Sezon açıldı ama ne fayda
Her yıl Nisan ayı başında turizm sezonu açılır.
Sezonun açılması istihdam için umut demektir.
Ancak son 2 yıldır sezon açılışları istihdam için umut olmaktan çıktı.
Geçen yıl Rusya pazarının olmaması, bu yılda Avrupa pazarında görünen büyük kayıp turizmde A’den Z’ye tüm dengeleri bozdu.
Turist sayısının yeteri kadar olmaması nedeniyle kış uykusuna dalan çok sayıda otel yazında uykuya devam edecekmiş gibi görünüyor.
Yani çok sayıda otelin bu yılda açılmaması gündemde.
Otellerin açılmaması, açılan otellerin önünü görememesi nedeniyle de her kes turizme temkinli yaklaşıyor.
Sezonda açık olan otellerin yöneticileri önlerini göremedikleri için sezona tasarrufla başlıyorlar.
Tasarruf denince işletmelerin ilk aklına gelen personel eksiltilmesi oluyor. Personel eksiltmesi yetmezse yiyecek içecek harcamalarından kısıntı yapmak işletmelerin başlıca başvurduğu yöntemlerden biri oluyor.
Bu ne demek? Bu kalitenin yok olması, turizmin geleceğinden yenmesi demek.
Yani turizmci kendi geleceğinin ayağına kurşun sıkıyor. Turizmin geleceği topal olacak.
Türk turizmi bugün bu kadar büyük olumsuzluklara rağmen bu kadar turist alabiliyorsa bunun en büyük nedeni fiyat kalite dengesidir. Ancak son iki yıldır bu denge hızla olumsuz bir şekilde bozuluyor.
Para kazanamayacağını anlayan yönetici kaliteyi ve fiyatı düşüreceğine otelini açmasın. Sadece sıcak para gelsin diye açılan otel turizmin geleceğine daha büyük zarar veriyor.
Konaklama sektörü bu yanlışı yaparak sadece kendisine zarar vermiyor, kendisi ile birlikte turizmden beslenen 54 sektöre de büyük zarar veriyor.
Son 2 yıldır turizmde görünen düşüş nedeniyle tedarikçilerin hepsi zor duruma düştü. Tedarikçiler üretilen ürünü satamaz hale geldi. Çünkü oteller istedikleri doluluklara ulaşamayınca oteli yenilemekten, yeni malzeme almaktan vazgeçiyor. Daha az tüketmek yoluna gidiyorlar.
Turizm dişlisine bağlı diğer sektörlerde dişli kırılınca duruyor. Top yekûn tüm sektörler zarar görüyor.
Turizm sezonu açıldı ama ne fayda. Herkes yerinde sayıyor.