Yaz tatili nedeniyle bulunduğum İzmir Çeşme Alaçatı’da mükemmel bir konser izledim. Uluslararası Giritliler ve Mübadiller Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mübadele Korosu Genel Koordinatörü Zafer Yusuf Güzelkasap’ın İBB destekli projesi olan ve Lozan Barış Antlaşması’nın 100’üncü yılı münasebetiyle düzenlenen ‘İki Yakadan Hasret Kokan Şarkılar’ konserini dinlerken duygu seline kapıldım.
İBB Sanat Yönetmeni Evrim Ateşler’in hem buziki çalıp hem de yönettiği İBB korosunun Yunanca, Türkçe, Boşnakça, Makedonca, Arnavutça ve Bulgarca seslendirdiği şarkılara Alaçatı’dan, Çeşme’den, İzmir’den gelen mübadele torunları alkışlarla eşlik etti.
Bu şarkılar hepimizin mırıldandığı, Katibim (Apo Kseno), Darıldın mı Cicim Bana (Harıklakı) Kalenin Bedenleri (Sıko Horepso) ve Yedikule (Pente Chronıa) adlı mübadele yıllarında çok söylenen şarkılardı.
Uluslararası Giritliler ve Mübadiller Federasyonu Genel Başkanı Zafer Yusuf Güzelkasap konser öncesi yaptığı konuşmada, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in desteği ile kurulan, Türkiye ve Balkanların en büyük ilk ve tek resmi Mübadele Korosunun İzmir’in bir kültür mirası ve barış elçisi olma yolunda ilerlediğini belirtti, ‘ İzmir mübadele korosu Ata’mızın izinde Barış, dostluk, kardeşlik, birlik ve beraberlik adına seslendirdiği şarkılarla tüm balkanları kucaklayan bir misyon üstlenmiştir.’ dedi. Güzelkasap, Lozan Antlaşmasının ruhunun barış olduğuna işaret etti, savaşta kazanılan başarının Lozan Antlaşması ile taçlandığını sözlerine ekledi.
Türkiye’nin Tapu Senedi olan Lozan Antlaşması ile başlayan zorunlu göçten günümüze tam 100 yıl geçti. ‘Çile Çiçekleri’ diye anılan mübadiller 1923/1930 yılları arasında karşılıklı mübadele rüzgârına kapılmışlardı. Bugün, o zor günleri görmüş olanlardan yaşayan çok az insan kaldı. Kuzey Makedonya İştip’ten gelen babamın babasını ben göremedim, genç yaşta ölmüş. Atatürk’ün yanında Kuvvacı olan annemin babası da öyle. Babaannem Cezayir’de Kadı olan babasının görevi nedeniyle geldiği İzmir’de doğmuş. Çok iyi Rumca konuşurdu. İzmir Karşıyaka’da Dam de Sion okulunda Fransızca öğretmenliği yaptığını anlatırdı. Babaannemin babasının babası Girit Resmo’lu. İştipli Mahmut Aga (Hepkeskin) ile Cezayir’den gelme Girit kökenli Hatice’nin yolları İzmir’de kesişmiş. Evlenmişler. 7 çocuk ve onlarca torun sahibi olmuşlar.
Evlerini, işlerini, topraklarını, ibadet ettikleri kutsal mekanları, hatta sevdiklerinin mezarlarını geride bıraktılar. Kimi karayoluyla, kimi deniz yoluyla bin bir sıkıntı ile yolculuk yaparak geldikleri yerlere hemen uyum sağlayamadılar. Çoğu da doğdukları toprakları bir daha göremeden öldüler.
Mübadil torunları olan 70’li yaşlardaki bizlerin temennisi, Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözünü şiar eden nesiller yetiştirmek ve suyun öte yakasındaki dostlarımızla barış içinde yaşamak olmalıdır.
Saygılarımla.