GÜNDEM

Sosyal medyada fotoğraflarınıza dikkat

Antalya’da bir kadının Instagram fotoğrafını çıplak kadın vücuduna montajlayan sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onanırken, Uzman Sosyolog Funda Alpaslan Talay sosyal medyada paylaşılan görsellerin kişisel veri ve mahremiyet açısından taşıdığı risklere dikkat çekti

Antalya’da yaşayan kadın, Instagram hesabındaki yüz fotoğrafının bir kişi tarafından alınarak çıplak kadın vücuduna montajlandığını ve hazırlanan görüntünün kendisine gönderildiğini belirterek suç duyurusunda bulundu. Sanık hakkında Antalya 24’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, dosyadaki belgeler, bilirkişi raporu ile soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanları değerlendirdi. Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Şikayetçi avukatının karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11’inci Ceza Dairesine taşındı. Daire, duruşma açarak yaptığı incelemede sanığın eyleme ilişkin ikrarını dikkate aldı. Bilirkişi raporunda ise sanığa ait çok sayıda verinin bulunduğu, sanığın kullandığı değerlendirilen telefonda montaj uygulamaları ile montajlandığı açıkça belirlenebilen müstehcen fotoğraflara rastlandığı belirtildi.

1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11’inci Ceza Dairesi, sanığın kadına şantaj yapmak amacıyla sosyal medya hesabından elde ettiği yüz fotoğrafını çıplak kadın vücuduna montajlamasının, Türk Ceza Kanunu’nun 136’ncı maddesinde düzenlenen ‘Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçunu oluşturduğuna hükmetti. İlk derece mahkemesinin beraat kararını kaldıran Daire, sanığı 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık, suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise temyiz isteminin esastan reddedilerek hükmün onanması yönünde görüş bildirdi. Dosyayı inceleyen Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığını belirtti. Daire, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını ve hükme esas alınan kanaatin dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu kesin verilere dayandığını değerlendirdi. Yargıtay, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11’inci Ceza Dairesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek sanığın temyiz istemini esastan reddetti. Böylece sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası kesinleşti.

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILAN GÖRSELLER İÇİN UYARI
Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların kişilerin bilgisi ve rızası dışında kullanılmasının ciddi mahremiyet sorunlarına yol açabileceğini belirten Uzman Sosyolog Funda Alpaslan Talay, “Dijital ortamda paylaşılan görüntüler kişisel veriler açısından riskler taşır. Sosyal medyada paylaşılan görsellerde yalnızca kişinin görüntüsünün değil, yüz hatları ve mimikleri gibi kişiyi tanımlamaya yarayabilecek bilgiler de bulunur. Bu veriler, izinsiz olarak yüz tanıma sistemleri, gözetim teknolojileri ve pazarlama algoritmaları tarafından kullanılabiliyor. Üstelik bu kişilerin çoğu, böyle bir kullanım hakkında bilgi sahibi değil ya da onay vermiyor” dedi.

Dijital ortamda beden, yüz hatları ve mimiklerin giderek “veri nesnesi” haline geldiğini vurgulayan Talay, “Kimlerin bu verileri topladığı, nasıl işlediği ve ne amaçlarla kullandığı çoğunlukla bilinmiyor. Bireyler, varlıkları üzerindeki denetimi teknoloji şirketlerine bırakıyor. Bu durum, sadece bireysel değil toplumsal boyutta da ciddi sorunlara yol açıyor” diye konuştu.

MAHREMİYET VE GÜVENLİK TEHDİT ALTINDA
Sosyal medya ve dijital platformlarda paylaşılan görsellerin kişisel mahremiyet açısından önemli riskler taşıdığını ifade eden Talay, “Bu teknolojiler, sadece bireylerin kendi görüntülerini değil, çevrelerindeki insanların da biyometrik verilerini izinsiz kullanabiliyor. Böylece, bireyler farkında olmadan dijital dünyada gözetim ve kontrol mekanizmalarının bir parçası haline geliyor” ifadelerini kullandı.

Bu süreçte elde edilen verilerin kullanıcıların haberi olmadan farklı amaçlarla kullanılabileceğini belirten Talay, “Özellikle yüz tanıma sistemlerinde, pazarlama stratejilerinde ve kamu güvenliği uygulamalarında bu veriler kullanılabilir. Ancak bu kullanım şekilleri şeffaf değil ve kişilerin rızası alınmadan gerçekleşiyor” dedi.

GERÇEK RIZA TARTIŞMASI
Dijital platformlarda kullanıcıların onay verirken çoğu zaman tam anlamıyla bilgilendirilmediğini belirten Talay, “Çoğu kişi kullanıcı sözleşmelerini okumadan, aceleyle ve farkında olmadan onay veriyor. Bu durum, mahremiyetin korunmasını zorlaştırıyor ve kullanıcıları risklere karşı savunmasız bırakıyor” dedi.

Sosyal medyada fotoğraf ve kişisel veri paylaşırken daha dikkatli olunması gerektiğini belirten Talay, “Hangi uygulamaya ne tür izinler verdiğimizi mutlaka kontrol etmeliyiz. Ayrıca, gizlilik ayarlarını düzenli olarak gözden geçirmek ve mümkünse biyometrik verilerin kullanımını sınırlamak gerekiyor. Dijital mahremiyetimizi korumak, bireysel bir çabanın ötesinde bilinçli bir toplum olmanın da temel koşulu” diye konuştu.