından çıkarılarak sahnelenmemesi için Antalya'da eylem yaparak imza kampanyası başlattı.</p>

<p><br />
ATATÜRK’E YABANCILAŞTIRMA HEDEFİ İDDİASI<br />
Eylemde konuşan Cumhuriyet Kadınları Derneği Kepez Özgürlük Şube Başkanı Mutlugün Özturan, "Almanya’nın Stuttgart şehrinde, Stuttgart Devlet Operası tarafından 'Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi' adlı bir opera sahneye konulacaktır. Operanın internetten bilet satışları Temmuz ayında başlayacak, ilk gösterimi 10 Nisan 2027’de Stuttgart’ta yapılacak. Operanın adının 'Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi' olması bizleri yanıltmasın. Tam tersine bu opera; Türk Devrimi'ni 'şiddet, baskı ve soykırımcılık' yalanlarıyla sorgulamak, devrim önderimiz Atatürk’ü itibarsızlaştırmak, devrim şehidimiz Talat Paşa’yı mahkûm etmek ve Avrupa’daki gençlerimizi Ata’sına, anavatanına yabancılaştırmak amacıyla yazılmıştır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="902" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-01-at-073714.jpeg" width="1897" /></p>

<p><br />
METİNDEKİ İFADELER TEPKİ ÇEKTİ<br />
"Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi" operasını yapan Stuttgart Devlet Operası'nın yaptığı tanıtım açıklamalarından kesitler söyleyen Özturan, "Metinde, 'Atatürk bir ikon olarak değil, ilerleme inancı, kişisel yalnızlık ve otoriter iktidar arayışı arasında sıkışmış bir insan olarak karşımıza çıkıyor', 'Bu operada şiddet ve baskıdan söz edilmek zorunda kalınacak', 'İlerleme ne anlama geliyor? Reformların bedelini kim ödüyor? Ve birlik hayalinin ardında ne kadar şiddet gizli?' gibi ifadeler ne anlama geliyor? Türkiye ve Atatürk düşmanı bu opera neden yazıldı ve neden şimdi sahneye konuluyor? Çünkü çöküşe geçen emperyalist küresel ekonomik sistem, Türkiye’nin de milli bir devlet olarak güçlenmesini önlemeye çalışıyor. Milli devletler çöken küresel sisteme karşı yeniden konum almakta, bağımsızlaşmakta, yeni iş birlikleri, yeni üretim ekonomisi modelleri geliştirmektedir. Türkiye, milliliğe dayalı hızlı gelişimin önde gelen ülkelerinden birisidir. Birçok Avrupa ülkesinde de millici iktidar seçenekleri öne çıkmıştır. Türkiye’yi ve yeni düzende şekillenecek Türkiye-Almanya iş birliğini engellemek üzere küreselci emperyalistler, ekonomik, siyasi veya kültürel her yoldan baskı kurmaya çalışıyor. Düşmanlık ve kışkırtma dolu bu operanın siparişi buralardan verilmiş, zamanlaması da buna göre tayin edilmiştir" dedi.</p>

<p><img class="" height="1313" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-01-at-073714-2.jpeg" width="1473" /><br />
ÜLKE GÜNDEMİNE GELMELİ<br />
Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Kepez Özgürlük Şubesi Başkanı Mutlugün Özturan sözlerini, "Alman kamuoyunda çoktandır tartışılmaya başlanan, ne yazık ki Türkiye’nin gündemine gelemeyen bu vahim olaydan halkımızı haberdar etmeyi görev sayıyoruz. Cumhuriyet Kadınları Derneği bütün şubeleriyle sahada yerini almıştır. Halkımıza bu olayı anlatıyoruz ve bu kışkırtmaya karşı iktidarı şimdiden görev almaya çağırıyoruz. İmza kampanyamız devam ediyor" ifadeleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ZAFER GÜVENÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT, ÖZEL HABER, SİYASET, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/ataturk-operasina-tepki-imza-kampanyasi-baslatildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-01-at-073714-1.jpeg" type="image/jpeg" length="49168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hıdırlık Kulesi'nde konser]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/hidirlik-kulesinde-konser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/hidirlik-kulesinde-konser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı, Hıdırlık Kulesi'nin tarihi atmosferinde iki günlük bir konser serisi düzenledi. 'Zamanlararası Konserleri ve Gün Batımı' adıyla gerçekleştirilen etkinlikte konservatuvarın çok sesli korosu ve öğrenci orkestrası, dinleyicilere müzik dolu iki akşam yaşattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Zamanlararası Konserleri'nin birinci günü 'Gün Batımı' başlığıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı çok sesli korosunun konseriyle başladı. Tarihi Hıdırlık Kulesi'nin eşsiz atmosferinde gerçekleşen etkinlik, geçmişin ruhunu bugünün ezgileriyle buluşturarak sanatseverlerden büyük beğeni topladı.</p>

