Sinsi zaman akışı

Hayat dediğimiz o muazzam yolculukta, pek çoğumuz zamanı elimizde bir kum saati gibi hissederiz. Onu tutamayız, akışını değiştiremeyiza ancak zamanın tılsımı, sadece ileri doğru akıp gitmekle sınırlı değildir. Zaman, bazen yaşamın yüreğinde, ertelediğimiz anların içinde adeta bir nehir gibi akar. Ve o nehir, ertelediğimiz hayallerin, hedeflerin ve yaşamların kıyılarını alıp götürür belki de hiç geri getirmez.

İnsan, çoğu zaman yaşamı için şimdi değil, belki sonra der. İşte tam da bu noktada, zamanın sinsi akışı devreye girer. O anı ertelediğinizde, bir parça zamanı da kaybedersiniz. Belki de en değerlisinden. Çünkü zaman, insana verilen en kıymetli hediye ve en acımasız efendidir. Onunla dans etmek zaman zaman cesaret ister. Ancak ertelediğimiz yaşamların sancılı seyrinde, zamanın acımasız yüzüyle yüzleşmekten başka bir seçeneğimiz olmayabilir.

Peki, ne yapmalı? Belki de hayatı biriktirmek yerine, onunla iç içe olmalıyız. Belki de ertelediğimiz her bir an, yaşamın bize sunduğu eşsiz bir armağandır. Belki de zamanın akışına teslim olmak yerine, onunla birlikte akmalıyız. Yaşam, ertelediğimiz anların toplamı değil yaşadığımız andır çünkü.

Hayat sadece güzel anılardan ibaret olsaydı, o zaman acımasız gerçekliğe yabancı kalırdık. Yaşamın karanlık tarafını da kabul etmek gerekir. Hayatta kazandıklarımız kadar, kaybettiklerimiz de var. Kaybettiğimiz şeyler, bize acımasız ve kararsız bir dünya olduğunu hatırlatıyor. Ancak kaybettiğimiz zamanı ve fırsatları geri getiremeyeceğimizi de anlamamız gerekiyor.

Ve belki de işte bu nedenle, yaşamak için asla şimdi değil dememeliyiz. Belki de şimdi demeli, zamanın sinsi akışına meydan okumalıyız. Her anı, her anı yaşayarak, o kıymetli hediye olan zamanı en verimli şekilde değerlendirmeliyiz. Çünkü ne zamanın duracağını, ne de geri döneceğini bilemeyiz. Ertelenen yaşamların sinsi zaman akışı, bize bir kez daha hatırlatır ki zaman, asla geri alınamaz. Ve belki de en büyük servet, zamanın içinde sızıp giden o anların farkında olmak, onları değerlendirmektir. Unutmamalıyız ki her an bir başlangıçtır ve biz ona anlam katarız.