Kabul etmek gerekir ki, birçok futbolsever, kulüp yöneticilerinin, isimlerini ya da şirketlerini parlatmak, egolarını tatmin etmek için o koltuklara oturduklarına inanıyor.
Bu konuyla ilgili bir anket çalışması yapılsa, ezici bir üstünlükle söylediklerim teyit edilir.
Acı olan ise Türkiye'de gerçekten durumun böyle olduğu.
Tüm kulüp başkan ve yöneticilerini işin içine katmamakla birlikte şimdiye kadar bir futbol maçı izlememiş, kameralar karşısında mahcup olmamak için basketbol topunu ayakla kontrol eden sözde futbol adamları, takım menfaatlerinden çok kendi çıkarlarını göz önünde bulundurarak o makamlara talip oluyor.
Sonra mı?
Sonra da ortada ne başarı oluyor, ne de süreklilik. Bunlar yetmezmiş gibi icra memurları gide gele tesislerin yollarını eskitiyor.
Hiç kuşku yok ki bu noktada kulüp yönetmeye talip olan kişilerin, bir anlamda samimiyetlerini göstermek ve çıkarları için o koltukta oturmadığını anlatmak için taraftara karşı açık olması gerekiyor.
Önceki gün Antalyaspor Başkanı Cihan Bulut, Asbaşkan Şefik Öz, Basın Sözcüsü Cumhur Arıcı ile Yönetim Kurulu Üyeleri Güray Kanan ve Sezgin Özer gazetecilerle bir araya geldi.
Verimli bir toplantı olmakla birlikte Başkan Bulut'un açıklamaları son derece umut vaat ediciydi.
Eto'o'dan Nasri'ye, El Kabir'den Teknik Direktör Hamzaoğlu'na ve banka borçlarına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Başkan Bulut, bu hareketiyle aslında Türkiye'de eşine az rastlanan bir şeye imza attı. Eto'o transferini en ince ayrıntısına kadar anlatarak kulübün gerçek sahiplerine yani taraftara bilgi verdi ve özellikle şeffaf yönetim anlayışına vurgu yaptı.
'Kemik kırılır yen içinde kalır' ilkesinden vazgeçip kulüp içerisinde yaşanan gelişmelerin 3-5 kişi arasında kalma mantığına son verdi.
Zaten başta Antalyaspor olmak üzere birçok kulübün borç batağında olma sebebi bu mantık değil mi?
Bu tür bilgilendirmeler taraftarın isteyeceği, seveceği şeyler. Başkan Bulut'un bu şeffaf yönetim anlayışını devam ettirmesi başta benim olmak üzere birçok kişinin arzu ettiği bir yöntem.
Umarım bu başlangıç bir son olmaz.
Aynı toplantıda Başkan Bulut, 'Antalyaspor'a sahip çıkalım, destek olalım' da dedi.
Bu kadar zor durumdayken elini taşın altına koymaktan çekinmeyen bir ismin isteğini yerine getirmek de Antalyaspor taraftarına yakışandır.
Kayserispor maçının kırmızı beyazlılar için taşıdığı önem ortadayken, Antalyalının da yapması gerekende bellidir.
Şimdi takıma sahip çıkma, destek olma zamanı.
Haydi Antalya, kırmızı beyaz renklere destek olmaya…