Tanklara ait...


Askerde tankçıydım.
Etimesguttan özel bir birlik kursuna kaldığımdan dolayı sonradan katıldım bizim tertiplerin Tatvan/Sorgundaki bölüğüne.
Gelinceye kadar tüm düzen kurulmuştu.
Hoşgeldin yaptı çocuklar Tank/Bar'da.
Renkli ışıklar, müzik, penthause posterleri, votkalı karpuz..Bu bizim Adapazarı tayfası ...Müthiş çocuklardı.
12 Eylül 'den kalma bir travma, tanklara karşı arızalı olsak da bu yürümekte zorlanan M47'lerin bazı gece nöbetlerinde tank/bar olarak kullanmak acayip keyifliydi.
....
Kademede bakımları yapılır, her gün yağlanır, yıkanır boyanırlardı.
Hazır bekletirlerdi...
Bir hafta sonu Ahlat yolu üzerinde atışlara gittik.
Bir 30 Ağustos günü de törenlere indirdik kent merkezine.
Bizim tertip, bu demirden tabutun en çok gece muhabbetlerine yaptığı ev sahipliğini bir de evden gelen mektupları okuduktan sonraki hallerimizi saklamasını sevdik.
Ama orada bir tank daha vardı ki ona hastaydık. Çünkü yürümüyordu. Hurdaya çıkmıştı.
Cezalı tank!
Öyküsü uzun. Bir yerde görevini yapamamış komutanlarda onu çürüğe çıkartmışlar.
Yetmemiş cezalandırmışlar, tek başına bir arazinin ortasında bırakmışlar.
Ama nöbet yeri olarak yazmışlar. 24 saat asker beklerdi....Keşke tanklara ait anılarımız hep böyle kalsaydı....!