Yaptırım sıkıntısı!

Türkiye'nin meyve, sebze ve çiçek üssüdür Antalya.

300 bin dönüm alanda seracılık faaliyetleri yapılır.

Kabak, salatalık, domates, biber, çilek en belli başlı ihraç ürünleridir.

Yılda yaklaşık 60 milyon dolarlık barışın simgesi karanfil ihraç eder Antalya.

Rusya, Ukrayna, Romanya ve Almanya'ya başta olmak üzere 135 ülkeye meyve, sebze ihraç eder. Türkiye bu iki ülkeye 3 meyve sebze ihraç ederken 2'si Antalya'dan gider.

Rusya'ya 1 milyar dolar, Ukrayna'ya ise 216 milyon dolarlık meyve sebze ihraç eden Antalya için savaş sürerse bu rakamları bulmak hayal olur.

ATSO dergisi Vizyon'da yer alan tabloda savaşın felaketini açıkça ihracat rakamlarında görebilirsiniz. Derginin araştırmasına göre, Antalya'nın ihracatında ilk 10 içinde en yüksek payı alan Rusya'nın şubat ayı ihracatı tarihinde ilk kez yüzde 31 gerileme göstermiş. 2021 Şubat'ında 13, 2 milyon dolar olan Antalya'nın Rusya'ya ihracatı 2022 Şubat ayında 9,1 milyon dolara düşmüş. Bu çarpıcı rakam bile önümüzdeki aylar için hiç de iç açıcı görünmüyor.

Turizmin başkentidir Antalya diyoruz. Turizmi ülke bazında çeşitlendiremediğimiz için de iki ülkeye avuç açmış durumdayız.

200 bin kişilik istihdamı ve yaklaşık 30 milyar dolarlık turizm geliri ile Antalya Türkiye'nin cari açığını finanse eder. Yılda 4 milyon Rus, 1 milyon da Ukraynalı turist Antalya'yı ziyaret ediyor. Yaklaşık 40 bin Rus ve Ukraynalı kentimizde yaşıyor, evlenip iş gücüne katılıyorlar.

Bu güzelliklere karşın;

Tarımda ve turizmde;

Bugün, savaşın en mağdur kenti Antalya'dır.

En büyük darbeyi Antalya almıştır.

Üreticisinden nakliyecisine.

Seracısından esnafına, tüketiciye kadar, bir sor bin ah işit.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin geçenlerde yaptığı bir konuşmada, Rusya'ya yaptırımların Türkiye'yi de etkilememesini temenni etti.

Bu temenniye katılmamak mümkün değil.

Bekleyip göreceğiz.