<p><img alt="H I D I R L I K K U L E S I N I N T A R I H I A T M O S F E R I N D E 1387685 412081" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/h-i-d-i-r-l-i-k-k-u-l-e-s-i-n-i-n-t-a-r-i-h-i-a-t-m-o-s-f-e-r-i-n-d-e-1387685-412081.png" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MÜZİK DOLU BİR AKŞAM YAŞATTILAR</strong></p>

<p>Şef Seval Köse yönetiminde gerçekleştirilen konserde, farklı dönemlerin izlerini taşıyan eserler seslendirildi. Piyano ve arpta Günel Aliyeva Kaya, udda Alaeddin Gencer, neyde Umut Murat Aytekin, kanunda Burak Akdemir ve bendirde Ceyhun Çenber'in eşlik ettiği konser, dinleyicilere müzik dolu bir akşam yaşattı.</p>

<p><img alt="H I D I R L I K K U L E S I N I N T A R I H I A T M O S F E R I N D E 1387687 412081" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/h-i-d-i-r-l-i-k-k-u-l-e-s-i-n-i-n-t-a-r-i-h-i-a-t-m-o-s-f-e-r-i-n-d-e-1387687-412081.png" width="1600" /></p>

<p><strong>ÖĞRENCİLERİNDEN UNUTULMAZ DİNLETİ</strong></p>

<p>Konser serisinin ikinci gününde ise Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı öğrenci orkestrası, Hıdırlık Kulesi önünde düzenlenen etkinlikte müzikseverlerle buluştu. Programın açılışında, eğitmen Tuğça Uşaklı yönetimindeki ritim topluluğu sahne alarak dönem boyunca hazırladıkları repertuvarı dinleyicilerle paylaştı ve beğeni toplayan bir dinleti gerçekleştirdi. Ardından eğitmen Kurtuluş Rasim Demirel yönetimindeki müzik grupları sahne aldı. Mini melodi, rock grubu ve pop grubu, yıl boyunca sürdürdükleri çalışmaların karşılığını başarılı performanslarıyla taçlandırarak izleyicilere keyifli bir konser akşamı yaşattı.</p>

<p><img alt="H I D I R L I K K U L E S I N I N T A R I H I A T M O S F E R I N D E 1387684 412081" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/h-i-d-i-r-l-i-k-k-u-l-e-s-i-n-i-n-t-a-r-i-h-i-a-t-m-o-s-f-e-r-i-n-d-e-1387684-412081.png" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/hidirlik-kulesinde-konser</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/h-i-d-i-r-l-i-k-k-u-l-e-s-i-n-i-n-t-a-r-i-h-i-a-t-m-o-s-f-e-r-i-n-d-e-1387682-412081.png" type="image/jpeg" length="75588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elmalı'da renkli kapanış]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/elmalida-renkli-kapanis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/elmalida-renkli-kapanis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elmalı'nın Tekke Mahallesi'nde, 21. Uluslararası, 42. Ulusal Abdal Musa Sultan’ı Anma Etkinlikleri gerçekleştirildi. Türkiye'nin dört bir yanından Abdal Musa'ya gönül veren kent sakinlerinin katıldığı etkinliklerde; türbe ziyareti, semah gösterileri, cem ibadeti ve konserler düzenlendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Elmalı Belediyesi, Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği iş birliğinde düzenlenen 21. Uluslararası 42. Ulusal Abdal Musa Sultan’ı Anma Etkinlikleri düzenlendi. Abdal Musa’yı anma etkinliklerinde semah gösterileri, deyişler, aşık atışmaları ve cem ibadeti gün boyu sürdü. Abdal Musa Sultan Türbesi, Türkiye’nin dört bir yanından gelen kent sakinlerinin ziyaretiyle dolup taştı.</p>

