Örtü altı tarımın merkezi konumundaki Antalya’da son günlerde etkili olan soğuk hava, tarım açısından hem avantaj hem de ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, yaşanan hava koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak özellikle don tehlikesine karşı çiftçileri uyardı.
Nazif Alp, sert soğukların tarım açısından bazı olumlu yönleri bulunduğunu belirterek, “Bu tarz soğuklar hem topraktaki hem de havadaki zararlı mikroorganizmaların ortadan kalkması açısından önemlidir. Aynı zamanda nem oranının bitkilerin gelişimine uygun seviyelere gerilemesi için de bu havalar faydalı olabilir” dedi.
ÇİFTÇİ EMEĞİNİ 1 SAATTE HEBA EDEBİLİR
Ancak soğuk havaların don riskini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Alp, seralarda mutlaka ısıtma sistemlerinin devreye alınması gerektiğini vurguladı. “Don olayı tarımda çok büyük bir tehlikedir. Bir yıllık emeğimizi ‘biraz sonra bakarım’ düşüncesiyle heba etme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz. Çiftçi bu tarz havalarda emeğini bir saate teslim eder” diye konuştu. Özellikle Antalya bölgesinde kış aylarında üretilen yeşil sebzelerin soğuğa karşı son derece hassas olduğuna işaret eden Alp, “Bu ürünler don etkisiyle çok kısa sürede yanar, kullanılamaz ve tüketilemez hale gelir” ifadelerini kullandı.
ÇİFTÇİLERİ UYARDI
Çiftçilerin işlerinin kolaylaştırılması için teknolojinin sunduğu imkânlara da değinen Alp, günümüzde çiftçilerin erken uyarı uygulamaları sayesinde donun ne zaman geleceğini, hava sıcaklığının kaç dereceye düşeceğini ve sera içinin hangi sıcaklıkta tutulması gerektiğini anlık olarak takip edebildiğini belirtti. Alp, “Çiftçilerimizin bu noktada yapması gereken şey duyarlılık ve özveridir. ‘Bugün bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket etmek, bütün emeklerini çöpe atmalarına neden olabilir. Hava sıcaklığının düşeceğine dair uyarı geldikten sonra iş kesinlikle şansa bırakılmamalı” dedi.
SOĞUKLAR HENÜZ TEZGAHA YANSIMADI
Soğuk havaların uzun süreli olmadığına dikkat çeken Nazif Alp, yaklaşık 5-6 gündür don oluşturacak seviyede soğukların yaşandığını, öncesinde seralarda ciddi bir sıkıntı bulunmadığını ifade etti. Bu duruma örnek olarak domates fiyatlarını gösteren Alp, “Korkuteli ve Elmalı gibi yayla üretim merkezlerinde bile yakın zamana kadar örtü altında domates üretimi devam ediyordu. Çünkü sera içi sıcaklıklar 25-30 derece civarında tutulabiliyordu. Bu da üretimde bir arz fazlası oluşturdu ve fiyatları aşağı çekti” diye konuştu.
CEPLER YENİ YENİ SOĞUYACAK
Tufanda ekim olarak bilinen kış dönemi üretiminin yüksek maliyetli olduğuna da değinen Alp, “Bu dönemde kullanılan fideler, normal mevsim fidelerine göre çok daha pahalı. Şu anda tufanda ekilen aşılı fidelerin tanesi 50-55 liradan satılıyor. Bunun üzerine bir de seranın sıcaklığını korumak için kullanılan odun, mazot ve kalorifer gibi ısıtma sistemlerinin maliyeti ekleniyor” şeklinde konuştu. Girdi maliyetlerinin zaten yüksek olduğunu hatırlatan Alp, “Gübre, fide, işçilik gibi kalemlerin üzerine bir de yakıt maliyeti eklenince üretim maliyetleri daha da artıyor. Bu durumun tezgâhlara ve market raflarına yansıması kaçınılmazdır. Soğukların etkisi birkaç gün sonra sebze fiyatlarında daha net hissedilecektir” ifadelerini kullandı.
Nazif Alp, üreticilere çağrıda bulunarak, soğuk havalarda daha dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini, alınacak önlemlerin hem ürün kaybını hem de ekonomik zararı azaltacağını ifade ederek sözlerini sonlandırdı