GÜNDEM

Son dakika güzelliğine dikkat

Düğün sezonuyla estetik işlemlere talep artarken, Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, düğüne günler kala yapılan botoks, dolgu ve yoğun cilt uygulamalarının ciddi risk taşıdığını belirterek, işlemlerin mutlaka önceden planlanması uyarısında bulundu

Düğün sezonu ile birlikte gelin ve damatların yanı sıra aile bireyleri de düğün öncesi estetik ve cilt uygulamalarına yöneliyor. Ancak Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, düğüne günler kala yapılan plansız ve agresif işlemlerin beklenmedik sonuçlara yol açabileceğini belirterek, estetik uygulamaların mutlaka önceden planlanması gerektiğini söyledi.

Sosyal medyada kusursuz görünme isteği ve yüksek çözünürlüklü fotoğraf ile videoların oluşturduğu görünüm baskısı, düğün öncesi estetik taleplerini artırıyor. Gelin ve damatların yanı sıra kayınvalideler, görümceler, sağdıçlar ve diğer aile bireyleri de özel gün öncesinde cilt bakımı, botoks, dolgu ve benzeri işlemlere başvurabiliyor. Ancak düğün tarihinin yaklaşmasıyla birlikte yapılan her uygulamanın aynı hızda iyileşmediğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, özellikle daha önce denenmemiş işlemlerde ciddi riskler bulunduğunu ifade etti.

‘DÜĞÜNE BİRKAÇ GÜN KALA İŞLEM YAPTIRMAYIN’
Düğün öncesi estetik uygulamalarda en sık yapılan hatanın zamanlama olduğunu belirten Çallıoğlu, “Özel gün yaklaşırken kişiler çok kısa sürede daha güzel ve daha canlı bir görünüme kavuşmak istiyor. Ancak estetik uygulamalarda işlemin yapılması kadar sonrasında vücudun ve cildin kendini toparlaması için gereken süre de büyük önem taşıyor. Düğüne birkaç gün kala yapılan bir işlem sonrasında oluşabilecek ödem, morluk, kızarıklık veya beklenmeyen bir reaksiyon, kişinin düğün günündeki görünümünü olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle estetik işlemleri son dakikaya bırakmak yerine, düğün tarihinden geriye doğru planlama yapmak ve her işlemin iyileşme süresini hesaba katmak gerekiyor” dedi.

Özellikle dolgu ve mezoterapi gibi iğneli uygulamalarda işlem sonrasında morluk ve ödem görülebileceğini aktaran Çallıoğlu, “İnsanlar çoğu zaman dolgu yaptırdığında işlem biter bitmez aynada görmek istedikleri görüntüye kavuşacaklarını düşünüyor. Oysa enjeksiyon sonrasında dokularda ödem oluşması son derece mümkün ve elde edilen görüntünün doğal hale gelmesi için zamana ihtiyaç var. Bazı kişilerde morluklar birkaç gün içerisinde geçerken bazı kişilerde bu süre daha uzun olabiliyor. Özellikle profesyonel fotoğraf çekimlerinin yapılacağı bir düğünde bu morluk ve ödemlerin kapatılması her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle düğün sabahı herhangi bir sürpriz yaşamamak için işlemlerin çok daha önceden planlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘BOTOKSUN DA OTURMA SÜRECİ VAR’
Botoks uygulamalarında da nihai sonucun hemen ortaya çıkmadığını belirten Çallıoğlu, “Botoks uygulamasında da işlemi yaptırdığınız anda nihai görüntüyü elde etmiş olmuyorsunuz. İlacın etkisinin ortaya çıkması ve yüz kaslarının yeni duruma uyum sağlaması belirli bir zaman alıyor. Bu süreç içerisinde kaşların konumunda değişiklik, bölgeler arasında asimetri veya kişinin beklemediği bir görünüm ortaya çıkabilir. Özellikle düğüne üç-beş gün kala yapılan bir işlemde böyle bir durumla karşılaşılması halinde sorunu düzeltmek için yeterli zaman kalmayabilir. Bu nedenle botoks yaptırmayı düşünen kişilerin düğün tarihini mutlaka hekime bildirmesi ve işlemi son dakikaya bırakmaması gerekiyor” diye konuştu.

‘DAHA ÖNCE DENEMEDİĞİNİZ ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN’
Düğünden hemen önce yeni bir cilt bakım ürünü kullanmanın veya daha önce uygulanmamış bir işlemi yaptırmanın da risk taşıdığını belirten Çallıoğlu, “Bir ürünün ya da uygulamanın başka bir kişide çok başarılı sonuç vermesi, sizin cildinizde de aynı şekilde sonuç vereceği anlamına gelmez. Her insanın cilt yapısı, hassasiyeti ve ürünlere verdiği tepki farklıdır. Daha önce hiç kullanmadığınız bir kozmetik ürünü veya daha önce yaptırmadığınız bir peelingi düğünden birkaç gün önce denemek, ciltte kızarıklık, yanma, kabarma, tahriş veya alerjik reaksiyon gibi istenmeyen durumlara neden olabilir. Özel güne çok az zaman kala böyle bir reaksiyonla karşılaşmak hem kişinin görünümünü hem de psikolojisini ciddi şekilde etkileyebilir” dedi.