<p><img alt="A B D A L M U S A S U L T A N I A N M A E T K I N L I K L E R I S O 1387670 412079" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/a-b-d-a-l-m-u-s-a-s-u-l-t-a-n-i-a-n-m-a-e-t-k-i-n-l-i-k-l-e-r-i-s-o-1387670-412079.jpg" width="1600" /></p>

<p><strong>TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN KATILIM OLDU</strong></p>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Abdal Musa Sultan Türbesi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, bu toprakların inançlarına, geleneklerine, kültürel mirasına saygıyla sahip çıkmayı görev bildiklerini belirterek, "Bu sahiplenme, geçmişe dönüp bakmakla sınırlı kalamaz. Çocuklarımızın, gençlerimizin bu mirası tanıması, anlaması ve yaşatması gerekir. Çünkü köklerini bilmeyen bir toplum, rüzgar karşısında savrulur. Köklerini bilen toplum ise fırtınada bile yönünü kaybetmez" dedi.</p>

<p><img alt="A B D A L M U S A S U L T A N I A N M A E T K I N L I K L E R I S O 1387672 412079" class="detail-photo img-fluid" height="1216" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/a-b-d-a-l-m-u-s-a-s-u-l-t-a-n-i-a-n-m-a-e-t-k-i-n-l-i-k-l-e-r-i-s-o-1387672-412079.jpg" width="1600" /></p>

<p><strong>GÜLER DUMAN VE OĞUZ AKSAÇ İLE TÜRKÜ DOLU GECE</strong></p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinliklerde; Tekke Abdal Musa Ortaokulu öğrencileri ve öğretmeni Cafer Akçakaya’nın okuduğu 'Bir Resim Yap Çocuğu' şiiri büyük beğeni topladı. Abdal Musa Sultan Dergahı Mürşidi Nazmi Akgün, gülbenk okudu. Anma etkinlikleri Kırkpınar Semah Ekibi, İlke Türkdoğan, Ecenaz Keleş konserleri ile devam etti. Gecenin sonunda ise sevilen sanatçılar Güler Duman ve Oğuz Aksaç birlikte konser verdi. Usta sanatçılar, güçlü sesleri ve yorumlarıyla amfi tiyatroyu dolduran ziyaretçilere unutulmaz bir gece yaşattı. 21. Uluslararası 42. Ulusal Abdal Musa Sultan Anma Etkinlikleri Türbe ziyareti ve uğurlama töreniyle sona erdi.</p>

