Şiddet, çözdüğünden fazla sorun yaratır 2
Geçen yazılarımızda ırkçı ve dinci aşağılık katillerin koca Avrupa kıtasını üstelik tarihin gördüğü en yıkıcı savaştan sonra bile nasıl kana boğmaya çalıştıklarından söz etmiştik. Düşünün ülkeler tarihlerinin en büyük sosyal,siyasal-ekonomik ahlaki travmasını geçmişler. Ama bu dinci ve ırkçı ucuz katil sürüsü;
Yok, sen neden Yahudi’sin?
Sen neden değilsin?
Sen niye Katoliklerle oynaşıyorsun da zıpkın gibi Ortodokslara yüz vermiyorsun,
Aa.. olacak şey değil meğer sen Alman kökenliymişsin…
Sen niye zamanında Komünist olmadın da şimdi oldun?
Sen neden komünist oldun?
Sen nasıl olur da benden daha iyi komünist olursun lan…
Kan içmek isteyenler için yol çoktu, -e yukarda Allah var- mıntıka da çoktu…
Kendi yatak odalarında bir türlü beceremeyen hödükler toplu ırza geçmelerde ilk sırayı kimseciklere kaptırmıyorlardı.
Amerika bakmıştı ki bu iş böyle olmayacak, ‘Soğuk savaş’ efsanesini ileri sürmüştü, (oysa daha önce yazmıştık; Stalin tipik bir doğulu diktatördü, Batı Avrupa’nın gözü açık, hesap soran halkları ona göre değildi, ne yapacaktı Allah’ın İngiliz’i, Fransız’ı ile, nasıl anlatacaktı tartışılmaz tek adamlık, kadiri mutlak iktidarını, yer miydi Avrupalı bunu? adamın burnundan getirilerdi, bu Fransızlar, İngilizler daha önce, çok önce yol yordam bilmeyen krallarının başını kesmişlerdi. Üstelik o kralların, asillerin hepsi okumuş-yazmış entel-dantel tiplerdi bizim Stalin zır cahil kalıyordu onların yanında.. Ona (Stalin) her şeye razı doğu toplumları yeterdi……)
Ne diyorduk Amerika ‘soğuk savaş’ şartlarını bir makrame gibi dokumuştu… hele bir de dedikodu yaymıştı ki deme gitsin : ‘Bu Allahsız komünistler evinize gelecek, şapkasını kapıya asacak ve karınızı becerecek’
Dünya kadar masum insanın kanı dökülmüştü, sakat ve yaralı kalanların sayısı bile belli değildi, ama hiçbir acı gerçek bu dedikodu kadar etkili olamamıştı.
Aynı propaganda işlemi üç-aşağı beş yukarı Moskova tarafından da kendi peyklerine işleniyordu.
Soğuk savaş gerçeği Avrupa da ki her türlü iç itişmeyi ertelemişti.
Ne zaman kadar?
O da başka bir yazının konusu….