Yaşlıya Saygısızlık
Yaşlı adamı taciz eden üç genç adamın doğu şivesiyle konuştukları da dikkat çekiyor. Bu basit bir terbiyesizlik olarak görülemez. Tacizci adamların internete konulan videoda kim oldukları görülüyor. Tarlabaşı polisinin de bu videoyu izlemesi ve bu terbiyesizlikte sınır tanımayan üç genç adamın cezalandırılması gerekiyor.
Bir araştırmamda gençlerde yaşlılara yönelik saygının “benim yaşlım” ve “başkasının yaşlısı” olarak değerlendirildiğine dikkat çekmiştim. Araştırmayı üniversiteli gençler arasında yapmış ve “yaşlıya saygı” kavramının göreliliğine dikkat çekmiştim. Türkiye Gerontoloji Atlası (GEROATLAS) araştırmasında ailede yaşlıya şiddeti ele almış, 107 yaşlının psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldıklarını belirttiklerini, bunun ülke çapında büyük bir rakama tekamül ettiğine işaret etmiş, ama bazı kimseler buna inanmakta zorluk çekmişlerdi. GEROATLAS araştırmasının ortaya koyduğu en çarpıcı sonuçlardan biri de yaşlıya ailede uygulanan şiddetten genellikle komşuların haber olduğu, ama bunu polise bildirmedikleri idi. Nitekim yukarıda belirtilen videoda da çevredeki kişiler yaş adamın tacize uğradığını görüyor, ama hiçbir girişimde bulunmuyorlar. Ne de olsa “kendi yaşlısı” değil!
Her yıl “yaşlıya saygı haftası” adı kutlanan sözde saygının olmadığını, bu organizasyonun sadece bazı kişilerin nutuk çekmek, medyada boy göstermek amacına yönelik olduğunu belirtmiş, yaşlıya saygının göstergesi olmadığını vurgulamıştım. Buna da değer verilmedi, hatta abarttığım şeklinde yorumlar yapıldı.
Daha önce de bakımevinde yaşlı bir kadına uygulanan şiddetin gizli kamerayla çekildiğini ve televizyonda yayınlandığını biliyoruz. O zamanda bunun üzerinin örtülmemesi, yaşlıya şiddeti tabulaştırmanın topluma da zarar verdiğini söylediğimde, kimsenin oralı olmadığını görmek, beni hiç şaşırtmamıştır. Çünkü GEROATLAS’ın bulguları açık ve net biçimde tabulaştırılan yaşlıya şiddetin varlığını gösteriyordu ve ampirik verilerle belirlediğim bu şiddet olgusunun, yaşlılar çoğaldıkça aratacağından korktuğumu da belirtmiştim.
Bir kere daha yetkilileri uyarıyor, yaşlıya saygının boş lafla kalmamasını, girişimlerle altının çizilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Özellikle yerel yönetimlere bu bağlamda düşen görev ve sorumlulukları anımsatmak isterim. Ancak şunu da biliyorum ki, yerel yönetimlerde gerontolojik bilgiye ilgi hem az hem de bu bilgilere sahip olanlar yoktur. Yaşlılık konusunu klasik saygı anlayışı çerçevesinde çözebileceğine inanan profesyonellerdeki bu amatörce yaklaşım devam ettiği sürece, yaşlıların tacizden, şiddetten, saygısızlıktan kurtarılmaları mümkün değildir. Gerontolog olarak bunun altını çiziyor. Herkesi yaşlılara gerçek saygıya davet ediyorum.