<p><img alt="A B D A L M U S A S U L T A N I A N M A E T K I N L I K L E R I S O 1387675 412079" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/a-b-d-a-l-m-u-s-a-s-u-l-t-a-n-i-a-n-m-a-e-t-k-i-n-l-i-k-l-e-r-i-s-o-1387675-412079.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A B D A L M U S A S U L T A N I A N M A E T K I N L I K L E R I S O 1387676 412079" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/a-b-d-a-l-m-u-s-a-s-u-l-t-a-n-i-a-n-m-a-e-t-k-i-n-l-i-k-l-e-r-i-s-o-1387676-412079.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/elmalida-renkli-kapanis</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/a-b-d-a-l-m-u-s-a-s-u-l-t-a-n-i-a-n-m-a-e-t-k-i-n-l-i-k-l-e-r-i-s-o-1387668-412079.jpg" type="image/jpeg" length="49647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Röportaj | Prof. Dr. Feriştah Alanyalı: Side geleceğe uzanan en değerli emanetimiz]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/ozel-roportaj-prof-dr-feristah-alanyali-side-gelecege-uzanan-en-degerli-emanetimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/ozel-roportaj-prof-dr-feristah-alanyali-side-gelecege-uzanan-en-degerli-emanetimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşık 17 yıldır Side Antik Kenti'nde görev yapan, 2019'dan bu yana kazı başkanlığını yürüten Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side'nin yalnızca Türkiye'nin değil, dünya arkeolojisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyleyerek, "Side geçmişten geleceğe uzanan en değerli emanetimiz" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan Side Antik Kenti, son yıllarda yürütülen kapsamlı kazı ve restorasyon çalışmalarıyla adeta yeniden ayağa kalkıyor. Bu dönüşümün mimarlarından olan Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, hem kentin bilinmeyen yönlerini hem de arkeolojinin geleceğini gazetemize anlattı. "Side geçmişten gelen izleri geleceğe taşıyan en değerli emanetimizdir" diyen Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, antik kentin her kazı sezonunda yeni sırlarını ortaya çıkardığını belirtti.</p>

<p>İşte Prof. Dr. Feriştah Alanyalı’nın Ekspres’ten Selim Çelik'e verdiği röportaj:</p>

<p><strong>"Side benim için bir adanmışlık” diyorsunuz. Side ile ilk tanıştığınız günden bugüne bu bağı nasıl tanımlarsınız?</strong></p>

<p>Evet, tam da öyle. Benim için adanmışlık, Side'de yürüttüğüm çalışmaları her koşulda aynı kararlılık ve disiplinle sürdürebilmektir. Çünkü bu yalnızca bir meslek ya da ilgi alanı değil; yıllara yayılan emek, özveri ve gece gündüz süren bir sorumluluktur. Side'yi araştırmak, güçlü ekipler kurmak, bilimsel çalışmaları uluslararası ve disiplinler arası bir anlayışla yürütmek, genç bilim insanları yetiştirmek ve kentin tarihine yapı ve kent ölçeğinde yeni bilgiler kazandırmak bu adanmışlığın temelini oluşturuyor. İşte Side ile kurduğum bağ da tam olarak budur.</p>

<p><img height="1334" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-26-at-100914.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>Yıllardır kazı başkanlığını yürütüyorsunuz. Geriye dönüp baktığınızda sizi en çok gururlandıran çalışma veya kazılar sırasında sizi en çok heyecanlandıran keşif neydi?</strong></p>

<p>2009 yılından bu yana Side Kazısı'nda ekip üyesi, 2019 yılından itibaren ise Kazı Başkanı olarak görev yapıyorum. Benim için en büyük gurur, hem Bakanlığımızın Geleceğe Miras Projesi kapsamında hem de Kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı'nda, özel mülkiyete ait yaklaşık 150 parselde yürüttüğümüz kazılarla bugüne kadar yalnızca sınırlı ölçüde bilinen Side'nin büyük bir bölümünü ortaya çıkarmak; kentin bütüncül planını oluşturmak, sokaklarını, caddelerini ve yapılarını tüm tarihsel evreleriyle birlikte değerlendirebilmek ve MÖ 9. yüzyıldan günümüze uzanan gelişimine yeni bilgiler kazandırabilmektir. Bir arkeolojik keşfin gerçek değeri ise yalnızca estetik ya da anıtsal özelliklerinde değil, bulunduğu bağlamın kentin tarihine, mimarisine ve kültürel gelişimine sağladığı bilimsel katkıda yatar.</p>

<p><strong>Side’de göreve başladığınız dönemdeki görünüm ile bugünkü görünüm arasında nasıl bir fark var?</strong></p>

