Sen ‘WILSON’ kimdir bilir misin?
Adam ıssız bir adaya düşer ve yapayalnız dört yıl geçirir bir tek arkadaşı vardır. Onunla konuşur, dertleşir, ona bir de isim vermiştir: WILSON.
Wilson aşağı , Wilson yukarı..
Olmayan bu karakteri filmde size öyle bir his ettiriyorlardı ki sonunda adadan kurtulma vakti geldiğinde uydur kaydır yaptığı sal ile denize açılıp Wilson’u dalgalar kaptığında bizim kız sessiz-sessiz ağlamıştı.
Diyeceğim de o.. Wilson’un denize düşmesi… ve adamımızın, onca zaman yoldaşının peşinden kendi canını tehlikeye atması..
Denize düşen arkadaşının ardından Tom Hanks suya dalar son hızla Wilson’u kurtarmak için dalgalı denizde yüzer
Sular Wlson’u sürükler, adam çabalar, öylesine kararlı ve fedakar bir mücadeledir ki bu gözü dünyayı görmez, seyirci de onunla birlikte kulaç atmakta, ve bir an önce talihsiz Wilson’u kurtarmaya çalışmaktadır... amma bir gerçek de vardır: Eğer saldan fazla açılırsa kendi de azgın denizin kurbanı olacaktır. Tabiat her ikisine de acımayacaktır. Deniz, puşt gibi pusu kurmuştur. Kendisini sala bağlayan ip gerilmiştir ve dalgalarla kopmak veya kaybolmak üzeredir, daha fazla yüzmesi, ve Wilson’u kurtarmaya çalışması kendi sonunu getirecektir.
Son anda içgüdüsel bir tepkiyle ipi tutar ve sala geri döner. Sonra da Wilson’u feda ettiği için ağlar… çığlık çığlığa özür diler.
Şimdi, bu Wilson kimdi? Merak ettiniz değil mi?
Doğru soru şöyle olmalı;
bu Wilson neydi?
Wilson, adamın adada bulduğu bir voleybol topuydu elinin kanıyla ona kaş-göz-ağız ve hatta alabros traşlı bir saç yapmıştı.
Bu garibim top dört yıl boyunca ona, o ıssız adada yoldaşlık etmişti, onunla dertleşmiş ve tartışmıştı, ona fıkralar anlatmıştı. Wilson onun açlığına yoksulluğuna ve çaresizliğine tanık olmuştu.
Wilson, onun için ‘iyi’ olan her şeydi , alelade bir voleybol topu insanoğlunu kaybetmek üzere olduğu tüm iyi değerleri temsil ediyordu..
Ve bunlardan en önemlisi de ‘kurtulmayı hayal etmekti.
Etrafınıza bir bakın ve gerçek hayatınızda kim Wilson, kim onu feda eden?
Bir düşünün.. ve en önemlisi de kim bu senaryoyu yazan, soruşturun.
Yıllarca dostluğuna güvendiğiniz, dertleştiğiniz, sıradan ve zor günlerinizin tanığı olmuş olanlara belki biraz daha fazla saygı duyarsınız.
Kadir bilmek bu kadar zor değil,
fedakarlık bu kadar zor değil,
arkadaşlık bu kadar zor değil…
Deniz puşt değildir, tabiatın ta kendisidir.
Sulara kapılarak kaybolmaya bırakılan yalnızca bir voleybol topu muydu yoksa insanlık mı ona da siz karar verin..