​Yüce Meclise Sayın Baykal Yakışır


CHP açısından seçim sonucunu başarı hanesine yazmak isterdim; ama duygular ve akıl birbiri ile bir türlü örtüşmüyor. Ne yazık ki Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yeni bir yenilginin de aktörü olmuştur. Öyle görünüyor ki, son yerel seçimde kendi memleketinden beklediği oy oranını alamayınca, kendisini garanti altına almak için İzmir’den adaylığını koydu.
İzmir’de beni de aday yapsaydınız seçilirdim. Ama CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na İzmir’den aday olması yakışmadı. Çünkü adeta koltuğunu garantiye almaya çalıştığı izlenimini yarattı. Bu durum, Başbakanlık koltuğunu MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye teklif etmesiyle hiç örtüşmedi.
Hem İzmir’den aday olmasının, hem de Sayın Bahçeli’ye Başbakanlık teklifinin, talihsiz bir strateji olduğunu düşünüyor ve Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığından derhal geri çekilmesi gerektiğine inanıyorum. Ve bir vatandaş ve aileden gelen bir sosyal demokrat düşüncenin ruhuna inanmış bir vatandaş İsmail Tufan olarak, sayın Kılıçdaroğlu’nun milletin gözünde aradığı değeri bulamayan veya milletinin ona bu değeri layık görmediği bir lider olarak CHP’de o makamı işgal etmemelidir. Yerel seçimlerden sonra verdiği sözü yerine getirmesi gerekir! Şon bir şans istemiş, genel seçimde %1 oy kaybetse bile istifasını vereceğini söylemişti. Keşke noter tasdikli bir söz vermiş olsaydı!
Deniz Baykal, uğradığı haksızlıklar karşısında küsmedi, yılmadı, çizgisinden ayrılmadı ve ülkesine ve partisine vefa borcunu ödemeye hazır olduğunu gösterdi. Tecrübeli bir siyasetçi olduğu kesin. Buna milletimizin her siyasal düşüncenin temsilcileri olan vatandaşımız söylüyor. Bunu ifade etmeye gerek yok, ama CHP’ye baktığımda, bunun vurgulanmasının gerekli olduğu anlaşılıyor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, politik başarının sadece dürüstlük, kanıt ve noter kavramlarıyla elde edilemeyeceğini acı da olsa öğrendi. Ama bu yeterli değildir. Seçmen Kılıçdaroğlu’na kanmadı. Sebeplerini kendisi de herhalde düşünüyor olmalıdır. Fakat ne CHP’nin ne de Türkiye’nin Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyaseti öğreninceye kadar bekleyecek zamanı vardır.
Siyaseti bilen, deneyimli, demokrat ve birleştirici bir siyasi liderin sahneye çıkması için vaktin geldiğine inanıyorum. Sayın Deniz Baykal, bu özellikleri bünyesinde birleştiren eski Genel Başkan olarak siyasi arenaya geri döndü ve bu kararı ülkemize faydalı olacaktır
Deniz Baykal, üstleneceği yeni görevinde sarsılan cumhuriyetimizin yeniden sağlam temele oturtulması sürecinde rol üstlenebilir ve tecrübesi, hukuk devletine bağlılığı, kuvvetler ayrımının gerekliliğine inanmış bir vatansever olarak, sona erdiğine inanılan demokrasiye açılan yeni bir kapının mimarı olabilir.
CHP’liler eski Genel Başkanları Deniz Baykal’ın etrafında toparlanacaklardır. Buna inanmayan siyaseti henüz yeni öğrenenlerdir. Benim inandığım gelecekte, Sayın Baykal’ın liderliğinde milletimiz, ülkemizde devam eden demokratikleşme sürecinin önündeki engelleri ortadan kaldırmaya başlamalıdır. Din, mezhep, etnik köken ve cinsiyet kavramlarına dayanan değerlerimizin zedelenmesine izin vermeyen, ekonomik kalkınmayı yeterli bulmayan, aksine paylaşımda adaleti ön planda tutan bir Türkiye’ye kavuşacaktır. Bu zor bir mesele değildir. Hayal olduğunu düşünmek ise zihnin terbiyesini gerektirir. Sayın Deniz Baykal’ın bu gün ve gelecekte yapabileceklerinin önündeki engeller kalkacaktır. Ayrıca bu engellerin, önemli bir kısmının sözde CHP’lilerden oluşturulduğunu hepimiz görüyor ve biliyoruz. Yüce Türk Milleti; gönlünde Sayın Baykal’a yakışan o sarsılmaz güveni ve değeri hiç ama hiç kaybetmediğini buğulu gözleriyle tekrar ispat etmiştir. Millet hazırdır onu tekrar ruhuna basmaya. Sayın Baykal devlet adamlığı tecrübesi, siyasi duruşu ve bütünleştirici kimliği ile göreve hazır bekliyor, o zaman ona görevi vermek kalıyor.