İYİ Parti Milletvekili Uğur Poyraz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada maden işçilerinin gözaltına alınmasından Gülistan Doku davasına, çocukların yetersiz beslenmesinden sosyal medya yasaklarına kadar pek çok konuda hükümeti eleştirdi. Poyraz, Dr. Bülent Şık tarafından hazırlanan 'Kurşuna Karşı Bir Öğün' raporuna değinerek çocukların beslenmediğini sadece doyduğunu söyledi. Şık'ın raporuna göre çocuklar yetersiz beslenme nedeniyle 'kurşun' gibi ağır metallere maruz kalıyor.
ÇOCUKLARDA BESLENME VE TOKSİK MADDE TEHDİDİ
Meclis kürsüsünden Genel Kurul’a hitap eden İYİ Parti Milletvekili Uğur Poyraz, Dr. Bülent Şık tarafından hazırlanan 'Kurşuna Karşı Bir Öğün' raporuna atıfta bulunarak Türkiye’deki çocukların gelişimini tehdit eden beslenme sorunlarını gündeme taşıdı. Rapor, çocukların yetersiz beslenme nedeniyle vücutlarındaki kalsiyum ve demir eksikliğini 'kurşun' gibi ağır metalleri emerek telafi etmeye çalıştığını, bu "toksik kuşatmanın" ancak okullarda sunulacak ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemekle kırılabileceğini savunuyor.
Çocukların sağlıklı gıdaya erişemediğini savunan Poyraz, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye'de çocuklar beslenmiyorlar, çocuklar sadece doyuyorlar. O doyan çocukların karınlarını doyururken aslında birçok toksik maddeyle de yüz yüze, baş başa bırakıldığı ve bununla ilgili gelişimlerinin de son derece tehdit altında olduğuna ilişkin çok çarpıcı bir rapor ortaya koymuş. Çocukların beslenmesi asli sorumluluğumuz. Tekrar altını çiziyorum, doymaları değil, beslenmeleri. Zira bu Kurtuluş Savaşı'ı yönetmiş karargâh olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, bu Parlamento'nun asli sorumluluğu"
MADEN İŞÇİLERİNİN GÖZALTINA ALINMASINA TEPKİ
Meclis kürsüsünden Genel Kurul’a hitap eden İYİ Parti Milletvekili Uğur Poyraz, konuşmasına Bağımsız Maden İşçileri Sendikası üyesi 110 işçinin gözaltına alınmasına tepki göstererek başladı. İşçilerin çalışma koşullarına ve ekonomik zorluklara dikkat çeken Poyraz, "Bu adamlar zaten çalışırken yerin altındalar, yerin üstünde yaşamaya çalışıyorlar, ekonomik krizin altındalar, çalışırken yerin altındalar, şimdi de 110 maden işçisi gözaltındalar. Niçin gözaltındalar? Adamlar yürümüş, Bakanla görüşmek istemiş, üstlerini çıkarmışlar. Vay efendim, siz mi üstü çıplak oturuyorsunuz? Başka bir gerekçesi olabilir mi 110 kişinin gözaltına alınmasının?" ifadelerini kullandı.
'DEVLET FAİLLERİ İFŞA ETMEKLE SORUMLUDUR'
Konuşmasında 5 Ocak 2020’den beri kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku konusuna da değinen Poyraz, devletin asli sorumluluğunun yurttaşların can ve mal güvenliğini korumak olduğunu belirtti. Soruşturma sürecindeki ihmal iddialarına dikkat çeken milletvekili, "Buna ilişkin, suçu kimin işlediğine, suçun mağdurunun kim olduğuna bakılmaksızın devlet dediğiniz aygıt suçu ortaya çıkartmak ve bununla ilgili gereğini yapmak mecburiyetindedir. Zira, hepimiz biliriz ki her cinayetin faili meçhuldür, devlet dediğiniz aygıt o faili ifşa etmek ve gereğini yapmakla sorumludur, mesuldür" dedi.
SOSYAL MEDYA YASAKLARINA 'EBEVEYN' ELEŞTİRİSİ
Gündemdeki 15 yaş altı çocuklara sosyal medya kısıtlaması getiren kanun teklifini de eleştiren Uğur Poyraz, yasakçı zihniyet yerine eğitimin öncelenmesi gerektiğini savundu. Ailelerin dijital okuryazarlık seviyesine dikkat çeken Poyraz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "15 yaşından küçük çocuk sosyal medya ağına giremeyecek ama 15 yaşından küçük çocuğun anası, babası, ebeveyni TikTok'ta dans edecek. Ya, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Devlet dediğiniz şey, tedbir alır; devlet dediğiniz şey, başınıza hadise gelince yasaklar üzerinden hareket etmez."
Poyraz, yasakların çözüm olmayacağını belirterek, "Çocuğuma 'Yabancılarla konuşma.' 'Özel yerlerini kimseye dokundurma' diye eğitimini ben veriyorum, devlet değil. Dolayısıyla, burada, çocuğunu eğitemeyen ana-babayı eğitmekle mecburuz. Ana-babayı ayır, çocuğa yasak koy; ana-babanın yerine geçmekten başka bir şey değil bu. Önce ana-babayı bilinçlendirmek zorundayız" diyerek sözlerini tamamladı.