ÖZEL HABER

‘Üretici afetin ortasında kaldı’

Antalya’da 22 Ocak’tan bu yana etkili olan sağanak yağış, fırtına ve hortum, tarım alanlarında büyük hasara yol açtı. Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Mustafa Güneş, yaşanan afetin ardından yaptığı açıklamada özellikle sera üretiminin ağır darbe aldığını belirterek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu

Antalya’da günlerdir etkili olan sağanak yağış, fırtına ve hortumun özellikle örtü altı üretim yapılan ilçelerde seralara büyük zarar verdiği, yaşanan kayıpların hem üreticiyi hem de önümüzdeki dönemde sebze-meyve arzını etkileyecek boyuta ulaştığı belirtilirken, Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Mustafa Güneş afetin yalnızca doğal değil, önleyici altyapı eksiklikleriyle büyüyen bir kriz olduğunu söyledi.

Aksu, Kumluca, Demre, Finike ve Kaş ilçesine bağlı Kumluova bölgelerinde zararın ciddi boyutlara ulaştığını söyleyen Güneş, “Antalya’nın en önemli tarım havzalarında günlerdir etkili olan aşırı yağışlar ve hortumlar, maalesef üreticimizin aylarca verdiği emeği birkaç saat içinde yok etti. Taşan dereler seraları su altında bırakırken, hortumlar da sera iskeletlerini parçaladı, naylonları söktü attı. Şu an birçok üreticimizin serası kullanılamaz halde” dedi.

Yaşananların sadece doğal afet olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Güneş, ihmallere dikkat çekerek, “Biz her yıl aynı manzaraları yaşıyoruz. Aynı dereler taşıyor, aynı bölgeler su altında kalıyor. Buna rağmen dere yataklarında düzenli temizlik yapılmıyor, ıslah projeleri tamamlanmıyor, taşkın riskini azaltacak kalıcı altyapı yatırımları hayata geçirilmiyor. Dolayısıyla burada sadece doğanın değil, ihmaller zincirinin de büyük payı var. Bunun faturasını da her zaman olduğu gibi alın teriyle üretim yapan çiftçimiz ödüyor” diye konuştu.

‘ÜRETİM TAKVİMİ TAMAMEN BOZULDU’
Bölgede ilk tespitlere göre zararın çok yönlü olduğunu vurgulayan Güneş, “Seralarda ciddi ürün kayıpları söz konusu. Hasat dönemine yaklaşan ürünler tamamen çürüdü ya da sökülmek zorunda kaldı. Sera konstrüksiyonlarında ağır hasar var, birçok sera yeniden kurulmadan üretime başlayamayacak. Ayrıca aşırı su nedeniyle toprak yapısı bozuldu, tarımsal altyapı zarar gördü. Bu da sadece bugünkü ürünü değil, önümüzdeki üretim dönemlerini de riske atıyor” ifadelerini kullandı.

Bu tablonun gıda arzına da yansıyacağını belirten Güneş, “Üretim takvimleri tamamen aksadı. Bu sadece çiftçinin zararı değil; birkaç ay sonra pazardaki fiyatlara, sofradaki ürüne de yansıyacak bir durum. Yani mesele yalnızca bölgesel değil, ülke genelinde gıda arz güvenliğini ilgilendiren ciddi bir sorundur” dedi.

‘DESTEKLER HİBE ŞEKLİNDE OLMALI’
Anahtar Parti olarak sahada olduklarını belirten Güneş, çözüm önerilerini de detaylandırdı. “Öncelikle Aksu’dan Finike’ye, Demre’den Kumluova’ya kadar tüm riskli dere yataklarında acil ıslah ve temizlik çalışmaları başlatılmalı. Geçici müdahalelerle değil, bilimsel ve kalıcı projelerle bu taşkın sorunu kökten çözülmeli” dedi.

Hasar tespit süreçlerine ilişkin de çağrıda bulunan Güneş, “Hasar tespit komisyonları masa başında evrak üzerinden değil, sahada üreticiyle birlikte çalışmalı. Her seranın, her parselin gerçek zararı tek tek yerinde görülmeli ve adil biçimde kayıt altına alınmalı. Üreticinin zararı eksik yazılırsa, verilen destek de yetersiz kalır” diye konuştu.

Kredi ertelemesinin tek başına çözüm olmayacağını vurgulayan Güneş, “Borcu ertelemek, geliri tamamen yok olmuş bir çiftçi için yeterli değildir. Serası yıkılan, ürünü tamamen zarar gören üreticilere doğrudan ve karşılıksız hibe desteği sağlanmalıdır. Aksi halde birçok üretici bir daha üretim yapamayacak duruma gelir” ifadelerini kullandı.

‘TARSİM YENİDEN DÜZENLENMELİ’
Tarım sigortalarının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Güneş, “TARSİM kapsamı genişletilmeli ve prim yükü azaltılmalı. Sel ve hortum gibi afetlerde üreticinin zararı eksiksiz karşılanmalı. Bugün birçok çiftçi ya sigorta yaptıramıyor ya da yaptığı sigorta gerçek zararını karşılamıyor. Bu sistem üreticiyi gerçekten koruyacak şekilde yeniden düzenlenmeli” dedi.

Afetlere dayanıklı tarım altyapısının önemine de değinen Güneş, “Hortumun sık görüldüğü bu bölgelerde doğal rüzgâr kırıcı sistemler oluşturulmalı, daha dayanıklı sera modelleri teşvik edilmeli. Devlet desteğiyle afete dirençli tarımsal altyapı yaygınlaştırılmazsa her yıl aynı acıları yaşamaya devam ederiz” şeklinde konuştu.

Açıklamasının sonunda tarımın stratejik önemine dikkat çeken Güneş, “Bu sadece çiftçinin değil, memleketin meselesidir. Üretici ayakta kalamazsa gıda arzı çöker, fiyatlar artar ve bunun bedelini 85 milyon öder. Biz bu sürecin takipçisi olacağız, üreticimizin sesi olmaya ve kalıcı çözümler için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.