GÜNDEM

Yaz sıcağında görünmeyen tehlike

Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgalarıyla birlikte susuz kalma riski yükselirken, vatandaşların düzenli su tüketmesi ve klimaları bilinçli kullanması gerektiği vurgulandı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rahim Bizhe, yaz sıcaklarında özellikle 70 yaş ve üzerindeki bireylerde susuzluk riskinin arttığını belirterek, susamayı beklemeden düzenli su tüketmenin hayati önem taşıdığını, sıcak havalarda sıvı ihtiyacının arttığını ve klimaların doğru kullanılmaması halinde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgalarıyla birlikte susuz kalma riski de yükseliyor. Özellikle ileri yaştaki bireylerde sıvı kaybının daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rahim Bizhe, yüksek sıcaklıklarda su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Yaş ilerledikçe susama hissinin zayıfladığına dikkat çeken Bizhe, “70 yaş ve üzerindeki bireyler susamayı beklemeden gün içerisine yayarak düzenli su tüketmeli. Susama hissinin oluşmasını beklemek, vücudun susuz kaldığını gösteren geç bir belirtidir” dedi.

‘YAŞ İLERLEDİKÇE VÜCUDUN SU ORANI AZALIYOR’
İleri yaşlarda susuzluk riskinin belirgin şekilde arttığını ifade eden Dr. Rahim Bizhe, vücuttaki su oranının yıllar içinde azaldığını belirterek, “30'lu yaşlarda vücudun toplam su oranı yaklaşık yüzde 60 seviyesindeyken, 70'li yaşlarda bu oran yüzde 50'lere kadar düşüyor. Bunun yanında susama hissi de zayıflıyor ve böbreklerin suyu koruma kapasitesi azalıyor. Bu nedenle yaşlı bireyler susuz kaldıklarını fark etmekte gecikebiliyor” diye konuştu.

Susuzluğun yalnızca ağız kuruluğuyla sınırlı olmadığını belirten Bizhe, “Yetersiz sıvı alımı halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, bilinç bulanıklığı ve düşme riskini artırabiliyor. Özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlılarda bu tablo daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor” ifadelerini kullandı.

‘SICAK HAVALARDA SU İHTİYACI ARTIYOR’
Yaz aylarında terleme nedeniyle vücudun daha fazla sıvı kaybettiğini söyleyen Dr. Bizhe, “Normal şartlarda günlük sıvı ihtiyacı kilogram başına yaklaşık 30 mililitre olarak hesaplanıyor. Ancak hava sıcaklığının yükseldiği günlerde, yoğun egzersiz yapanlarda, açık alanda çalışanlarda ya da ateş, ishal ve kusma gibi sıvı kaybına neden olan durumlarda bu ihtiyaç daha da artıyor” dedi.

Çay, kahve ve alkolün suyun yerini tutmadığını vurgulayan Bizhe, “Bu içecekler idrar söktürücü etki gösterebildiği için sıvı kaybını artırabiliyor. Günlük sıvı ihtiyacının büyük bölümünün suyla karşılanması gerekiyor” diye konuştu.

‘KLİMA ÇARPMASI DİYE BİR HASTALIK YOK’
Yaz aylarında sık kullanılan klimalarla ilgili de uyarılarda bulunan Dr. Rahim Bizhe, halk arasında yaygın olarak kullanılan ‘klima çarpması’ ifadesinin tıbbi bir hastalık olmadığını söyledi. “Klimalar ortamın nemini düşürdüğü için ağız ve burun kuruluğu, boğaz tahrişi ve kas ağrılarına neden olabilir” diyen Bizhe, “Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, klimanın doğrudan kişinin üzerine üflememesi ve oda sıcaklığının çok düşük seviyelere indirilmemesidir. İdeal ortam sıcaklığı 24-26 derece arasında tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘KAPALI ORTAMLAR MUTLAKA HAVALANDIRILMALI’
Klima kullanılan kapalı alanlarda havalandırmanın ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Bizhe, “Enfekte bir kişinin bulunduğu kapalı ortamlarda virüs ve bakteriler havada daha uzun süre dolaşabilir. Bu nedenle ortamın belirli aralıklarla doğal yollarla havalandırılması büyük önem taşıyor” dedi.

Lejyoner hastalığıyla ilgili de bilgi veren Bizhe, “Bu enfeksiyon ev tipi split klimalarda oldukça nadir görülüyor. Daha çok oteller, alışveriş merkezleri ve büyük binalardaki merkezi iklimlendirme sistemleriyle ilişkilendiriliyor. Düzenli bakım yapılan klima sistemlerinde risk önemli ölçüde azalıyor” diye konuştu.

‘SICAK ÇARPMASINI HAFİFE ALMAYIN’
Yüksek sıcaklıklarda güneş altında uzun süre kalınmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Rahim Bizhe, “Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalı. Açık renkli, ince kıyafetler tercih edilmeli ve gün boyunca düzenli su tüketilmeli” dedi.

Aşırı susama, koyu renkli idrar, baş dönmesi, çarpıntı, bilinç bulanıklığı ve bayılma gibi belirtilerin ciddi sıvı kaybına işaret edebileceğini belirten Bizhe, “Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yaz aylarında alınacak basit önlemler, ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebilir” ifadelerini kullandı.