Teknik direktör meselesi
Başkan Ali Şafak Öztürk ve yönetim kurulu, takımın başına doğru bir isim getirmek için ince eleyip sık dokuyor. Nitekim doğru da yapıyor. Güzel bir kadro kuruldu. Bu kadronun ağırlığını ancak tecrübeli bir ismin eline emanet etmek doğru olacaktır.
Başkan İtalya seferini tamamladı ve Antalya’ya döndü. İtalya’da önemli isimlerle görüştüğü gelen haberler arasında. Capello diyen de var, Di Matteo diyen de. Bu tip süreçlerde ister menajerlerin oyunu deyin isterseniz de kulübün hedef şaşırtması deyin çok fazla isim ön plana çıkar. Tıpkı bu günlerde olduğu gibi.
Gelecek olan ismin takımla uyum içerisinde çalışabilecek olması önemli. Eto’o, Nasri, Menez gibi futbolcuların ağırlıklarını kaldırabilecek, onlara sözünü geçirebilecek bir isim olması önemli. Rıza Çalımbay bu yüzden gitmedi mi bu takımdan? İsimlerin ağırlığını kaldıramadı, söz geçiremedi ve gönderildi. Galatasaray maçı öncesinde bir antrenmanı takip etmiştim. O gün dedim ki bu Nasri Rıza hocayı yer. Nitekim 2 hafta geçmedi üzerinden ve sonuç ortada.
Yabancı ve hedefleri olan bir isim arayışında olduğu söyleniyor Başkan Öztürk’ün. Çok doğru bir karar. Niye mi? Çünkü gelecek her Türk teknik adam kadrodaki yıldız isimlerin altında ezilip kalacaktır. (Terim hariç) Bu biraz taraftar baskısıyla olacaktır biraz da oyuncuların ve yönetimin tavrıyla. Hal böyleyken Başkan Öztürk’ün kararının son derece doğru olduğunu söylemek gerekir.
Şunu da belirtmekte fayda var. Günler geçiyor. Antalyaspor’un önünde önemli bir Osmanlıspor maçı var. Rakibin de geçtiğimiz günlerde teknik direktörü istifa etmişti. Takımın başına İrfan Buz’u getirdiler ve Antalyaspor maçına bir teknik direktörle hazırlanıyorlar. Antalyaspor’un bu konuda titiz davranması güzel. Ama bir an önce bir karar verilmesi de bir o kadar önemli.