<p>2019 yılında Kazı Başkanlığı görevini üstlendiğimde Side, bugünkü anlamda ziyaretçi odaklı bir ören yeri değildi. Ziyaretçiler daha çok kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı'ndaki kafe, restoran ve dükkânlara geliyor; güzergâhları üzerinde bulunan birkaç anıtsal yapıyı görebiliyorlardı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın son yıllardaki en önemli girişimlerinden biri olan Geleceğe Miras Projesi'nin ilk uygulama alanlarından biri Side oldu. Bu proje kapsamında yalnızca tiyatroyla sınırlı olan ören yeri genişletildi, modern bir ziyaretçi karşılama merkezi oluşturuldu ve kentin tarihi dokusu dikkate alınarak yeni ziyaretçi güzergâhları planlandı. Bu güzergâh üzerindeki caddeler, sokaklar ve yapılar kazı, konservasyon ve restorasyon çalışmalarıyla ziyaret edilebilir hâle getirildi. Athena Tapınağı, Anıtsal Çeşme, Tiyatro, Hastane Yapısı, Yağhane Yapısı ve Apollon Tapınağı gibi anıtsal yapılarda kapsamlı restorasyon çalışmaları yürütüldü. Restorasyonu tamamlanan Athena Tapınağı yeniden ziyaretçilere açılırken, Yağhane Yapısı Turizm ve Seyahat Kütüphanesi'ne, Hastane Yapısı ise Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi'ne dönüştürülerek yeni işlevler kazandı. Ayrıca ana caddelerde ve bunlara bağlanan ara sokaklarda kazılar tamamlanarak kentte yeni ziyaret rotaları oluşturuldu.</p>

<p>Bu çalışmalar ilk bakışta turizme yönelik gibi görünse de, aslında her biri kentin tarihini, gelişimini ve mekânsal dönüşümünü anlamaya yönelik kapsamlı bilimsel araştırmalara dayanmaktadır. Bugün Side'yi altı ay arayla ziyaret edenler bile kentteki büyük değişimi açıkça fark edebilmektedir. Bu nedenle, Side'nin yeniden altın çağını yaşadığını söylemek abartılı olmayacaktır.</p>

<p><strong>“Burası daha 15 başkan daha görür” sözünüz aslında Side’nin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Bu sözünüzü biraz açar mısınız?</strong></p>

<p>Aslında bu, sohbet sırasında kullandığım amiyane bir ifadeydi ve manşet olarak öne çıkarıldı. Ancak vermek istediğim mesaj çok netti: Side, arkeolojik potansiyeli son derece yüksek, uzun yıllar boyunca araştırılmaya devam edecek bir kent. Bugüne kadar çok önemli sonuçlar elde etmiş olsak da, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen geniş alanlar ve cevaplanmayı bekleyen pek çok bilimsel soru var. Dolayısıyla bu sözle kastettiğim, Side'nin yalnızca bugünün değil, gelecek kuşak arkeologlarının da çalışacağı, her yeni kazı sezonunda yeni bilgiler üretecek büyük bir bilimsel potansiyele sahip olduğuydu.</p>

<p><img height="404" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/d-e-f-h-x42.jpg" width="726" /></p>

<p><strong>Kazı başkanlığı süresince sizi en çok zorlayan süreç ne oldu?</strong></p>

<p>Kazı başkanlığı yalnızca bilimsel bir çalışma yürütmekten ibaret değil; aynı zamanda çok yönlü bir yönetim sorumluluğu. Bir yandan kazı, belgeleme, yayın, konservasyon ve restorasyon çalışmalarını yürütürken, diğer yandan büyük bir ekibi, bütçeyi, idari süreçleri ve farklı kurumlarla koordinasyonu yönetmeniz gerekiyor. Bu nedenle en zorlayıcı süreç, tüm bu alanları aynı anda, aynı titizlikle sürdürebilmek oldu. Bunun yanında, son yıllarda Geleceğe Miras Projesi ile çalışmalarımızın kapsamı ve hızı önemli ölçüde arttı. Bu yoğun tempo büyük bir sorumluluk getiriyor. Ancak ortaya çıkan bilimsel sonuçları ve Side'deki dönüşümü görmek, yaşanan tüm zorlukları anlamlı kılıyor.</p>

<p><strong>Side’de henüz gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen en önemli alanlar hangileri?</strong></p>

