YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca aday için tercih maratonu başladı. Uzman Psikolog Anıl Yıldız, tercih sürecinin yalnızca puan ve sıralamadan ibaret olmadığını belirterek, öğrencilerin ve ailelerin psikolojik açıdan da dikkatli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından yaklaşık 2,5 milyon aday için kritik tercih dönemi başladı. Adaylar, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında tercih işlemlerini gerçekleştirirken, uzmanlar bu sürecin gençler üzerinde önemli bir psikolojik etki oluşturduğuna dikkat çekiyor.
‘TERCİH SÜRECİ BİR KARAR MARATONUDUR’
Uzman Psikolog Anıl Yıldız, sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrenciler arasında farklı duygusal tepkilerin ortaya çıkmasının doğal olduğunu söyledi. Yıldız, “Bazı öğrenciler hedefledikleri sıralamayı elde ettiği için büyük mutluluk yaşarken, bazıları ise beklentilerinin altında kalan sonuçlar nedeniyle hayal kırıklığı hissedebilir. Belirsizlik, kaygı ve gelecek endişesi de bu dönemde sık karşılaşılan duygulardır. Bunların tamamı son derece normal tepkilerdir” dedi.
Tercih döneminin yalnızca üniversite seçimi anlamına gelmediğini belirten Yıldız, “Gençler aslında yaşamlarının önemli dönüm noktalarından biriyle karşı karşıya. Bu nedenle tercih süreci bir puan yarışından çok, geleceğe yönelik bir karar maratonu olarak görülmelidir” ifadelerini kullandı.
AİLELERE KRİTİK UYARI
Ailelerin bu dönemde çocukları üzerindeki baskıyı artırmaması gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Veliler çoğu zaman iyi niyetle hareket etse de kendi beklentilerini çocuklarına yansıtabiliyor. Oysa tercih listesinin merkezinde öğrencinin ilgi alanları, yetenekleri ve yaşam hedefleri yer almalıdır. Aileler yönlendiren değil, destekleyen ve dinleyen bir rol üstlenmelidir” diye konuştu.
Öğrencilerin sık sık başka adaylarla kıyaslandığını belirten Yıldız, bunun özgüven kaybına yol açabileceğini ifade ederek, “Her öğrencinin akademik geçmişi, çalışma koşulları ve hedefleri farklıdır. Bu nedenle kıyaslama yerine bireysel gelişime odaklanılmalıdır” dedi.
‘POPÜLER BÖLÜMLER YERİNE KENDİNİZİ TANIYIN’
Tercih döneminde yapılan en büyük hatalardan birinin yalnızca puan ve popülerlik üzerinden bölüm seçmek olduğunu söyleyen Yıldız, şu değerlendirmede bulundu: “Bir bölümün yüksek puanla öğrenci alması ya da son yıllarda popüler olması, o bölümün herkes için doğru tercih olduğu anlamına gelmez. Öğrenciler gelecekte nasıl bir yaşam sürmek istediklerini, hangi alanlarda başarılı ve mutlu olabileceklerini düşünerek tercih yapmalıdır.”
‘BİR SINAV HAYATIN TAMAMINI BELİRLEMEZ’
Tercih listesi oluşturulurken rehber öğretmenlerden ve uzmanlardan destek alınmasının önemine dikkat çeken Yıldız, öğrencilerin üniversitelerin akademik kadrolarını, şehir imkanlarını, staj olanaklarını ve mezuniyet sonrası iş fırsatlarını da araştırması gerektiğini belirtti. YKS sonucunun gençlerin hayatındaki tek başarı ölçütü olmadığını vurgulayan Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Bugün alınan sonuçlar önemli olsa da bir sınav ya da tercih listesi bir insanın tüm geleceğini belirlemez. Kariyer yolculuğu uzun bir süreçtir. Önemli olan kişinin kendini tanıması, güçlü yönlerini keşfetmesi ve yaşam boyu öğrenmeye açık olmasıdır” dedi.