GÜNDEM

Şevket Çoruh kavuğu bırakacak mı?

Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası sosyal medyada yükselen #ŞevketÇoruhKavuğuÇıkar etiketi, Türk tiyatrosunun en önemli emanetlerinden olan 'Kavuk' geleneğini ve sanatçı duruşunu tartışmaya açtı. İşte derbi gecesinden bugüne uzanan krizin detayları

TÜRK tiyatrosunun asırlık nişanesi olan Dümbüllü’nün Kavuğu, bugünlerde sahne ışıklarıyla değil, yeşil sahalardan yansıyan tartışmalarla gündemde. Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki gerilimli mücadelenin ardından, kavuğun son sahibi Şevket Çoruh’un tribündeki görüntüleri, sanat dünyasını ve taraftarları ikiye böldü.

DERBİ GECESİ NE YAŞANDI? ŞEVKET ÇORUH NEDEN TEPKİ ÇEKTİ?

Fanatik Fenerbahçeliliği ile bilinen ve her fırsatta takımına olan sevdasını dile getiren Şevket Çoruh, 26 Nisan 2026’da oynanan derbiyi tribünden takip etti. Ancak maçın hararetiyle paylaşılan bazı video kayıtlarında, sanatçının rakip takıma yönelik küfürlü tezahüratlara eşlik ettiği öne sürüldü.

Bu görüntüler, kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan konusu haline geldi. Tepki gösterenlerin ana argümanı ise Çoruh’un sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda geleneksel Türk tiyatrosunun temsilcisi olan 'Kavuklu' unvanını taşıdığı. Sosyal medyada başlatılan #ŞevketÇoruhKavuğuÇıkar hashtag’i ile sanatçının bu sorumluluğa uygun davranmadığı iddia edildi.

PELİN ÖZTEKİN'DEN TEPKİ

Tartışmaya en sert tepkilerden biri, kavuğun bir önceki sahibi merhum Rasim Öztekin’in kızı Pelin Öztekin’den geldi. Öztekin, babasının bu mirasa verdiği değeri hatırlatarak kavuğun bir taraftar kimliğinin üzerinde durması gerektiğini ima eden şu sözleri paylaştı: "Tribüncülükte her şeye varım ama ben Şükrü Saraçoğlu’na veya Süleyman Seba başkana hiçbir zaman küfür etmedim. Her şeyin bi adabı, üslubu vardır. Babamın kararına saygı duymakla beraber görse üzülürdü.EMİNİM! Baba Sahne’yi kurup ayakta tutmak türk tiyatrosu için bir başarı olsa dahi Baba Karakter de olması lazım. Kavuk alkış ister, meşale değil!"

KAVUK TÜRK TİYATROSUNDA NEDEN ÖNEMLİ, KİMLER KAVUĞUN SAHİBİ OLDU?

Geleneksel Türk Tiyatrosu’nda 'orta oyunu' ve 'tuluat' sanatının simgesi olan bu kavuk, sıradan bir aksesuar değil; bir ustanın, kendinden sonraki nesle bıraktığı liyakat belgesi olarak görülüyor.

Kavuğun kronolojik sahipleri:

  1. Kel Hasan Efendi: Kavuğun ilk sahibi.

  2. İsmail Dümbüllü: Geleneği halka mal eden efsane isim.

  3. Münir Özkul: Dümbüllü’den devralarak sinemadan sahneye bu simgeyi taşıdı.

  4. Ferhan Şensoy: Kavuğu 1989 yılında devraldı ve en uzun süre taşıyan isimlerden biri oldu.

  5. Rasim Öztekin: 2016 yılında Ferhan Şensoy’dan devraldı.

  6. Şevket Çoruh: 2020 yılında Rasim Öztekin’den düzenlenen bir törenle emaneti teslim aldı.

SANATÇI KİMLİĞİ VE TARAFTARLIK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

Şevket Çoruh, kurduğu Baba Sahne ile Türk tiyatrosuna büyük emek vermiş bir isim olsa da, kavuk gibi toplumsal bir sembolü taşımanın getirdiği 'rol model' sorumluluğu, özel hayatındaki taraftar kimliğiyle çarpışmış görünüyor. Tartışmaların odağındaki temel soru ise hala güncelliğini koruyor: Bir sanatçının tribündeki coşkusu, taşıdığı tarihi mirasın ağırlığını gölgelemeli mi?

Kavuğun bundan sonraki durağının neresi olacağı veya Çoruh’un bu eleştirilere sahnelerden nasıl bir yanıt vereceği merakla bekleniyor.