‘Yol olur’

Çeşitli rivayetler olmakla birlikte çok eskileri bilmem. Ancak ilk defa Türkiye'nin gündemine 2011 yılında girdi 'şike' kavramı.

3 Temmuz sabahı uykulu gözlerle televizyonlarımızı açtığımızda karşımızda Aziz Yıldırım'ı, Bülent Uygun'u, İbrahim Akın'ı gördük yanlarında birer ikişer polisle birlikte.

Sonradan öğrendik ki, kimisi takımı kazansın diye rakip oyunculara para vermiş, kimisi sakat olmadığı halde sakatım deyip önemli maçlarda takımını yalnız bırakmış kimisi ise sırf rakip kazansın diye oyuncularına yanlış taktik verip maçı satmış!

Birkaçı, birkaç ay cezaevinde yattı. Ama ne takımlar ne de şahıslar ceza aldı.

Gel zaman git zaman dosya kapandı gitti.

Geçen Eylül ayında, ortalık yine bir anda toz duman oldu. '1. Lig'de şike depremi' diye gazeteler, internet siteleri, televizyonlar yeri göğü inletti. Gazişehir Gaziantep Kulübü, Gazişehir Gaziantep idarecisi Nizamettin Keremoğlu, Gaziantepsporlu Elyasa Süme, Manisasporlu futbolcu İsmail Haktan Odabaşı ve Karagümrüklü futbolcu Gökhan Sazdağı, Manisaspor - Şanlıurfaspor maçında 'müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüs etmesi' nedeniyle PFDK'ya sevk edildiler.

Sonuç mu?

PFDK, Manisaspor-Şanlıurfaspor maçında 'müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüs' nedeniyle disipline sevk edilen isimlere ceza vermedi. O dosyada kapandı gitti.

Derken, yeni bir dedikodu atıldı ortalığa önceki gün. Dedikodu dediğime bakmayın siz. WhatsApp konuşmaları var kanıt olarak.

Spor Toto Bölgesel Amatör Lig (BAL) 2'inci Grup'ta liderlik mücadelesi veren Adıyaman 1954 Spor kalecisi Lokman Atakal ile 62 Pertek Spor'un masörü Muammer Gönül'ün WhatsApp yazışmaları gündeme bomba gibi düştü.

62 Pertek Spor'un masörü Muammer Gönül'ün, Kaleci Lokman Atakal ile yaptığı yazışmada, 'Bizi şampiyon yap', 'Onlara bir maç kaybettir', 'Talebin neyse söyle', 'Tedavi masrafları dahil seni tatmin edecek bir şey olur', 'Kapı açık, her şey sana bağlı' ifadeleri yer alıyor.

Kaleci Lokman Atakal'ın kulüp başkanına durumu bildirmesi ve yazışmaları okutması sonucu ortaya çıktı durum. Kaleci Atakal, art niyetli bir insan olsa çok rahatlıkla cebini doldurup takımını satabilirdi.

Nihayetinde kamuoyunun duymadığı ancak el altından halledilen çok sayıda böyle olayın olduğunu düşünüyorum. Eminim ki, bu düşünceye sahip tek insan ben değilim.

Ülke futboluna ayna tutuyor bu yazışmalar.

Bu ülkede tuttuğu takım için büyük fedakarlıklar yapan, cebindeki son parayı maç biletine ayıran, takımına ailesinden daha fazla değer veren sayısız insan var.

İnsanlar futbola bu kadar tutkuyla bağlıyken yaşanan bu gelişmeler ve bu gelişmelere sessiz kalan yöneticiler, her geçen gün futbolumuza daha fazla zarar veriyor.

Bir dizide, önlem almazsak 'yol olur' diye bir tabir geçiyordu.

Evet, bu işlere bir önlem alınmazsa, ligin kalitesi düşer diye takımlar alt lige düşürülmezse ve yaptırımlar uygulanmazsa, bu işler 'yol olur', alış başını gider.

Yarın, öbür gün önlem almaya çalışsanız da nafile. Atı alan, Üsküdar'ı geçmiştir çoktan.

Bakalım futbolumuzun yöneticileri bu sefer nasıl bir tutum sergileyecekler.

Futbolumuz için hayırlısı olsun.