​Tarif etmeden hissettirmek


Ve Hemingway yazar adaylarına karşı önerilerinde de daima cömert davranmıştır. En sevdiğim önerilerinden biri:
“Bir duyguyu tarif etmeyin, onu yaratın.”İşte onun efsane olan, birkaç kelimeyle yarattığı duyguyu bilirsiniz. Hani 6 kelimelik öyküsü…
Bazı kaynaklarda ona ait olmadığı söylense de, uzun zamandır bildiğimiz bir anekdottur bu. Başka bir yazar ile aralarında geçen diyalogda, 10 kelimeyi geçmeyen, etkili bir hikaye ile yeteneğini ispatlamak durumundadır. Bunun üzerine sadece 6 kelimeyle, tıpkı önerisinde olduğu gibi duyguyu tarif etmez, o 6 kelimeyi duyan ya da okuyan için hissedileni yaratır.
Satılık:
Bebek ayakkabıları. Hiç giyilmemiş.
Hemingway ‘den esinlenerek kısa cümlelerle büyük hisler yaratmak için benzeri çabaya giren herkes vasatın üstüne çıkamadı bana göre. Belki de beklentiyi dram öğeleriyle sınırlamak yanlıştır. Elbette, bu 6 kelimenin yaratığı hüzün diğer her hikayede aynı tondan yankılanamaz. Başkadır acılar ve yaşayana özeldir ama Hemingway’in yarattığı bu his tamamen evrensel, özgün ve yarıştırılamaz bir acının hikayesidir.