‘UCUZ İŞLEM UĞRUNA SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN’
Düğün sezonunda sosyal medya üzerinden yayılan düşük fiyatlı estetik kampanyalarına karşı da uyarıda bulunan Çallıoğlu, “Özellikle düğün sezonunda sosyal medyada çok cazip fiyatlarla çeşitli estetik paketleri sunulduğunu görüyoruz. Ancak vatandaşlarımız yalnızca fiyat karşılaştırması yaparak karar vermemeli. Estetik uygulamalar sağlıkla doğrudan ilişkili işlemler ve kullanılan ürünün güvenilirliği, uygulama tekniği, hijyen koşulları ve işlemi gerçekleştiren kişinin yetkinliği büyük önem taşıyor. Uygun olmayan koşullarda veya deneyimsiz kişiler tarafından yapılan işlemler basit bir estetik problem olmaktan çıkıp enfeksiyon, doku hasarı, damar tıkanıklığı ve kalıcı iz gibi ciddi sağlık sorunlarına dönüşebilir. Bu nedenle kişinin yüzünü ve sağlığını emanet edeceği merkezi ve uygulamayı yapacak sağlık profesyonelini mutlaka araştırması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kullanılan ürünlerin güvenilirliği ve uygulamanın doğru teknikle yapılmasının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Çallıoğlu, “Ucuz bir işlem yaptırarak tasarruf ettiğinizi düşünürken, sonrasında ortaya çıkabilecek bir komplikasyonun tedavisi için çok daha büyük bedeller ödemek zorunda kalabilirsiniz. Üstelik bazı komplikasyonların yalnızca maddi değil, kalıcı fiziksel sonuçları da olabilir. Bu nedenle özellikle yüz bölgesine yapılan uygulamalarda güvenilirlik ve sağlık, fiyatın kesinlikle önünde tutulmalı” diye konuştu.

ESTETİKTE ‘ALTIN TAKVİM’
Düğün öncesinde estetik uygulama yaptırmayı düşünenlerin işlemleri son haftaya sıkıştırmaması gerektiğini belirten Çallıoğlu, “Yüz germe, burun estetiği veya liposuction gibi cerrahi işlemler düğün hazırlığının bir parçası olacaksa, bunların son aylara bırakılması kesinlikle doğru değil. Cerrahi işlemlerde iyileşme süreci kişiden kişiye değişebildiği için en az birkaç ay önceden planlama yapılması gerekiyor. Dolgu ve botoks gibi işlemlerde de mümkün olduğunca erken davranmak, hem işlemin sonucunu değerlendirmek hem de gerektiğinde hekim tarafından rötuş yapılabilmesi açısından avantaj sağlıyor. Cilt bakımlarında ise düğüne yaklaştıkça daha nazik uygulamalara geçmek ve son günlerde cildi yormamak gerekiyor” dedi.

‘SON GÜNLERDE AMAÇ CİLDİ DEĞİŞTİRMEK DEĞİL, KORUMAK OLMALI’
Özel güne birkaç gün kala kişilerin yeni bir görünüm yaratmaya çalışmak yerine mevcut cilt sağlığını korumaya odaklanması gerektiğini ifade eden Çallıoğlu, “Düğüne son bir hafta kala artık ciltte büyük değişiklikler yaratmaya çalışmak yerine, cildi sakinleştirmek ve nem dengesini korumak çok daha doğru bir yaklaşım. Yeterli uyku, düzenli nemlendirme, güneşten korunma ve kişinin daha önce kullandığı, cildinin alışık olduğu ürünleri tercih etmesi önemli. Son dakika mucizesi aramak yerine, aylar öncesinden oluşturulmuş kontrollü bir bakım planıyla ilerlemek hem daha güvenli hem de daha doğal sonuç verir” şeklinde konuştu.

‘SOSYAL MEDYA FİLTRELERİNİ GERÇEK HAYATTA ARAMAYIN’
Sosyal medya filtrelerinin gerçek dışı bir güzellik algısı oluşturabildiğini belirten Çallıoğlu, “Son yıllarda sosyal medya filtreleri ve kusursuz fotoğraf algısı, insanların kendi yüzlerini olduğundan farklı görmesine neden olabiliyor. Düğün günü de kişiler bu filtreli görüntüyü gerçek hayatta yakalamaya çalışırken gereğinden fazla işlem yaptırabiliyor. Oysa kişinin kendi yüzüne, mimiklerine ve doğal görünümüne sahip çıkması çok daha önemli. Düğün günü aynaya baktığında kendisini tanıyamayacağı kadar değişmiş olmak yerine, daha dinç, sağlıklı ve doğal görünmek hedeflenmeli. Bunun yolu da son dakika uygulamalarından değil, doğru zamanda ve güvenilir şekilde yapılan planlı işlemlerden geçiyor” dedi.

Düğün hazırlığında estetik uygulamaların da diğer hazırlıklar gibi aylar öncesinden planlanmasının önemine dikkat çeken Çallıoğlu, “Hayatınızın en özel günlerinden birinde bütün dikkatinizi bir işlemin oluşturabileceği olası yan etkilere değil, sevdiklerinizle geçireceğiniz zamana vermelisiniz. Estetik uygulamalar doğru zamanda, doğru kişiye ve doğru yöntemle yapıldığında kişinin kendisini daha iyi hissetmesine katkı sağlayabilir. Ancak güzellik uğruna sağlığı riske atacak son dakika müdahalelerinden kesinlikle kaçınılmalı” ifadelerini kullandı.