<p>Side’de hâlâ gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen geniş ve son derece önemli alanlar bulunuyor. Bunların başında, kentin güneydoğusunda Doğu Kapısı’na uzanan caddenin güney kesimi ile ana giriş kapısından Vespasianus Anıtı’na kadar uzanan aksın kuzeybatısındaki III. Derece Arkeolojik Sit Alanı geliyor. Bunun yanı sıra, Side’nin nekropol alanları da kentin gelişimi, nüfus yapısı ve gömü geleneklerini anlamamızı sağlayacak büyük bir araştırma potansiyeline sahip. Bu bölgelerde gerçekleştirilecek bilimsel çalışmaların, kente dair henüz bilinmeyen birçok veriyi ortaya çıkaracağına inanıyorum.</p>

<p><strong>Side Antik Kenti’nin dünya arkeolojisindeki yeri sizce neden bu kadar önemli?</strong></p>

<p>Side kazıları, 1947 yılında Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından Türk Tarih Kurumunun desteğiyle başlatılmış; yürütülen araştırmalar, yayınlar ve ilk restorasyon uygulamaları sayesinde Side, arkeoloji dünyasının en iyi bilinen antik kentlerinden biri hâline gelmiştir. Ayrıca, 19. yüzyılın sonlarında Girit'ten gelen göçmenlerin antik kent üzerine yerleştirilmesiyle Selimiye Köyü kurulmuş, böylece modern yerleşim ile antik kentin iç içe geçtiği bir yapı ortaya çıkmıştır. 2012 yılına kadar birbirine tehdit olarak algılanan antik kent ile modern yerleşim, gerçekleştirilen yeni sit düzenlemeleri sayesinde birbirini destekleyen bir yapıya kavuşmuştur. Böylece, bir yandan Side’de turizm odaklı yerleşimin devam etmesi mümkün kılınırken, diğer yandan bilimsel araştırmaların önü açılmış; Side, ülkemizde bu soruna çözüm üreten ilk örneklerden biri olma özelliğini kazanmıştır.</p>

<p><strong>Kazı çalışmalarında teknoloji kullanımı geçmişe göre nasıl değişti?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arkeolojik kazılarda son yıllarda teknolojinin yaygın olarak kullanıldığı yeni bir dönem başlamıştır. Drone'lar, fotogrametri, üç boyutlu modelleme, lazer tarama, yer radarı ve dijital veri yönetim sistemleri sayesinde kazı alanları kısa sürede yüksek hassasiyetle belgelenebilmekte, çalışmalar dijital ortamda izlenebilmektedir. Böylece kazılar eskiye göre çok daha hızlı, daha hassas ve daha bilimsel bir şekilde yürütülmektedir.</p>

<p><img height="2268" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/side-antik-kenti-1.JPG" width="4032" /></p>

<p></p>

<p><strong>Side’de elde edilen bulguların bölge turizmine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Günümüzde Side gibi yoğun ziyaretçi alan antik kentlerde turizme kayıtsız kalmak mümkün değildir. Arkeolojik kazılar, bilimsel çalışmaların yanı sıra aynı zamanda kültür turizminin gelişmesine de doğrudan katkı sağlıyor. Side'de yürüttüğümüz kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde her yıl yeni ziyaret alanları açılıyor ve antik kentin görülebilir bölümü giderek genişliyor. Bu durum yalnızca ziyaretçi sayısını değil, ziyaretçilerin kentte geçirdiği süreyi ve deneyim kalitesini de artırıyor. Side’nin korunarak turizme kazandırılması, hem bölge ekonomisine hem de Side'nin uluslararası tanınırlığına önemli katkılar sağlıyor.</p>

<p><strong>Uzun yıllardır aynı bölgede çalışan bir bilim insanı olarak Side’nin ziyaretçi profilinde nasıl değişiklikler gözlemlediniz?</strong></p>

