Vehbi Koç

Antalya turizminde bir dönem önemli bir yer edinen Divan Talya'nın önünden aracımla her geçişimde içimi bir hüzün kaplar. Otelin bugünkü akıbetinden değildir hüznüm. Bu oteli ülke turizmine kazandıran, Türkiye sanayiinde ilkleri uygulamaya koyarken, turizmle de Antalya'nın marka olmasına fırsat veren bir büyük insanı anımsarım. Bu kişi, gazeteci olarak 1970 ve 80'li yıllarda birçok kez bir araya geldiğim, haberlerini yazdığım, Türkiye'nin bir numaralı işadamı, sevgili Vehbi Koç'tur.

Vehbi Koç, 95 yaşında Antalya'da son kez bir hafta tatil yapmak ister. Kızı Sevgi Gönül, damadı Erdoğan Gönül ve doktoru Faruk Turnaoğlu ile otele yerleşir. Koç burada, sıkıntısız bir hafta tatil yapar. 25 Şubat 1996'da 609 numaralı otel odasında saat 18.33'te solunum yetmezliğinden yaşama veda eder.

Hep tartışılmıştır Vehbi Koç'un zenginliği. Kimileri 'Koç'u Koç yapan bu ülkedir' dese de bu ülkeye yüze yakın marka kazandıran, milyonlarca işçiye istihdam sağlayan, milyarlarca dolar döviz getiren, trilyonlarca lira vergi veren bir vatan evladı alıp da ne götürmüştür öte tarafa?

Vehbi Koç'u ölümünün 23'üncü yılında saygıyla anarken, O'nu bugünkü siyasilere, bugünkü işadamlarına, bugünkü eğitim görevlilerine seslendiği şu güzel sözleri ile anımsatmak isterim. Bakın neler söylemiş Vehbi Koç;

İş adamlarına:

-İyi eleman seç, iyi para ver. Çünkü kötü eleman sana pahalıya mal olur.

-İşler kötüye gittiği zaman moral bozuluyor. O zaman birdenbire herşeyi kapkara görüp, kötü düşüncelere saplanmamak gerekir. Doğru iseniz, azimli iseniz, her çareye başvurmanız ve hakkınızı aramanız gerekir, iş düzelir.

-Şahsi düşüncelere, kaprislere kapılarak beceriksiz, kabiliyetsiz adamları iş başına getirmeyiniz. Bütün şirketler kabiliyetli insanların omuzlarında yükselmektedir.

Gençlere;

-Ben varlıklı ve tanınmış birçok kişinin itibar ve servetlerini kaybettiklerine tanık oldum. Lüks merakı, bol paralar harcanan şatafatlı yurtdışı gezileri, gereksiz borçlanmalar bu çöküşlerin başlıca sebepleriydi. Bu inançladır ki, gençlere çeşmenin suyunun her zaman gür akmayacağını hesaba katarak tedbirli olmalarını hatırlatmayı görev saymışımdır. Bana çok tutumlu hatta cimri diyenlere güler geçerim.

-Başarılı olmak için sevdiğiniz mesleği seçin. Başarıda meslek sevgisinin çok büyük rolü vardır.

-Daima doğru olanı yapmaya gayret gösterdim. Aileme, memleketime ve yaşadığım çağa hizmet ettiğim inancıyla büyük bir huzur duyuyorum.

-Gençliğin yetişmesine hizmet bir insanlık ve vatan borcudur.

İktidara;

-Benim anayasam şudur: Devletim ve ülkem var oldukça ben de varım. Demokrasi varsa hepimiz varız. Memleketimizin ekonomisini kuvvetlendirmek için elimizden gelen bütün gayreti göstermeliyiz. Ekonomimiz güçlendikçe demokrasi daha iyi yerleşir, dünyadaki itibarımız artar.

-Bir bölge halkı gereğince eğitilmeden o bölgede kalkınmadan bahsedilemez.

Dinle ilgili;

-Din insanlar için büyük bir manevi güçtür. Dinsiz ulus olmaz. Ben dindar bir insanım. Ama din ile dünya işlerini birbirine karıştırmamak gereğine kesinlikle inanmışımdır.

-Dindarlığım işlerimin ilerlemesine engel olmadı, bana büyük bir güç sağladı. Bazı işlerimde günlerce, aylarca, hatta yıllarca çalıştıktan sonra başarılı olamadım. Aklımın erdiği kadar uğraştım, başarılı olamadım. 'Allah böyle istedi' dedim ve rahat ettim.

Saygıyla...