<p>Evet, son yıllarda Side'nin ziyaretçi profilinde belirgin bir değişim gözlemliyoruz. Eskiden ziyaretçilerin önemli bir bölümü deniz, kum ve güneş turizmi kapsamında antik kenti kısa süreli geziyordu. Günümüzde ise tarihe ve arkeolojiye ilgi duyan, kenti daha yakından tanımak isteyen ve burada daha fazla zaman geçiren ziyaretçilerin sayısı giderek artıyor. Yeni kazı alanlarının ziyarete açılması, restorasyon çalışmaları, ziyaretçi güzergâhlarının iyileştirilmesi ve bilgilendirme uygulamaları da bu değişimde önemli rol oynuyor.</p>

<p><strong>Görevi devredeceğiniz gün geldiğinde Side için nasıl bir tablo bırakmış olmayı hedefliyorsunuz?</strong></p>

<p>En önemli hedefim, kentte şimdiye kadar açığa çıkarılan yapı ve alanlardaki araştırma, koruma ve onarım çalışmalarının tamamlanmış, yeni araştırma alanlarının ise gelecek ekiplerin çalışabileceği şekilde hazırlanmış olduğu bir tablo bırakabilmektir. Ancak daha da önemlisi, Side'de yürütülen çalışmaları aynı titizlikle sürdüren bir ekibin varlığıdır. Gelişen teknolojileri etkin biçimde kullanan, uluslararası ve disiplinlerarası iş birliklerini sürdüren, belgeleme ve arşivleme çalışmalarını bilimsel standartlarda devam ettiren güçlü bir ekip, geride bırakmak istediğim en değerli tablo olacaktır.</p>

<p><strong>Eğer Side Antik Kenti’nin geçmişten bugüne taşıdığı mesajı tek bir cümleyle özetlemeniz gerekseydi, ne söylerdiniz?</strong></p>

<p>“Side, geçmişten gelen izleri geleceğe taşıyan en değerli emanetimizdir”</p>

<p><img height="360" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/side-kazilari-75-inci-yilinda-506363.jpg" width="660" /></p>

<p></p>

<p><strong>Genç arkeologlara ve bu alanda kariyer yapmak isteyen öğrencilere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?</strong></p>

<p>Genç arkeologlara tavsiyem; merak duygularını hiç kaybetmemeleri, kendilerini sürekli geliştirmeleri, teknolojiye hâkim olmaları, disiplinlerarası ve uluslararası çalışmalara açık, ekip çalışmasına uyumlu, problem çıkaran değil problem çözen bireyler olarak yetişmeleridir. Bilimsel yayınları düzenli olarak takip etmeleri, müzeleri ve ören yerlerini sürekli gezerek gözlerini eğitmeleri ve gördüklerini sorgulayan bir bakış açısı geliştirmeleri de mesleki gelişimleri açısından büyük önem taşır. Arkeoloji sabır, sebat, azim ve zorluklar karşısında vazgeçmemeyi gerektiren bir meslektir.</p>

<p><img height="720" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/tarihi-eser-aa-1903115-1.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Arkeoloji biliminin Türkiye’deki algısı hakkında neler söylemek istersiniz? Arkeolojiye Türkiye’de Yeteri kadar önem veriliyor mu?</strong></p>

<p>Türkiye, dünyanın en zengin arkeolojik mirasına sahip ülkelerinden biridir. Bu durum ülkemiz için hem önemli bir ayrıcalık hem de büyük bir sorumluluktur. Ülkemizde arkeolojiye verilen önem yıllar içinde artarak devam etmektedir. Özellikle kazılara sağlanan destekler, bilimsel araştırmalar ile koruma ve restorasyon çalışmalarına ayrılan kaynaklar ve ziyaretçi odaklı projeler bunun en somut göstergeleridir. Elbette yapılacak daha çok iş var. Arkeolojiyi yalnızca kazı ve belgelemeden ibaret görmeyip; araştırma, koruma, sergileme, yayın ve eğitim süreçlerini kapsayan bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, bu alana yapılacak her katkının ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğu görülecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA EKSPRES GAZETESİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/ozel-roportaj-prof-dr-feristah-alanyali-side-gelecege-uzanan-en-degerli-emanetimiz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-29-haz-2026-10-20-33.png" type="image/jpeg" length="30554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalyalı sanatçıların yeni mekan sevinci]]></title>
      <link>https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyali-sanatcilarin-yeni-mekan-sevinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyali-sanatcilarin-yeni-mekan-sevinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın ilk sanatçı derneği olan Güzel Sanatlar Derneği (GÜSAD) yeni yerine taşındı. Alan olarak büyüyen dernek merkezinde kutlama yapıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trafiğe kapalı yoldaki Zaman İşhanı'nda faaliyet gösteren GÜSAD, aynı katta daha geniş bir alana sahip oldu. GÜSAD Başkanı Hepgüzel, yönetim kurulu üyeleri Selma Gencel, Ece Lale Kırdım, Nursel Kabak, Nazlı Öztekin, Polina Başak'ın ev sahipliğinde gerçekleşen açılış törenine çok sayıda sanatçı katıldı.</p>

<p><strong>DAHA GENİŞ ÇALIŞMA ORTAMI</strong></p>

<p>GÜSAD Başkanı Ertuğrul Hepgüzel, derneğin yeni mekanında arzu eden resim sanatçılarına daha geniş bir alanda çalışma ortamı sağlandığını dillendirdi. Hepgüzel, dernek binasında sanatçı- sanatsever buluşmasına imkân da sağlanacağını kaydetti, 2026-2027 kültür-sanat sezonunda ise sürpriz projelere imza atacaklarının müjdesini verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A N T A L Y A L I S A N A T C I L A R I N Y E N I M E K A N S E V I N C 1386726 411825" class="detail-photo img-fluid" height="898" src="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/a-n-t-a-l-y-a-l-i-s-a-n-a-t-c-i-l-a-r-i-n-y-e-n-i-m-e-k-a-n-s-e-v-i-n-c-1386726-411825.jpg" width="1141" /></p>

<p><strong>SANAT BARIŞ KÖPRÜSÜDÜR</strong></p>

<p>Sanatın, iller ve ülkeler arasında dostluk köprüleri oluşturulmasına, savaşların durmasına, tüm dünyada barışın sağlanmasına katkıda bulunduğunun da altını çizen GÜSAD Başkanı Ertuğrul Hepgüzel, "Sanatı çocuk, genç ve yetişkinlere sevdirmek amacıyla parklara, bahçelere taşıyacağız, sanatseverlerle birlikte çalışacağız" dedi.</p>

<p><strong>PARKLAR SANAT PARKI OLSUN</strong></p>

<p>GÜSAD'ın kuruluşundan beri kiralık binalarda zor şartlar altında hizmet verdiğini, Antalya'nın kültür- sanat yaşamına katkıda bulunduğunu da hatırlatan başkan Ertuğrul Hepgüzel, belediyelere seslendi, 'Sanatı Parklara Taşıyalım' sloganıyla da öneride bulundu. Hepgüzel, "Bir parkın içerisine prefabrik bir bina yapılsın, içerisinde idari, atölye ve galeri bölümleri oluşturulsun, park içerisinde resim, seramik, heykel, geleneksel el sanatları sanatçıları çalışsın. Ulusal ve uluslararası sanat çalıştayları, yarışmaları düzenleyelim, birçok şehirden, ülkelerden sanatçılar Antalya'ya gelsin şehrimize renk katılsın. Parka 'Uluslararası Antalya Sanat Parkı' ismi verilsin, Türkiye ye ve dünya ya örnek olsun" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT, YEREL GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.antalyaekspres.com.tr/antalyali-sanatcilarin-yeni-mekan-sevinci</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyaeksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyaekspres-com-tr/uploads/2026/06/a-n-t-a-l-y-a-l-i-s-a-n-a-t-c-i-l-a-r-i-n-y-e-n-i-m-e-k-a-n-s-e-v-i-n-c-1386725-411825.jpg" type="image/jpeg" length="52135"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
